Terörle mücadeleye devam edilecek

rBABCmBnDluAXW2zAAAAAAAAAAA478.640x360.jpg

Çin Medya Grubu’na bağlı CGTN tarafından hazırlanan Xinjiang’da terörle mücadele konulu belgesel bugün yayınlandı. CGTN’in hazırladığı aynı temalı dördüncü belgeselde, ayrıntılı ve objektif incelemeler neticesinde, terör örgütü “Doğu Türkistan İslami Hareketi”nin çeşitli ağlar oluşturarak bazı etnik azınlıklara aşırı dinci düşünceler aşıladığı gösterildi, örgütün Xinjiang’da bölünme ve kaos yaratma komplosu gözler önüne serildi.

Belgesel, izleyicilerin Çin hükümetince Xinjiang’da uygulanan politikalar sayesinde teröre ciddi bir darbe indirildiğini, bölgede yaşayan farklı etnik gruplara mensup vatandaşların yaşama ve kalkınma hakları gibi temel haklarının güvence altına alındığını daha iyi şekilde anlamalarını sağlıyor.

Son yıllarda Çin karşıtı bazı Batılı güçler, durmadan Xinjiang meselesini manipüle ederek sözde “büyük çaplı gözaltılar”dan “zorla çalıştırma”ya, sözde “dini eziyetler”den “kültürel temizliğe” kadar sayısız yalan uydurmak suretiyle Xinjiang’da kaos yaratmaya ve Çin’in kalkınmasını engellemeye çalışıyor.

Sağduyulu ve vizyon sahibi kişiler, Xinjiang’daki meselenin bir insan hakları meselesi ya da etnik ve dini mesele değil, terör ve bölücülükle mücadele meselesi olduğunu net bir şekilde görebiliyor.

İstatistiklere göre, 1990-2016 yılları arasında Xinjiang’da binlerce şiddet ve terör olayı meydana geldi. Çok sayıda masum insanın hayatını kaybetmesine veya yaralanmasına neden olan olaylar, toplumsal açıdan da zararlara yol açtı. Bu olayların arkasında ise başında “Doğu Türkistan İslami Hareketi”nin bulunduğu aşırı dinci güçler, bölücü güçler ve terörist güçler bulunuyor.

Belgeselin ayrıntılarına bakıldığında, aşırı dinciliğin insanlara ne denli büyük zararlar verdiği anlaşılabiliyor. Belgeselde röportajına yer verilen bir kişi, “Allah için kendi oğlumu öldürebilirim.” ifadelerini kullanıyor.

Aşırı dinci fikirlerin etkisi altına giren bu kişileri kurtarmak için Çin hükümeti, terörle ve aşırıcılıkla mücadele girişimlerini başlattı ve terörizmi önlemeye öncelik verdi. Mesleki eğitim merkezleri bu amaçla alınan önemli tedbirlerden biri. Birçok kişi, merkezlerde eğitim görme ve mesleki beceri kazanma fırsatı buldu, böylelikle sapkın düşüncelerden kurtarıldı ve yeni hayatına yelken açtı. Benzer uygulamalar Batılı ülkelerde de yaygın olarak yerine getiriliyor. Bu, tamamen uluslararası kurallara uygun.

Çin hükümetinin aldığı etkili önlemler sayesinde, Xinjiang’da son dört yılda hiçbir terör ve şiddet olayı yaşanmadı. Bölgenin toplumsal ve ekonomik gelişmesi olumlu yönde seyrediyor. Xinjiang’daki yoksul nüfus da ülkenin diğer bölgelerindeki vatandaşlarla beraber mutlak yoksulluktan kurtarıldı.

Xinjiang’da terörle mücadelede kaydedilen başarılar uluslararası toplum tarafından da kabul edildi. Kısa süre önce düzenlenen Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi’nin 46. toplantısında birçok ülke, Çin’in Xinjiang politikasına kararlılıkla destek verdiğini açıkladı, bazı Batılı ülkelerin Xinjiang hakkında uydurdukları yalanları çürüttü.

Ancak, Çin karşıtı bazı Batılı güçlerin desteğiyle “Doğu Türkistan İslami Hareketi” gibi güçler hâlâ Xinjiang’a sızmaya, bölgede sabotaj girişimlerinde bulunmaya çalışıyor. Bu, Xinjiang’daki terör ve aşırıcılıkla mücadelenin önünde hâlâ uzun bir yol bulunduğunu gösteriyor.

Buna rağmen Çin, tehditleri göğüsleyecek, Xinjiang’ın huzurunu koruyacak güvene ve beceriye sahip. Çin, aynı zamanda terörle mücadele konusundaki deneyimlerini uluslararası toplumla paylaşacak.

Yorumlar

yorum