Başkan İmamoğlu: “Önümüzdeki yazdan itibaren sanatın her alanını yayacağız”

1573025759119-imam.jpg
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, “İstanbul’un geleceğini tasarlamak” başlıklı Brand Week açılış konuşmasını yapıyor.
İmamoğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
“Temel atmama törenine davet ediyorum. Şaka değil, yarın bir temel atmama törenim var. Çünkü göreve geldiğimizde bize dayatılmış, ihaleye çıkılmış Silahtarağa’da Haliç’in o güzel doğasını bütünleyen 70 bin metrekareye yakını orman olan bir arazide bir arıtma tesisi. Arazi değeriyle beraber 1,5 milyonu aşan bir proje. Durdurduk. Araştırma yapıyoruz. Böyle bir yatırıma, arıtma tesisine gerek yok. Temel” idam edilecekken sormuşlar son dileğin ne diye, ‘Ha bu bana ders olsun’ demiş. Biz tasarruf kelimesini önemsiyoruz.”
“Sütün girmediği bir ev olmasın istiyorum. Halk sütü ihtiyacı olan ailelere ücretsiz ulaştırıyoruz. Bu süreci kooperatiflerle birlikte yürütüyoruz. Sosyal sorumluluk içeren her proje için her kurumla iş birliğine açığız.”
“Sanatçıların İstanbul sokaklarında renk kattığı bir döneme giriyoruz. İstanbul kültür sanat etkinlikleri 7-8 ilçeye sıkışmış bir kent değil artık. Biz bu şehirde morali yüksek tutacağız. Bu şehrin festivalleri olsun, keyifli anları olsun istiyoruz. 29 Ekim’i doya doya yaşamak, bu ülkenin en büyük milli bayramını coşa coşa yaşamak asla bir özenti değildir. Bayramı yaşamak atasına, geçmişine sahip çıkmasıdır. Önümüzdeki yazdan itibaren sanatın her alanını yayacağız.”
“Sürdürülebilir enerji yatırımlarımızı artırmamız lazım. Bu şehrin çocukları çevre ile ilgili yeni ve etkin politikalarının geliştirilmesini istiyorlar.”
“Belediyemizde liyakat önemli. Belediyemizde liyakat esasına dayalı bir dönem başlattık. Hiçbirisi benim yeğen,im, damadım, gelinim değil. Hiçbiri değil. İstanbul’da sürdürülebilir kalkınma için oluşturduğumuz ekip muazzam bir hazırlık yapıyor. Güzel köprüler oluşturuyoruz. İstanbul Yatırım Ajansı’nı kuruyoruz. En önemli şeylerden biri veri tabanı oluşturmak, bunun için İstanbul İstatistik Kurumu’nu oluşturuyoruz. İstanbul’da bir yazılım merkezi olması için çalışıyoruz. Bu amaçla buraya destek olması için Küresel Kent Akademisi’ni kuruyoruz. Kent enstitülerini yine yardımcı kurumlar olarak İSMEK’in bir üstü olarak düşündüğümüz yerler oluşturmak istiyoruz. Kentin merkezinin en büyük monoblok yapılarından biri Esenler Otogarı idi. Düzelttik. Gelecekte burayı bir inovasyon merkezine döndürmek niyetindeyiz.”
“Vicdana ve adalete dayalı bir anlayışla bu kenti ayağa kaldıracağız. Hep birlikte yürünebilen, nefes alınabilen, spor yapılabilen, engelli dostu, modern bir İstanbul var edeceğiz. Pek çok alanda global başarılar elde edebiliriz, hep birlikte. Çok dinamik bir gençliğimiz var. Hayalimdeki İstanbul, enerjisi yüksek gençliği olan bir İstanbul.”
Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum