Ticaret savaşının bilinmeyen mağdurları: ABD’de okuyan Çinli öğrenciler!

20190603194723765_56764.jpg

Çin Eğitim Bakanlığı bugün 2019 yılı için yurtdışı eğitim uyarısında bulundu.

Son günlerde ABD’ye giden bazı Çin vatandaşları vize kısıtlamalarıyla karşılaşıyor. Denetim sürecinin uzatılması, geçerlilik süresinin kısaltılması ve vizelerin reddedilmesi gibi durumların sayısı artıyor. Çinlilerin ABD’de eğitim almaları ve okullarını tamamlamaları bu durumdan olumsuz etkileniyor.

Çin Eğitim Bakanlığı, Çinli öğrencilerin yurtdışına çıkmadan önce risk değerlendirmesini yaparak, gerekli tedbirleri almaları uyarısında bulundu.

2018’den beri ABD “casuslukla mücadele” gerekçesiyle ABD’ye giden birkaç Çin vatandaşına vize kısıtlama tedbiri uyguladı. ABD Senatosu Silahlı Kuvvetler Komisyonu, yıllık Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasa Tasarısı’nda Çinli öğrencilerin ve araştırmacıların vize başvurularının daha titizlikle değerlendirilmesi talebinde bulundu.

Bazı ABD’li senatörler, ABD Kongresi’ne yasa tasarısı sunarak, sözde “ABD’nin güvenlik riskini azaltmak” için Çin’in askeri araştırma kurumlarında çalışanlara ABD vizesi verilmesinin yasaklanmasını istedi.

2018’de eğitim amacıyla Çin’in ABD’ye 10 bin 313 kişi göndermesi planlanıyordu, ancak 331 kişi vize sorunları nedeniyle ABD’ye gidemedi. Bu oran gönderilmesi planlanan kişi sayısının yüzde 3,2’sini oluşturuyor.

Bu yılın ilk çeyreğinde Çin, resmi olarak eğitim amacıyla ABD’ye bin 353 kişi göndermeyi planladı, ancak 182 kişi vize engeline takıldı.

ABD, eğitimi siyasi baskı aracı yapıyor

Ticaret müzakerelerinin tıkandığı bir dönemde, ABD’nin eğitim konusunu siyasi malzemeye dönüştürmesi, yurt dışında okuyan Çinli öğrencilerin yasal hak ve çıkarlarına büyük zarar veriyor. Bu durumda Çin Eğitim Bakanlığı’nın uyarısı, yurt dışında eğitim almak isteyen Çinli öğrencilerin daha rasyonel seçimler yapmalarına destek olmayı amaçlıyor.

Çin ile ABD arasında diplomatik ilişkiler 40 yılı geride bırakmışken, eğitim işbirliği bu ilişkilerde en önemli köprülerden biri haline geldi. ABD’de okuyan çok sayıda Çinli öğrenci, ülkesine döndükten sonra sosyali gelişmeye büyük katkıda bulundu. Hakeza Çinli öğrenciler ABD’de ekonomik büyümeye ve inovasyona ivme kazandırdı.

Çin, ABD’nin en büyük uluslararası öğrenci kaynağı olarak ABD’de okuyan toplam yabancı öğrenci sayısının üçte birini oluşturmaktadır. 2017 öğretim yılında Çinli öğrenciler ABD ekonomisine yaklaşık 13,9 milyar dolar katkıda bulundu. Eğitim iletişimi ve işbirliği, Çin-ABD hizmet ticaretinin önemli parçası haline geldi.

Amerikan toplumunda panik havası yaratıyorlar

Ancak bazı Amerikalı politikacılar “sıfır toplamlı oyun” düşüncesiyle sadece ticaret ve teknoloji değil, eğitim iletişimi ve işbirliği alanında da Çin’i engellemek gayretinde; onlara göre Konfüçyüs Enstitülerinden tutun da Çinli öğrencilere ve şirketlere kadar her şey “casusluk” aracı. Söz konusu bu söylem, Amerikan toplumunda panik havası yaratıyor ve bu söylemi üretenlerin politik hedeflerine giden yolu açıyor.

ABD’deki bu politikacıların girişimleri, ülkenin eğitim çevresinde sağduyulu şahsiyetleri kandıramadı. İki yüksek eğitim derneği son dönemde açıklama yaparak, Çinli öğrencilerin ABD’deki bilimsel araştırmalar için son derece önemli olduğunu belirtti. Harvard, Yale ve Stanford dahil birçok tanınmış üniversitenin dekanları ayrı ayrı açıklamalar yaparak, Çinli öğrenciler dahil olmak üzere tüm dünyadan öğrencileri ve bilim insanlarını memnuniyetle karşıladıklarını açıkladı.

Massachusetts Üniversitesi’nden Yardımcı Profesör Paul Musgrave, hükümetin tek taraflı şekilde Çinli öğrencileri engelleme kararının Amerikan üniversitelerinde büyük risk yarattığını, ABD’nin yüksek eğitim sisteminin bundan ciddi zarar göreceğini dile getirdi.

Açıkça görülüyor ki, ABD’de bazı siyasetçiler eğitim işbirliğini siyasi baskı aleti olarak kullanıyor. Bu girişim, ABD’de üniversitelerin çıkarlarını ve uluslararası rekabet gücünü ciddi şekilde zedeledi, dolayısıyla ciddi tepki ve protestolara neden oldu.

Çinli öğrenciler gözünü İngiltere’ye çevirdi

Çin’deki ünlü bir eğitim grubu tarafından yayımlanan Çinli öğrencilerin yurt dışında eğitim görme eğilimlerine dair araştırma raporuna göre, öğrencilerin yüzde 20,14’ü İngiltere’yi seçiyor. ABD’yi seçenlerin oranı yüzde 17,05’e kadar indi. ABD yönetiminin Çinli seçkin öğrencileri başka ülkelere yolladığı ve bu nedenle eğitim alanındaki rekabet avantajını kaybettiği belirtiliyor.

Çin, ABD dahil dünya ülkeleriyle eğitim değişimi ve işbirliğini güçlendirmeye hazır. Ancak, işbirliği tek yönlü değil, etkileşim ve karşılıklı saygıya dayanmalı.

Yarım milyondan fazla Çinli öğrenci yurt dışında okuyor

Çin, öteden beri eğitim alanındaki dışa açılmayı genişletmeye çaba gösteriyor. 2018 yılında yurt dışında eğitim gören Çinli öğrencilerin sayısı 662 bini geçerek, önceki yıla göre 8,83 arttı. Aynı dönemde 196 ülke ve bölgeden gelen 492 binden fazla öğrenci Çin’de üniversite, bilimsel araştırma enstitüsü ve diğer eğitim kuruluşları dahil 1004 eğitim kurumunda eğitim gördü. Bu sayı, önceki yıla göre yüzde 0,62 çoğaldı.

Diğer ülkelerin tutumu veya bölgesel siyasi ve ekonomik ilişkiler nasıl değişirse değişsin, Çin eğitim alanında işbirliğini artırma konusunda kararlı. Çin, eğitim alanında dışa açılma boyutunu genişleterek, dünyanın her yerinden öğrencileri Çin’e gelip eğitim almaya ve Çin’in kalkınma sürecine katılmaya davet ediyor.

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum