Washington, Çin-ABD iklim işbirliği için uygun koşullar yaratmalı

rBABC2E2FVqAG4g1AAAAAAAAAAA946.600x391.jpg

ABD İklim Özel Temsilcisi John Kerry, kısa süre önce Çin’de temaslar gerçekleştirdi.

Bazı Batılı medya kuruluşları, Kerry’nin söz konusu gezi kapsamında belli bir etki yaratamadığını savundu, aslında gerçek hiç de böyle değil. Kerry, Çin-ABD ilişkilerinin içinde bulunduğu çıkmazın çözüm paketiyle Çin’den ayrıldı.

Çin’in İklim Özel Temsilcisi Xie Zhenhua, Kerry ile görüştü. Bunun yanında, Çin’in farklı üst düzey yetkilileri de Kerry ile video aracılığıyla görüşmeler gerçekleştirdi.

Görüşmelerde, iklim değişikliğiyle mücadelede işbirliği, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) 26. Taraflar Konferansı gibi konularda görüş alışverişinde bulunuldu.

Çin-ABD ilişkileri zor bir döneme girmiş olsa da iklim değişikliğiyle mücadelenin iki taraf arasındaki önemli bir işbirliği alanı hâline gelmesi bekleniyor.

Çin ve ABD’nin bu konuda farklı talep listeleri bulunuyor. Kerry, Çin’in emisyon azaltımının hızını ve derinliğini artırmasını arzu ederken, Çin ise Washington’un büyük boyutlu bir emisyon azaltma planı açıklamasını ve gelişmekte olan ülkelere temiz teknolojiler edinmeleri konusunda yardımcı olmak için daha fazla fon sağlamasını temenni ediyor.

Son tahlilde, Çin-ABD’nin iklim değişikliğiyle mücadele alanındaki işbirliğinin Paris Anlaşması’nın temellerine dayanması gerekiyor. Çin, tüm ülkelerin kalkınma hakkına ve tercihlerine saygı duyuyor, diğer ülkelerden de kendi kalkınma hakkına ve tercihlerine saygı gösterilmesini bekliyor. ABD, Çin’le iklim değişikliğiyle mücadeledeki işbirliğini tartışırken öncelikle bu ilkenin farkında olmalı.

Bunun yanı sıra Washington, iklim değişikliği işbirliğinin Çin-ABD ilişkilerinin genel durumundan ayrı düşünülemeyeceğini de kavramalı. Çinli yetkililer, Kerry’ye Washington’un Çin-ABD ilişkilerini iyileştirmek için somut adımlar atmaması durumunda, ikili ilişkilerin “vahası” olarak görülen iklim işbirliğinin de er ya da geç “çölleşeceğini” açıkça belirtti. Çin tarafı, ayrıca görüşmelerde ABD’nin Çin’i bir tehdit ve muhalif olarak görmeyi bırakması, Çin’e baskı yapmayı durdurması gerektiğini vurguladı.

Bu talepler, ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Wendy Sherman’ın temmuz ayında Çin’e yaptığı ziyaret sırasında Çin tarafından ortaya koyulan taleplerle birlikte ikili ilişkilerin içinde bulunduğu zor durumdan kurtulması için gerekli genel konsepti ve işbirliği için önkoşulu oluşturuyor. ABD’nin bu taleplere olumlu yanıt verip vermemesi işbirliğinde atılacak bir sonraki adıma doğrudan etki edecek.

Çin ile ABD arasındaki işbirliği iki tarafa da fayda sağlar. Ancak taraflar bir mücadele içine girerse bundan ikisi de zarar görür. Bu durum, tarih ve olgularca defalarca kanıtlanmıştır.

Çin ile ABD, iklim değişikliği, salgınla mücadele ve ekonomik toparlanma dâhil olmak üzere, hem ikili alanlarda hem de önemli uluslararası ve bölgesel konularda geniş işbirliği alanına sahip. Ancak bu işbirliğinin çift yönlü ve karşılıklı yarara dayalı olması gerekiyor.

ABD, sadece Çin’e ve Çin-ABD ilişkilerine nesnel ve rasyonel bir şekilde bakmak suretiyle işbirliği yolundaki engelleri kaldırabilir. Aksi takdirde, Çin-ABD işbirliği zorlu bir yolculuk olmaya mahkûm görünüyor. Bu konuda top şimdi ABD’de.

Yorumlar

yorum