Emine Erdoğan’a en yakın isimlerden biri olan Eraslan’dan seçim yorumu

1561878445495-1559108998145-4232323-1.jpg

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan‘ı eşi Emine Erdoğan‘a en yakın isimlerden biri olan Star yazarı Sibel Eraslan, CHP’li Ekrem İmamoğlu‘nun rakibi AKP’li Binali Yıldırım‘a karşı 810 bin oy farkla kazandığı 23 Haziran İstanbul seçimini değerlendirdi. Eraslan, “23 Haziran seçimlerinden sonra alınan neticeler hakkında en kesin söyleyeceğimiz ifade; ‘sarsıcı’olacaktır sanırım” dedi. “Siyasette kazanmak da kaybetmek de vardır” diyen Eraslan, “Ama kimse bu sonuca, yokmuş gibi davranamaz veya etrafından dolanarak görmezden gelemez” ifadesini kullandı.

Eraslan “Ne yapmalı?” başlığıyla yayımlanan yazısının devamında şunları kaydetti:

1- Lakin; siyaset tam da bunun için vardır; krizin en kesif olduğu zamanlarda,soğukkanlılıkla çözüm arar, çok taraflıdır, pragmatiktir, realisttir, hızlı hareket kabiliyetiyle çözüme odaklanır. Kuşkusuz sonuçları çözümleyebilmek için gerçekçi olmak ve kendini gözden geçirmek gerekiyor.

2- Mevcut Başkanlık Sisteminin, içe kapalı ideolojik çeperlere çok yatkın olmadığı ortaya çıkmıştır. 90’ların opak ve çerçevesi keskin, karara ermiş ideolojik sert yüzeylerinin yeni sistemde pek şansı yoktur. İttifakların çoğaltıldığı yerde başarının elde edildiği- edileceği ise açıktır. Hatta “Ne olursa olsun ittifakı”, fikri ve prensip esaslarının kurduğu ittifakın önüne geçmiştir. Sadece Erdoğan karşıtlığı üzerinden kurulan asla birleşmeyecek güçler, herhangi fikri bir imtizaç beklemeden bir araya gelebilmişlerdir. Bu durum Başkanlık rejimiyle alakalı olduğu kadar, küresel manada postmodern altüst oluşlarla, daha da derinlerde sınırsızlık ve kritersizlik gibi çağa has reflekslerle örülü muğlak bir haritada yol alıyor. Üzerine düşünülecek, yazılacak, tartışılacaktır kuşkusuz.

3- AK Parti ve MHP gibi nispeten yerli ve milli oluş fikriyatında kurulan ittifak, toplumsal tercihi kendisine yöneltmekte yeterli olamamıştır. Bunu genişletmek elzemdir. Yeni ittifaklarla, yeni rıza ve güven yapılanmalarıyla bu yapının siyaseten genişlemesi zaruridir. Hemen ilk akla gelenler, ideolojik mesafe katetmemiş ama ulaşılmamış da olan, demokrat zihniyetteki, Kürtler ve Milliyetçi kesimlerdir.

Eraslan’ın yazısının devamı için tıklayın

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum