Xi ve kitap okuma sevgisi

Bugün 23 Nisan Dünya Kitap Günü, tam adı “Dünya Kitap ve Telif Hakkı Günü”. 15 Kasım 1995’te her yılın 23 Nisan günü resmen “Dünya Kitap Günü” ilan edildi.

Çinli liderler de kitap okumayı sevmeleriyle tanınıyor.

Çin Halk Cumhuriyeti’nin kurucusu eski Cumhurbaşkanı Mao Zedong bir defasında şöyle demişti:

“Yemek, bir gün yemesen de olur. Uyku, bir gece uyuyamasan da olur. Ama kitapsız bir gün düşünülemez.”

Bugünün Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping de okumayı çok seviyor. Xi’nin okuduğu kitaplar eski ve modern Çince kitapları ve hatta yabancı dillerde birçok eseri kapsıyor. Xi Jinping kitap okuma alışkanlığıyla ilgili şunları söylüyor:

“Çok fazla hobim var, en büyüğü okumaktır. Okumak benim için bir yaşam biçimi haline geldi.”

“Okumak; zihni canlı tutar, insanların bilgelikten ilham almasını sağlar, dürüstlük ve cesaret ruhunu uyandırır. ”

Xi Jinping konuşmalarında klasiklerden sık sık alıntılar yapar. Bu, onun zengin içerikli kitapları çok okuduğunu gösteriyor.

Xi Jinping, bir keresinde “Kültür, bir ulusun hayatta kalması ve gelişmesi için önemli bir güçtür” demiştir.

Kitap, kültürlerin mühim bir taşıyıcısıdır. Okuma, kültürü miras almanın önemli bir yoludur.

Dünya Kitap Günü vesilesiyle, Xi Jinping’in kitaplarla ilgili öykülerini paylaşalım.

26 Kasım 2013’te Xi Jinping, Çin’in Shandong eyaletindeki Qufu kentinde bulunan Konfüçyüs Köşkü’ne gitti. Konfüçyüs Enstitüsü’nü ziyaret ettiği sırada Xi, masanın üzerinde enstitünün araştırma serilerinin sonuçlarını gösteren kitap ve dergiler gördü. Aralarından “Konfüçyüs’ün Aile Diline İlişkin Genel Bir İzahat” ve “Konfüçyüs’ün Konuşmaları’nın Tefsiri” adlı iki kitabı alıp okudu ve sonra “Bu iki kitabı daha dikkatle incelemek istiyorum” dedi.

Xi Jinping şu anısını da anlattı:

“Ben küçükken, muhtemelen beş altı yaşındaydım, annem beni kitap almaya götürdü. O sırada annem ÇKP Merkez Komitesi Parti Okulu’nda çalışıyordu. Parti Okulu’ndan Xiyuan’a giderken bir Xinhua Kitabevi var. Tembeldim ve yürümek istemedim, bu yüzden annem beni kitabevine kadar sırtında taşıdı. Kitabevinde tarihi halk kahramanı Yue Fei’yi anlatan resimli kitaplar satın aldı. O zamanlar iki baskı vardı, biri ‘Yue Fei’nin Biyografisi’ başlıklı seri idi, serinin çok cildi vardı. O serinin kitaplarından biri ‘Yue’nin Annesinin Yue’ye Dövme Yaptırması’ başlıklı idi. Diğerinde ise Yue’nin vatanına sevgisi anlatılıyordu. Annem iki kitabı satın aldı. Eve döndükten sonra bana Yue Fei’nin vatan sevgisini ve annesinin Yue Fei’e dövme yaptırma hikayesini anlattı. ‘Dövme acıtmaz mı’ dediğim zaman annem, ‘Tabii acıtır, ama zihne kazınmış olur’ dedi. O günden beri ‘vatan sevgisi’ ifadesini hiç unutmadım. Bu ifade hayatımdaki en büyük hedef oldu.”

Yorumlar

yorum