Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın’dan Kanal İstanbul açıklaması

1032534671.jpg

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Beştepe’deki Kabine Toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu. Kalın, Kanal İstanbul Projesi ile ilgili yaptığı açıklamada ” Bu bir devlet projesidir, belediye değil.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın’ın açıklamalarından satır başları:

İdlib’deki durum kritik bir şekilde devam ediyor. Burada geçen yıl 4 ülke ile varılan bir mutabakat vardı. Rusya tarafı da bu anlaşmaya onay vermişti. En son geçtiğimiz Ağustos ayında bir ateşkes daha yapıldı. Bizim o bölgede 12 tane gözlem noktamız var. Askerlerimiz oradaki sivillerin güvenliği sağlamak için önlemler alıyorlar.

Dün bir heyetimiz Moskova’daydı. 24 saat içinde rejimin saldırılarının durdurulması konusunda bir çabalarının olacağını bildirdiler. Bunun yeni bir ateşkes ile hayata geçirilmesini bekliyoruz.

İdlib’deki sorun sadece Türkiye’nin sorunu değildir, aynı zamanda uluslararası toplumun da sorunudur. Burada özellikle Rus tarafının daha büyük sorumluluk sahibi olduğunu hatırlatmakta fayda görüyoruz. Resulayn ve Tel Abyad bölgesinde sakin ve istikrarlı bir ortam olduğunu söyleyebiliriz.

ABD ve Rusya’nın PYD/PKK ile çeşitli ilişkiler içine girdiklerini gözlemliyoruz. Bu tür faaliyetler devam ederse ve bizim sınırlarımıza dönük bir hareket olursa Türkiye olarak bunun karşısında olacağımızı belirtmek istiyoruz. Suriye’de yaklaşık 9 yıldır devam eden bu savaş sona erecekse herkesin terörle mücadele konusunda net bir tavrı olması lazım. Rejime destek veren ülkelerin tavırları bundan sonraki süreci belirlemede önemli olacaktır.

Libya’daki iç savaş hepimizi derinden üzmektedir. Bazı ülkeler Hafter tarafına siyasi ve parasal destekler vermeye devam ediyor. Bir Libya mutabakatı içerisinde çözüm üretilmesi için bir süreç yürütülüyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın da bu zirveye liderler seviyesinde katılacak. Hafter’in bu saldırılarını derhal durdurması gerekiyor. Aksi takdirde Libya’da çok daha kanlı bir savaş meydana gelebilir. Bu zor günlerde Libya halkını tek başına bırakamayız. Libya hükümeti ile 2 anlaşma imzaladık. Bu iki anlaşmadan da büyük rahatsızlık duyan çevreler var. Biz bunu anlamakta zorlanıyoruz. Libya başka ülkelerde ikili anlaşmalar yaptığında tepki göstermeyenlerin Türkiye yapınca tepki göstermesini anlayamıyoruz.

Doğu Akdeniz’de başka ülkeler bir araya gelip Türkiye’yi dışarıda bırakıp kendi aralarında anlaşma yaptıklarında kimse bunlara tepki göstermiyor. Doğu Akdeniz’de Türkiye’yi hesaba katmayan hiçbir planın hayata geçmesi mümkün değildir. Türkiye’nin güvenliği Misak-ı Milli sınırlarının ötesinde başlar. Suriye’de, Libya’da, Irak’ta, Balkanlar’da olup bitenler bizi ilgilendirir. Sahada ve masada güçlü olmak Türkiye açısından bir tercih değil bir zorunluluktur.

(Değerli konut vergisi) Bir yıllık erteleme söz konusu olabilir.

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum