AKP’li Turan’dan ABD’ye tepki: “Türkiye tehditlerle dizayn edilemez”

1034324536.jpg

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, Milliyet yazarı Abdullah Karakuş’un sorularını yanıtladı.

F-35 ve S-400 gibi konularla ilgili olarak da ABD’yi sert dille eleştiren Turan, uluslararası mahkemelere dava açmanın masada olduğunu ve Türkiye’nin tehditlerle dizayn edilemeyeceğini vurguladı.

Karakuş’un Turan’a yönelttiği sorular ve aldığı yanıtlar şöyle:

‘GÜVENLİK ZAFİYETİ OLMAYACAK’

– Askerlikle ilgili yeni kanun teklifiyle ne amaçlanıyor?

Bizim asıl meselemiz öngörülebilir ve sürdürülebilir bir sistem olması. Şartlar değişti. Toplumun talepleri vardı. Eğitime ulaşma imkânı arttı. Teknik, teçhizat değişti. Bunları dikkate almamız gerekiyordu. Günümüz şartlarında yeni bir askerlik sistemi ihtiyacı ortaya çıktı. TSK’nın personel ihtiyacına cevap verecek; ülkemizin eğitimli insan gücü kaynağının etkin ve verimli bir şekilde kullanılmasını sağlayacak bir sistem amaçlıyoruz. Bu askerlik sistemimiz açısından önemli bir reformdur. Her ay celp dönemi olmasın istiyoruz. Bütün modelleri inceledik. Mevcut sistemi daha da güçlendirmek adına milli ve tarihi değerlerimiz doğrultusunda hareket ettik. Tüm paydaşların görüşlerini aldık. Burada sisteme zarar verecek, göz ardı ettiğimiz, güvenlik zafiyeti oluşturacak hiçbir şey asla söz konusu değildir. Askerlik hizmeti, ordumuz ve ülkemizin güvenliği her zaman öncelikli konumuz.

‘KRİZ YOK, GÖRÜŞMEYE DEVAM’

– Askerlik Kanunu Teklifinin geri çekilmesi söz konusu mu?

Kanun Teklifinde olağanüstü bir süreç varmış gibi algılanıyor. Bu böyle değil. Askerlik gibi önemli bir konuda muhalefetin görüşlerini elbette önemsiyoruz. Yapıcı olmak kaydıyla katkılarını değerli bulur ve makul karşılarız. Muhalefetin birkaç konuda şerhi var, bunları tekrar gözden geçiriyoruz.

Olayı Kanun çekiliyormuş, çekilmiyormuş, bir kriz varmış gibi kamuoyuna yansıtmak doğru olmaz. AK Parti Grubu olarak Askeralma Kanunu Teklifimizin arkasındayız. Genel Kurulun takdiri her zaman baş tacıdır. Değişiklikler, revizeler olabilir ama kanun teklifinin çekilmesi söz konusu değildir. Görüşmeye devam edeceğiz. Temennimiz bu hafta yasanın hızlı bir şekilde görüşülmesini sağlamaktır. Kanun Teklifimizi en tam mutabakatla Genel Kurul’da geçirmek istiyoruz.

‘ULUSLARARASI MAHKEMELERE DAVA AÇMA MASADA’

– F-35 ile ilgili ABD’nin tavrını nasıl değerlendiriyorsunuz? Ne yapmak istiyor?

Türkiye; ABD’nin birincil nitelikteki ortağı olduğu F-35 projesine, 2002’de uluslararası partner olarak katıldı. Yani Türkiye F-35’lerin sadece müşterisi değil, aynı zamanda üretim ortağıdır. Alacağımız F-35 sayısını 100 adetten 116 uçağa çıkardık. ABD S-400 tedarikine bağlı olarak, Türkiye’yi F-35 programının sonlandırılacağı üzerinden tehdit ediyor. ABD’nin Arizona eyaletindeki Luke Hava Kuvvetleri Üssü’nde pilotlarımıza verilen eğitimi durdurmaları da bunun bir sonucu. Burada Türkiye değil, ABD anlaşmaya uymamıştır. F-35 anlaşmasını bozan ABD’yi uluslararası mahkemelerde tazminata mahkûm ettirme seçeneğimiz de masada. ABD gibi bir ülkenin bu tür durumlar içine yer alması zaten son dönemde bozulan imaj ve itibarına olumsuz bir etki daha bırakacaktır. Türkiye, dünyada ve bölgesinde etkin ve güçlü bir ülke. Her zaman yeni yöntemler geliştirebilecek tarihi birikime ve kabiliyete sahiptir.

‘MÜTTEFİKLİK RUHUNA AYKIRI’

– ABD’den S-400 tehditleri de geliyor…

Türkiye’nin S-400 konusundaki tavrı nettir. Bu kararı keyfi olarak değil ülkemizin güvenliği açısından aldık. Türkiye’nin bu duruşu milli bir duruştur. Rusya en geç 2 ay içinde S-400’leri teslim edecek. ABD’nin gönderdiği mektubun üslubu müttefiklik ruhuna da uygun değil. Gerekli çalışmaları yapıyor, cevabı hazırlıyoruz. Daha önce de dedik, bugün de diyoruz. Türkiye, tehditlerle dizayn edilebilecek bir ülke değildir. Türkiye kendi menfaatleri doğrultusunda karar alabilen bir ülkedir. Türkiye eski Türkiye değil. Kendi ordusuyla, milletiyle ve lideriyle tüm uluslararası platformda var olan, güçlü bir ülke. Kaldı ki günümüzde baskıya, zulme, haksızlığa ve kendisini diğer devletlerden üstün görenlere karşı ses çıkartan Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Rusya lideri Vladimir Putin ve Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro gibi az sayıda lider var. Daha önce de ABD Başkanı Lyndon Baines Johnson, 1964 tarihinde kamuoyunda Johnson Mektubu olarak bilinen mektupla Türkiye’den Kıbrıs Barış Harekâtını yapmamasını istemiş, silah ambargosuyla tehdit etmişti. Ancak Türkiye ne yaptı? Kararlı bir şekilde Kıbrıs Barış Harekatı’nı gerçekleştirdi. Bölgemizde, güneyde ve Akdeniz’deki sıcak gelişmelere karşın ABD’nin insafını mı bekleyecektik? S-400 bir hava savunma sistemi. Biz bu sistemi saldırı amaçlı değil, ülkemizin savunması açısından alıyoruz.

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum