Newsweek: ABD’nin 60 bin kişilik gizli ordusu tüm dünyaya sızdı

0x0-abd-basinindan-bomba-iddia-pentagonun-gizli-ordusu-desifre-oldu-ciain-10-kati-buyuklugunde-1621402718170.jpeg

Newsweek’te yayınlanan bir özel araştırma raporuna göre, ABD’nin Pentagon’u, dünyanın dört bir yanında 60 bin kişilik gizli bir orduyu yönetiyor. Bu casuslardan bazıları sahte kimliklerle büyük şirketlere yerleştirilmiş durumda ve ABD Kongre’sinin bilgisi veya izni olmadan operasyonlar gerçekleştiriyor.

Derginin iki yıl süren bir araştırma sonrasında hazırladığı haberde çok çarpıcı iddialara yer veriliyor. Söz konusu 60 bin kişilik gizli ordunun CIA’in ajan sayısının 10 katı büyüklüğünde olduğu ve yıllık 900 milyon dolarlık bütçeye sahip olduğu belirtiliyor. “İmza azaltma” adlı bir programın parçası olan bu gizli ordu, “dünyanın gördüğü en büyük gizli güç” olarak tanımlanıyor. Newsweek tarafından iki yıl boyunca yürütülen haberin hazırlanması sürecinde 600’den fazla özgeçmiş incelenmiş, 1000’den fazla iş ilanı, onlarca Bilgi Edinme Özgürlüğü Yasası talebi ve çok sayıda kişiyle yapılan görüşmelerin ardından hazırlanmış. Dergi, ortaya çıkarılan bu yapının ABD yasalarına, Cenevre Sözleşmelerine, askeri davranış kurallarına ve hesap verebilirliğe meydan okuduğunu vurguluyor.

Pentagon tarafından son 10 yıldır geliştirilen “imza azaltma” programında çalışan ajanlar, birkaç ayrı departmanda görev yapıyor ve hem üniformalı hem de sivil kişilerden oluşuyor. Pentagon’un bu programında yer alan yaklaşık 130 özel şirketin her yıl en az 900 milyon dolar harcadığı kaydedildi. Bu şirketlerin, sahte isimler altında çalışan kişiler için sahte belgeler oluşturduğu, faturalarını ve vergilerini karşıladığı, Ortadoğu ve Afrika’nın en ücra köşelerinde bile dinleme ve gözetim için özel cihaz ve ekipman ürettiği belirtiliyor.

Gizli ordu ‘riskli’ bölgelerde operasyon yapıyor

Haberde gizli orduya mensup casusların, dünyanın pek çok ülkesinde olduğunu ancak büyük olasılıkla bu ülkeler arasında Kuzey Kore, Rusya ve İran olabileceği vurgulanıyor. Bu ekiplerin temel görevinin savaş bölgelerinde ve hasım ülkelerde ‘terörist takibi’ olduğu kaydedildi.

Ekibin diğer bölümünü ise karşı istihbarat ajanları ve dilbilimcilerden oluşan askeri istihbarat uzmanları oluşturuyor. Bunlar da sade bir vatandaş görünümünde toplumun içinde yaşıyor. Bu gizli ordunun küçük ama büyüyen bir siber istihbarat kanadı var. Kamuya açık alandaki bilgileri kullanarak yüksek değerli hedefleri avlıyorlar. Ayrıca, yabancı güvenlik sistemlerinin parmak izi ve yüz tanıma bileşenlerini yanıltmak için kullanılan araçlar ve yöntemlerle ilgili sırları içeren bir “Özel Erişim Programları (SAP)” bölümü de bulunuyor. Bu bölümün amacı, gizli ordu mensupları için silikon yüz maskeleri, silikon parmak izleri ve sahte kimlikler ile pasaportlar üretmek. Bu ekipmanları kullanan kişiler, gerçek isimlerini ve diğer biyometrik özelliklerini gizleyerek istedikleri ülkelere rahatça girebiliyor.

Rusya ve Çin ile rekabette de kullanılıyorlar

Bir diğer ekip ise klavye başında görev yapıyor ve sayıları giderek artıyor. Bu bölüm, online dünyada sahte hesaplar kullanarak yanlış bilgiler yayıp sosyal medya üzerinden manipülasyon yaratmak için kampanyalar yürütüyor. Yüzlerce kişi Ulusal Güvenlik Ajansı (NSA) içinde çalışıyor. Son beş yıl içinde her askeri istihbarat ve özel harekât birimi, hem istihbarat toplayan hem de faaliyetlerinin operasyonel güvenliğini sağlayan bir tür web operasyon hücresi geliştirdi.

Bu koruyucu çaba, program için çalışan kişilerin gizliliğini korumak için yapılıyor ve yanlış bilgiler üretmeye kadar her şeyi gerekli kılıyor. Gizli kimlik kullanımı yalnızca terör örgütleriyle mücadelede değil, bu alanda rekabetin bir parçası olan Rusya ve Çin’e karşı da kullanılıyor. Siber savaşlar ise bunun en büyük örneği. Araştırmaya imza atan gazeteciler, Washington’un bu gizli orduya sadece terörle mücadele değil, Rusya ve Çin ile hibrit savaşlarda rekabet fırsatlarını artırmak için ihtiyaç duyduğu görüşünde.

Yorumlar

yorum