Sözcü Kalın: S-400 yakın tarihte gelecek, aktif şekilde kullanılacak

1013682662.jpg

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın Kabine Toplantısına ilişkin açıklama yaptı. Türkiye’nin Rusya’dan alacağı S-400 hava savunma sisteminin teslimatıyla ilgili soruya, “S-400 yakın tarihte gelecek, aktif şekilde kullanılacak” dedi.

Kalın, Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle ilgili tartışmalarla ilgili de, “Yeni ihtiyaçlar, yeni sınamalar ortaya çıktıkça sistemin güncellenmesi, yeni adımların atılması normaldir” ifadelerini kullandı.

Yeni parti kuracağı iddia edilen eski Ekonomi Bakanı Ali Babacan’ın, Erdoğan ile görüşme yaptığını doğrulayan Kalın, “Sayın Cumhurbaşkanı, Ali Babacan ile görüşmüştür ama içeriği ile ilgili bilgi veremem” dedi.

Kalın’ın açıklamaları şöyle:

Bugünkü kabine toplantısında yatırım ortamının iyileştirilmesiyle ilgili detaylı sunum yapıldı. Türkiye’de mevcut olan yerli ve yabancı yatırımcıların hem de bundan sonra uluslararası sermayenin Türkiye’ye çekilmesiyle ilgili yapılan detaylı çalışmalar kabineye sunuldu. Kültür Turizm, İçişleri, Adalet Bakanlığımızın da gündeme ilişkin sunumları oldu.

Sayın Cumhurbaşkanımızın geçen hafta gerçekleştirdiği G-20 zirvesinde sunumları oldu. İlkim değişikliği, çevre, ticrate, finans, göç, mülteciler ve terörle mücadeleyle ilgili yoğun temasları oldu. Bu zirvenin marjında kendisinin bir dizi ikili görüşmeleri oldu. O görüşmelerin önemli neticilerinden bir tanesi olarak Ağustos ayı içerisinde sayın Cumhurbaşkanımızın ev sahipliğinde Rusya Federasyonu ve İran’ın katılacağı üçlü zirve gerçekleştirilecek.

S-400 teslimatı

S-400’ler çok yakın bir tarihte getirilecek. Günler içerisinde bu sistem Türkiye’ye gelecek ve aktif bir şekilde kullanılacak. Bazı senaryolar ortaya atılıyor. “Getirilecek ama kullanılmayacak, kutusunda duracak” gibi şeyler ortaya atılıyor. Bunlar doğru değildir.

Nereye konuşlandırılacağı konusuyla ilgili çalışmalar sürdürülüyor. Nihayete erdiği zaman bunu da kamuoyuyla paylaşırız. NATO sistemi içerisinde yer alan güvenlik sistemimize bir tehdit ya da tehlike oluşturacak bir savunma sistemi değildir.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi

Türkiye hızlı büyüyen dinamik bir toplum. Nüfusumuz büyüyor, gençleşiyor hamdolsun. Başkanlık sistemi bu ihtiyaçtan doğdu. Burada durmamız mümkün değil. Yeni ihtiyaçlar, sınamalar ortaya çıkınca sistemin güncellenmesi gayet normaldir. Bunun değişik unsurları var. Kabine bunun bir ayağıdır, yani bakanlıklar. Başkanlıklar olarak ifade ettiğimiz kurumlar başka ayağıdır, MİT, Savunma Sanayi Başkanlığı, Diyanet İşleri gibi. Ofisler önemli ayaklarından birisini teşkil etmektedir. Bu kurumlar diğer kurumlarla eş güdüm halinde hareket etmektedir.Bütün bunlar Cumhurbaşkanlığı makamına arz edilmekte, sayın Cumhurbaşkanımızın talimat ve onaylarıyla iş yapmaktadır. Her bir kurumun değerlendirilmesi yapılmaktadır. Millete doğrudan hizmet daha etkin bir şekilde götürülebiliyor mu? Götürülen hizmetin maliyeti düşürülebiliyor mu? Mesela e-devlet uygulamasında çok önemli kazanımlar sağlandı.

Bütün kurumlarımız düzenli bir şekilde toplanıyor. Toplantılarında ilgili kurumlardan bilgi, belge, brifing almak suretiyle büyük fotoğrafın içinde yeni politikalar nasıl oluşturulur bunu yapıyor. Ayrıca Cumhurbaşkanımızın başkanlığında da toplantılar yapılıyor. Politika kurullarına verilen görevler politikaların değerlendirilmesinde makro perspektiften bakılıp, teklifler geliştiriliyor. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin hedefleri açısından bakıldığından büyük bir gayret, çaba ve başarının olduğunu görüyoruz. İhtiyaçlara göre belli değerlendirmeler, revizyonlar, güncellemeler yapılması normaldir. Cumhurbaşkanımız da bizzat icranın başı olarak ve baş komutan sıfatıyla bütün süreçleri takip etmektedir. Bu sistemin nihai amacı millete hizmeti en etkin, kolay ve kaliteli bir şekilde ulaştırmaktadır.

Erdoğan-Ali Babacan görüşmesi

Sayın Cumhurbaşkanımızın Sayın Ali Babacan ile bir görüşmesi olmuştur. İçeriğiyle ilgili uygun görürse Sayın Cumhurbaşkanımız, uygun bir zamanda ne oldu ise o şekliyle paylaşırlar. Kabine değişikliği konusunda geçen hafta sayın Cumhurbaşkanımız gayet güzel, net bir cevap verdi. Bu kendi tasarrufunda ve uhdesinde olan konudur. Cumhurbaşkanımız toplumun nabzını en iyi tutan bir siyasi olarak bunun ne zaman ne şekilde yapılacağını kendisi değerlendirilir. Cumhurbaşkanımız siyasi hayatında istişarelere önem veren bir liderdir ama bunun kendi tabiriyle sipariş üzerine, kampanyalarla ve birtakım baskılarla olmayacağı aşikar olsa gerektir. Ama bugün itibarıyla böyle bir şey gündemimizde yok. Ama kendisi farklı mülahazalar neticesinde birtakım tasarruflarda bulunabilir. Bakanlar sayın Cumhurbaşkanımızın yakın mesai arkadaşlarıdır. Devletin ve millete hizmet için farklı görevleri üstlenmiş kurumlarımızdır. Bu liste yayınlandı, şu liste yayınlandı gibi şeylere itibar edilmemesi isabetli olur.

Libya ile gerilim

Libya’da yaşanan hadiselerden büyük endişe duyuyoruz. Hafter ve ona yakın kuvvetlerin dün bir mülteci kampını bombalaması ve 50’nin üzerinde insanın hayatını kaybetmesi büyük bir faciadır ve kınıyoruz. Bu bir savaş suçudur. Dışişleri Bakanlığımız ve ilgili kurumlarımız gerekli girişimleri yapmaktadırlar. Genel olarak Libya’daki tabloya baktığımızda uluslararası toplumun ve BM’nin tanıdığı Sarraç’la Hafter arasında anlaşma vardı. Çatışmalarda 500’e yakın insan hayatını kaybetti. İlgili bütün birimlerle sayın Cumhurbaşkanımız Amerika, Rusya, İtalya, Fransa gibi ülkelerle yoğun diplomasi yürüterek çatışmaların derhal sonlanması gerektiği konusunda bir kamuoyu oluşturdu. Hafter’in saldıraları Trablus ve civarında püskürtülmüş durumda ama yeterli değil. Sayın Sarraç yakın bir zamanda yeni bir ulusal uzlaşı süreci başlatacağını ilan etti. Biz Türkiye olarak bunu destek verdiğimizi ifade ettik. Hafter ve taraftarlarının yürüttüğü yasa dışı operasyonlar bir sorun olmaya devam ediyor. Hafter ve adamlarının Türk firmalarına yönelik tehditleri bizim kararlılığımızı perçinledi. O gün yaptığımız açıklamada Türk vatandaşlarına, Türk unsurlarına bu gemiler, havayolu, uçaklar, Türk firmalar olur, bunlara yönelik herhangi bir saldırı sözkonusu olduğunda Hafter hedeflerinin meşru bir hedef haline geldiğini belirttik. Şu anda sakinlik bir durum olduğunu vatandaşlarımız açısından ifade edebiliriz. Genel gerilim devam ediyor,bunun derhal sonlandırılması gerekiyor.

Geçmişte bizim Libya devletiyle güvenlik ve savunma anlaşmamız var. Bunun güncellenmesi önem arzediyor.Bu süreci yakından takip etmeye devam edeceğiz. Önümüzdeki günlerde İtalya’nın başkanlığında bir dizi toplantı yapılacak. Hafter taraftarlarının saldırgan tutumundan derhal vazgeçmesi önem arzediyor. Bunun da altını çizmek isterim.

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum