Mahfi Eğilmez’den 2019 analizi: “Yüksek kur, enflasyon, işsizlik”

mahfi_egilmez.jpg

Altınbaş Üniversitesi İktisadi İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi öğretim üyesi Dr. Mahfi Eğilmez, 2019’a ilişkin ayrıntılı tahminlerde bulunurken ekonomik krizin boyutunun resesyon (durgunluk) ile stagflasyon (enflasyon içinde durgunluk) arasında bir yerde olacağını anlattı.

Eğilmez Türkiye ekonomisinin 2018 yılını nasıl geçirdiğine ve 2019 yılında neler yaşanabileceğine ilişkin ayrıntılı açıklamalar yaptı:

Sebep: 2017’de tetiklenen cari açık

2018’in birçok açıdan Türkiye ekonomisi için sıkıntılı bir yıl olarak tarihe geçtiğini ifade eden Dr. Eğilmez bu tespitini 2017’deki gelişmelere dayandırdı: “Cari açık arttı. Çünkü 2017 yılında getirilen harcama teşvikleri ve vergi indirimleriyle ekonomi bu yıla hızlı girdi. Bu hızlı giriş cari açığı yükseltti. Ve dolayısıyla enflasyonu arttırdı. Üstelik ekonomideki bu yapay büyüme, işsizliğin önünü de alamadı.”

Cari açığın 2018’e etkisi: Yüksek kur, enflasyon, işsizlik

2018 yılı ortalarına doğru döviz kurlarında yaşanan sıçramanın, büyüyen ekonominin görünümünü tamamen tersine çevirdiğini hatırlatan Eğilmez şunları söyledi: “Aşırı kur artışlarıyla birlikte ekonomide düşüş, büyüme hızında gerileme başladı. Yılın ikinci yarısında cari açık düşmeye başlamakla birlikte bu daha çok büyümenin gerilemesinden kaynaklanıyor. Büyüme hız kestikçe ithalat düşmeye başladı. Bu cari açığı bir miktar geriletti. Ama cari açık düşüşünün dışında herhangi bir olumlu gelişme yaşanmadı. 2018’in sonuna yüksek enflasyon, yüksek kur, yüksek işsizlik giderek büyüyen bütçe açığı ve düşen büyüme hızıyla geliyoruz. Yıl sonu verileri henüz elimizde olmamakla birlikte son çeyrekte büyüme eksi çıkacak. Büyük olasılıkla ekonomide çok yüksek bir küçülme yaşanacak.”

2019 tahmini: Tarihte ilk kez üç çeyrek üst üste küçülme

Türkiye ekonomisinin 2019’da büyük olasılıkla stagflasyon ile resesyon arasında bir konumda gireceğini belirten Mahfi Eğilmez şöyle devam etti: “Peki bu noktaya niye geldik? 2018’in ikinci yarısındaki gelişmeler, yani aşırı kur artışı ve ekonomik yavaşlama üzerine ekonomi yönetimi enflasyonla mücadeleyi rafa kaldırıp büyümeyi canlandırmaya yöneldi. Yeniden vergi indirimlerine gidildi, kamu harcamaları da arttırıldı. Tüm bu yapılanlara rağmen 2019 yılında ekonomide önemli bir canlanma beklenmiyor. Çünkü iç talep çok düştü, düşük.”

İç talepteki gerilemenin Katma Değer Vergisi (KDV) ve Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) tahsilatı rakamlarından görülebildiğine işaret eden Eğilmez, her iki göstergedeki artışın de enflasyonun çok gerisinde kalmasını gösterdi.

Eğilmez 2019 için şu öngörüde bulundu: “2019 yılında Türkiye ekonomisinde ilk iki çeyrekte eksi büyüme bekleniyor. Bu durumda uzun bir aradan sonra üç çeyrek üst üste küçülmeyi ilk kez yaşayacağız.”

Açmazın tarifi: Kırk katır mı kırk satır mı?

Eğilmez, ekonomideki sıkıntıların nasıl aşılabileceğine ilişkin politika üretimi konusunda yüksek enflasyonun büyük sıkıntı yarattığını dile getirirken içinde bulunulan açmazı şöyle anlattı: “Bir yandan enflasyonu kontrol altında tutup bir yandan da büyümeyi canlandırmak çok zor. Türkiye enflasyonu düşürürken büyümeyi 2001 krizinden sonra başardı ama o dönemde beklentiler son derece olumluydu. Şimdi beklentiler de olumsuz yönde. Bu yüzden ya enflasyonu düşürme ya da büyümeyi yükseltme alternatiflerinden birini seçmek gerekiyor. Dolayısıyla bu bizi kırk katır mı kırk satır mı tercihine doğru hızla itiyor.”

Mali kaynak: Dış kaynak bulmak çok zor

“Türkiye için 2019 yılında dış kaynak bulmanın çok zor olacak. Çünkü ABD Merkez Bankası FED, parasal sıkılaştırma yapıyor. Büyük olasılıkla Avrupa Merkez Bankası da aynı yola girecek. Dolayısıyla bol ve ucuz likidite dönemi tamamen bitiyor. Bu çerçevede dış kaynak bulma maliyeti oldukça artacak.”

Şirketler: Döviz borcu olan çok zorda

“Yeni yıl şirketler açısından da çok zor geçecek. Özellikle döviz borcu yüksek şirketler çok zorlanacak. “

İhracatçı: Yüksek kurda bile zorlanacaklar

“İşin kötüsü, 2019 ihracatçının da zorlanacağı bir yıl olacak. Çünkü kur düşüyor. Yüksek kurla ihracata alışmış ihracatçı düşük kurla oldukça sıkıntı çekecek. Türkiye tuhaf bir durum yaşıyor. 2018 yılında ithalatçı kur riskine karşı kendini korumak, hedge etmek durumundaydı. 2019 yılında ise ihracatçı aynı duruma düşecek, hedge etmek zorunda kalacak. Çünkü ihracatçılar yüksek kura alışmışlardı. Kurlar düşünce gelirleri azaldı. Yapılabilecek tek şey maliyetleri kontrol edip verimliliği arttırmaya çalışmak. Büyük olasılıkla yatırımların ertelenebileceği bir yıl bizi bekliyor.”

Dış borç: Yurt dışı bankadan, banka şirketten isteyecek

“Kurların yükseldiği bir dönemde bu ölçekte (457 milyar dolarlık dış borç) bir borcu çevirmek çok kolay görünmüyor. Borçların 317 milyar dolarlık kısmı özel sektöre ait. Her ne kadar bu borçlar bankalar üzerinde görünüyorsa da, onlar dışarıdan alıp reel sektöre kullandırıyor. Yani aslında gerçek borçlu reel sektör. Bankalar yabancılara borçlu, şirketler de bankalara borçlu.”

İyi şeyler de mümkün: Cari açık düşebilir

“2019 yılına girerken ekonominin sağlam görünen tarafları yok mu? Var elbette. Bütçe açığı büyüyor olmakla birlikte milli gelirin yüzde 3’ünün altında kalacak. Ayrıca cari açığın düşüyor olması da iyi. Bunlar kur üzerindeki baskıların biraz azalmasına hizmet edecek, toparlanma açısından olumlu. Ama sonuç itibariyle 2019 yılı her şeye rağmen zor yıllardan biri olacak.”

Kaynak

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum