Tarih, Çin karşıtı rüzgâr estirmeye çalışan Batılı ülkeleri mahkûm edecek

Fransız akademisyen Christian Mestre, son günlerde sadece Çin hakkında gerçeklere uygun bazı yorumlar yaptığı ve Çin’e dostça bir tavır gösterdiği için Fransa’daki Çin karşıtı güçlerin çılgınca suçlamalarının hedefi oldu. Mestre, bu çirkin itham ve saldırılar nedeniyle görevinden de istifa etmek zorunda kaldı.

Kısaca, bir akademisyen, sadece Çin’e karşı dostça bir tutum benimsemesi nedeniyle asılsız ve akıl dışı suçlamalar ile siyasi bir zulme maruz kaldı. O hâlde, bu noktada şunu sormak gerekiyor: Batılı ülkelerin öteden beri savunduğu, bu alandaki sözde başarıları nedeniyle kendini göklere çıkarttığı demokrasi ve ifade özgürlüğü nerede?..

Gel gelelim, Fransız akademisyenin maruz kaldığı bu hakkaniyetsiz ve gayrimeşru tavır, ABD, Avustralya, İngiltere, Kanada ve Fransa başta olmak üzere Batılı ülkelerde hiç de az rastlanan bir durum değil. Yalnızca Çin üzerine bir çift objektif söz söyledikleri yahut Çin ile akademik işbirliği yaptıkları gerekçesiyle ülkelerindeki medya kuruluşlarınca ve bazı kesimlerce aforoz edilen kişilerin sayısı git gide artıyor. Hatta ABD’deki bazı akademisyenlerin tutuklandığı ve farklı yöntemlerle siyasi zulme uğradıkları dahi biliniyor.

Mestre’ye yöneltilen asılsız suçlamalarda öncü rol oynayan Le Point dergisi muhabiri Jeremy Andre Flores’in temsil ettiği Çin karşıtı güçler, baştan sona Soğuk Savaş zihniyetini ve ideolojik önyargıları takip ediyor. Bu kişilerin esas gayesinin ise Çin’i engellemek veya Çin’e baskı uygulamak suretiyle siyasi çıkarlar elde etmek olduğunu herkes biliyor.

Bilindiği üzere, barış ve kalkınma, günümüzde dünyanın başlıca gündem maddeleri. İşbirliği ve çifte kazanç çağrıları ise çağımızın en güçlü, en çok destek bulan sesleri. Son 20 yılda Çin’in küresel ekonomiye yıllık katkı oranı yüzde 30 seviyesinde gerçekleşti. Çin, dünyaya tehdit ve meydan okumalar değil, fırsat ve güven sunuyor. Ancak Çin karşıtı güçler, Çin’in barışçı yükselişini görmek istemiyor, kasten ve akli melekelerini yitirmişçesine Çin’e “Soğuk Savaş” döneminden kalma tehditler savuruyor. Ancak, tüm bu adımların, en nihayetinde bu ülkelerin kendi ayaklarına kurşun sıkmalarından, kendi itibarlarını yere sermelerinden başka bir anlam taşımadığı görülecek.

Bir bu kadar ‘‘komik’’ başka bir gelişme de Fransız akademisyene asılsız suçlamalarda bulunan Le Point muhabiri Flores’in kısa süre önce de Çin’in Wuhan kentinde COVID-19 virüsünün kaynağına ilişkin araştırmalar yürüten Dünya Sağlık Örgütü uzmanlarının açıklamalarını çarpıtarak yalan haberler üretmiş olması…

Flores’in bu mesnetsiz iddialarından büyük memnuniyetsizlik duyan bilim insanları, sosyal medya hesaplarından Fransız muhabiri “görmek istemedikleri kişiler listesine” aldıklarını ilan etmişti. Bu gelişme, Flores gibi Çin karşıtı güçlerin uluslararası arenada destek bulamadıklarını da bir kez daha kanıtladı.

Adalet, er ya da geç, ama muhakkak tecelli edecektir. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Zhao Lijian, 9 Mart’ta Xinjiang’daki bazı yerel şirketler ile vatandaşların Çin karşıtı sözde akademisyen Adrian Zenz aleyhinde dava açma kararını değerlendirirken, “Zenz ve onun arkasındaki karanlık güçler, eninde sonunda vicdanlar karşısında mahkûm olacaklar ve yargı önünde hesap verecekler.” diye konuştu. Flores gibi Çin karşıtı güçler, Çin’e karşı asılsız suçlamalarını durdurmadıkları takdirde tarihin mahkemesinde yargılanarak suçlu bulunacaklar.

Yorumlar

yorum