Pornografik içerik 300 milyon ton karbon salımına neden oluyor

131691-616149639.jpg

Independent Türkçe’nin haberine göre, internet üzerinden yayımlanan pornografi Belçika’yla aynı oranda karbondioksit üretiyor.

Araştırmacılar tüm online videoların her yıl 300 milyon ton karbon salımına neden olduğunu ve bunun üçte birinin pornografik içerikli videolardan kaynaklandığını tespit etti.

Bilgisayar modelleme uzmanı mühendis Maxime Efoui-Hess’in öncülüğünde yapılan araştırmada dijital teknolojilerin enerji tüketiminin bir yılda yüzde 9 arttığı keşfedildi. Dünyanın toplam veri akışının yüzde 60’ı online videolardan geliyor.

Dijital sektörlerin küresel emisyonlarını azaltmak için acilen daha yoğun bir şekilde incelenmesi gerektiğini belirten araştırmacılar şu ifadeleri kullandı:

Dijital teknolojilerin kullanımına bağlı doğrudan ve dolaylı çevresel etkiler (sekme etkileri) hem sürdürülemez hem de giderek artıyor.

Dijital teknolojiler toplam sera gazı salımının yüzde 4’ünü yayıyor. Bu oran  sivil havacılığın neden olduğu emisyon oranından büyük. Üstelik daha kaliteli videolar elde etmek için yapılan hamleler bu oranı daha da artırıyor. Söz konusu emisyonun 2025’e kadar iki katına çıkacağı düşünülüyor.

New Scientist’e konuşan Bristol Üniversitesi’nden Chris Priest konuyla ilgili şu açıklamalarda bulundu:

Bu veriler dijital hizmet tasarımcılarının sağladığı hizmetlerin genel etkileri hakkında dikkatlice düşünmeleri gerektiğini gösteriyor. Cihazlarımızda bir üst modele daha az sıklıkta geçmek, daha az cihaz bulundurmak ve her yerde yüksek kaliteli mobil internet bağlantısı talep etmemek muhtemelen yapabileceğimiz en önemli eylemler.

Raporun yazarları, Cisco ve Sandvine şirketleri tarafından 2018’de yayımlanan diğer raporlara bakarak küresel video trafiği üzerine çalıştı. Daha sonra bu trafiği sürdürmek için ne kadar elektrik gerektiğini hesapladı.

Videoların otomatik oynaması konusunda önem alınması gerektiğini söyleyen araştırmacılar gerekli olmadığı sürece videoların en yüksek kalitede iletilmemesini önerdi. Buna göre, “8K” gibi yüksek çözünürlüklü teknolojilerin kullanılması, düşük kalitenin yettiği durumda gereksiz olabilir.

Raporda konuyla ilgili şu ifadelere yer verildi:

İklim değişikliği ve diğer gezegensel sınırlar açısından konu, Netflix’e, e-postaya veya pornografiye ‘karşı olmak’ ya da onları ‘savunmak’ değil. Buradaki amaç, değerli görülen bir kullanımın, daha az gerekli görülen başla kullanımın aşırı tüketiminden zarar görmesini engellemek.

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum