Xi-Biden görüşmesinde karşılıklı saygı temelinde işbirliğinin altı çizildi

rBABDGE9psCAMxONAAAAAAAAAAA519.2048x1366.770x514.jpg

Çin Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping ile ABD Başkanı Joe Biden arasında 7 ay sonra yapılan ilk telefon görüşmesi “samimi, derin ve kapsamlı bir stratejik iletişim ve değişim” olarak değerlendirildi.

Cumhurbaşkanı Xi, görüşmede “İki ülkenin ilgili birimleri, birbirlerinin temel endişelerine saygı gösterme ve farklılıkları doğru şekilde ele alma temelinde, iklim değişikliği, COVID-19 salgınıyla mücadele ve ekonomik toparlanmanın yanı sıra, önemli uluslararası ve bölgesel konularda koordinasyon ve işbirliğini ilerletmek için çabalarını ve diyaloglarını sürdürebilir.” dedi.

Biden’ın ilk Çin yolculuğundan 40 yıl sonra

Bu yılın başında göreve gelen Biden’den Çin ile ilişkilere dair büyük beklentiler bulunuyor.

Biden, Çin’e ilk kez 1979 yılında ABD Kongresi’nin ülkeye gönderdiği ilk heyetin bir üyesi olarak geldi. O dönem senatör olan Biden, bir açıklamasında, Çin’in gelişiminin ABD için iyi olduğunu söylemişti.

2011 yılında Çin’i tekrar ziyaret eden Biden, The New York Times için kaleme aldığı yazıda, “Başarılı bir Çin, ülkemizi daha müreffeh yapabilir.” ifadelerini kullanmıştı.

“Çin’in Yükselişi Bizim Sonumuz Değil” başlığını taşıyan bu makalede, “Küresel güvenlikten küresel ekonomik büyümeye kadar birçok konuda karşılaştığımız sınamalar ve üstlenmemiz gereken sorumluluklar ortak. Birlikte çalışma motivasyonuna da sahibiz.” ifadelerine yer verilmişti.

Biden, şubat ayında Çin Yeni Yılı arifesinde Xi ile yaptığı ilk telefon görüşmesinde, karşılıklı saygı ruhuyla Çin ile samimi ve yapıcı diyalog gerçekleştirmeye, karşılıklı anlayışı artırarak yanlış şekilde iletişim kurmayı ve yanlış hesaplamaları önlemeye hazır olduklarını söyledi.

Ancak, bu iyi niyetli ifadeler, sonraki eylemlerle uyuşmadı. Gündemdeki konuları işleyen bir kamuya açık WeChat hesabı olan Yuyuantantian’a göre, ABD Kongresi’nin içindeki düşmanlık çok “belirgin”.

Son aylarda, ABD Kongresi’nde her zamankinden daha fazla Çin ile ilgili yasa tasarısı ele alınırken, yalnızca temmuz ayında bir düzineden fazla yasa tasarısı sunuldu. Bunların çoğunda, Çin’e karşı muhalif veya kısıtlayıcı politikalar uygulanması tavsiye edildi.

Yuyuantantian’da yer alan bir makalede, Fudan Üniversitesi Amerika Araştırmaları Merkezi Direktörü Wu Xinbo’nun ifadelerine atıfta bulunularak, “ABD, yanlışlıkla Çin’i büyük bir stratejik rakip olarak görüyor, Çin ne yaparsa yapsın, onun ABD’nin liderliğini baltalamayı ve uluslararası düzene hükmetmeyi amaçladığına inanıyor.” ifadelerine yer verildi.

Xi Jinping, Biden ile görüşmesinde, Çin ve ABD’nin bazı konularda farklı görüşlere sahip olduğunu, ancak kilit noktanın birbirine saygı duymak ve birbirine eşit olarak davranmak olduğunu vurguladı.

Ancak Yuyuantantian’a göre, ABD bunu yapmayı henüz öğrenemedi.

Çin-ABD ilişkilerinin seyri dünyanın geleceğini etkiler

Dünyanın en büyük gelişmekte olan ülkesi konumundaki Çin ile dünyanın en gelişmiş ülkesi ABD arasındaki ilişkilerin iyi bir şekilde sürdürülüp sürdürülemeyeceği tüm dünyanın geleceğini yakından ilgilendiriyor.

Xi Jinping de son telefon görüşmesinde bunun iki ülkenin en iyi şekilde yanıtlaması gereken “yüzyılın sorusu” olduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Xi, “İki ülke, iki halkın ve dünya halklarının iyiliği için ilişkileri mümkün olan en kısa sürede istikrarlı gelişme yoluna geri döndürmeli.” dedi.

Yuyuantantian’daki bir yorumda, Çin-ABD ilişkilerinin nasıl rayına oturtulacağının “çözülmesi gereken bir sorun” olduğunun, topun artık ABD’de olduğunun altı çizildi.

Washington, dünya genelinde itibarını git gide kaybediyor. Yuyuantantian’a göre, ABD gerçekten işbirliği istiyorsa “fildişi kulesinden inerek” gerçeklerle yüzleşmeli, Çin ile açık bir diyalog başlatmalı.

Yorumlar

yorum