Tesla’nın Xinjiang’da mağaza açması ABD’yi neden endişelendiriyor?

rBABCmHW2U2AL-kTAAAAAAAAAAA340.1024x683.770x514.jpg

Wang Juemian,CRI Haber Merkezi

Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi’nde bir satış mağazası açmasından dolayı ABD merkezli otomotiv şirketi Tesla, Amerikalı siyasetçilerin saldırılarına maruz kalıyor.

Beyaz Saray Sözcüsü Psaki, şirketin “Ciddi hukuk, itibar ve müşteri riskleriyle karşı karşıya kalacağını” söyleyerek Tesla’yı tehdit etti.

Elektrikli araçların dünya çapında tanınan bir markası olarak Tesla’nın Xinjiang’da satış merkezi açması neden ABD’li siyasetçilerden bu kadar çok tepki çekiyor?

Çünkü Tesla’nın söz konusu girişimle, dünyaya Xinjiang’daki durumun aslını gözler önüne seren yeni bir pencere açmasından korkuyorlar.

Tesla’nın Xinjiang’da bir şube açması, ABD’nin sözde Uygur Zorla Çalıştırmayı Önleme Yasası’nın yalanlarla dolu olduğunu bir kez daha kanıtladı.

İş ortamı, bir işletmenin ayakta kalması ve gelişmesi için hayati önem taşıyor. 2021’in ilk üç çeyreğinde, Xinjiang’ın GSYİH’sı bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 8,8 büyüdü.

2014-2020 yılları arasında Xinjiang’da toplam istihdam edilen çalışanların sayısı yüzde 19,4 artarak, 11 milyon 352 bin 400’den 13 milyon 560 bine yükseldi.

Böylesine hızla gelişen bir bölgenin çok uluslu işletmeleri çekmemesinin bir sebebi yok. Verilere göre geçen Ocak-Kasım aylarında Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi’nde kayıtlı yabancı sermayeli projelerin sayısı 17’ye çıktı.

Tesla için, Çin’de en zengin enerji kaynaklarına sahip bölgelerden biri olan Xinjiang, çok cazip bir yer. Daha önce Tesla Urumçi’de iki adet ve Xinjiang genelinde yedi farklı noktada süper şarj istasyonu kurmuştu. Şimdi Xinjiang’da kurulan ilk satış mağazası sayesinde Tesla, Xinjiang’ın açık ortamından faydalanarak daha fazla gelişme kaydetmeyi umuyor.

Tam bir sene önce ABD Kongresi’nde büyük bir kaos yaşanmıştı. Son zamanlarda ABD’de yapılan bir kamuoyu araştırmasına göre, ankete katılanların yüzde 64’ü, ABD’nin demokrasisinin kriz içinde bulunduğu ve başarısızlık riskiyle karşı karşıya olduğu görüşünde. ABD halkını daha da üzen bir diğer durum da yıl başında ABD’de günlük vaka sayısının 1 milyonu aşarak, yeni bir rekora imza atması oldu.

ABD tarzı demokrasi binbir türlü sorunla boğuşurken ve ABD halkının en temel yaşama hakkı bile güvence altına alınamazken, Amerikalı bazı siyasetçilerin hâlâ kendilerine binlerce kilometre uzaktaki Xinjiang’da sözde “insan hakları” meselesiyle meşgul olması ne kadar riyakâr ve çifte standartlı bir tutumdur.

ABD, Xinjiang’ı karalama tekniklerinden vazgeçmeli ve hem müteffiklerini hem de Amerikan işletmelerini taraf seçmeye zorlamamalıdır.

Yorumlar

yorum