Rus basını, ABD merkezli laboratuvarın gerçek yüzünü ortaya çıkardı

rBABDGFtcHWAOPx_AAAAAAAAAAA861.890x490.770x424.jpg

Rus basınında 22 Ağustos’ta ülkenin önde gelen uluslararası ilişkiler uzmanı Vladimir Prokhvatilov’un “ABD’nin Kazakistan’daki Biyolojik Laboratuvarı” adlı makalesine yer verildi ve ABD’nin yurt dışındaki biyolojik laboratuvarlarının gerçek yüzü ortaya çıkarıldı.

Makaleye göre, ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) 2021 ve 2022 yıllarına ait bütçe planına ABD’nin Kazakistan’daki biyolojik laboratuvarını da dahil etti. Laboratuvarı yöneten taraf ise Pentagon’un ve ABD Merkezi Haber Alma Merkezi’nin (CIA) başlıca ortaklarından CH2M Hill Constructors Şirketi.

ABD’nin Kazakistan’daki biyolojik laboratuvarı hakkındaki çirkin gerçek, burada ölümcül virüsler hakkında araştırma yapılıyor olması. Örneğin, Pentagon Tehditleri Azaltma İdaresi’nin sağladığı bütçe sayesinde ABD’nin Kazakistan’daki biyolojik laboratuvarında 2017 yılında KZ-33 projesi gerçekleştirildi, proje kapsamında yarasalar üzerindeki virüsler hakkında araştırma yapıldı ve 12 koronavirüs çeşidi bulundu.

ABD’nin Kazakistan’daki laboratuvarı ayrıca söz konusu ölümcül virüsleri taşıyan develerin Kazakistan’a komşu olan ülkelere göç etmesine izin verdi. İngiltere Liverpool Üniversitesi’nden uzmanların yaptıkları araştırmanın sonucuna göre koronavirüs, develerin vücutlarında diğer virüslerle rekombine olabilir, yeni tip bulaşıcı hastalıklara yol açabilir ve COVID-19 aşısı bu hastalıklar karşısında etkisiz kalır.

Kazakistan’da ilgili salgınların anormal şekilde ortaya çıktığı dönem, ABD’nin Kazakistan’daki biyolojik laboratuvarında virüs araştırmalarını gerçekleştirdiği dönemle çakışıyor. Örneğin, söz konusu laboratuvarda 2007 yılında malta humması araştırmalarıyla ilgili KZ-2 projesi başlatıldı. Uzun süre Kazakistan’da rastlanmayan bu hastalık, adı geçen projenin başlatılmasından bir yıl sonra yeniden görüldü ve salgın ciddi boyutlara ulaştı. Bu hastalığın olumsuz etkileri 2013 yılına kadar sürdü. 2013 yılında yine aynı laboratuvarda Kırım-Kongo kanamalı ateşiyle ilgili araştırmaları kapsayan KZ-29 projesi başlatıldı. Hastalık bir yıl sonra Kazakistan ve Gürcistan’da patlak verdi.

Çok sayıda Kazakistan vatandaşı, ülkelerinde meydana gelen COVID-19 salgınının ABD’nin Kazakistan’daki biyolojik laboratuvarından kaynaklandığını düşünüyor ve laboratuvarın kapatılmasını istiyor. Kazakistan basınında yer alan haberlere göre, Kazakistan’ın ünlü kadın şarkıcısı Ahmedieva, “Hiç kuşkusuz COVID-19, ABD’nin bütçesiyle kurulan biyolojik laboratuvardan geldi. Almatı’da böyle bir laboratuvar bulunuyor. ” diye konuştu.

Kazakistan eski Savunma Bakan Yardımcısı Togusov, ABD’nin Kazakistan’daki laboratuvarının kapatılmasını talep etti. Ancak daha sonra Togusov bilinmeyen nedenlerden dolayı hayatını kaybetti. Togusov yaşarken yaptığı bir konuşmada, “ABD’nin Kazakistan’daki biyolojik laboratuvarı son derece tehlikeli patojenler hakkında araştırma yapıyor ve bunlar büyük olasılıkla biyolojik silahların zemini.”diye konuşmuştu.

Salgın konusunda dünyada en çok vaka sayısı ve ölüm sayısına sahip olan ABD, bir yandan, salgınının meydana geldiği ilk dönemlere ait verileri paylaşmayı reddederken, öbür yandan da uluslararası toplumun ABD’de salgının kaynağına dair araştırma yapmasını kabul etmiyor. Tüm bunlar, salgınla mücadele konusunda ABD’nin iki yüzlülüğünü gösteriyor.

Ne zaman Fort Detrick Biyolojik Laboratuvarı, North Carolina Üniversitesi’ne bağlı biyolojik laboratuvarı ve ABD’nin Kazakistan’daki biyolojik laboratuvarı küresel soruşturmaya açacak? Ne zaman salgının kaynağıyla ilgili araştırmaları siyasi manipülasyon aracı olarak kullanmayı durdurarak bilimsel araştırma yoluna gidecek? İnsanlığın kalbinin derinlerinden gelen bu sorulara ABD tarafı ne zaman güvenilir yanıt verecek?

Cevap ne yazık ki bilinmiyor. ABD yine de uluslararası toplumun rasyonel ve adil seslerini duymazlıktan geliyor ve salgının başladığı yerin ABD olma ihtimali daha da güçleniyor. İnsanlığın sağlığına ilişkin konularda tüm dünya ülkelerinin gerçekleri bilme hakkı var!

Yorumlar

yorum