Sadece yıkmayı bilen ABD, Çin’in yapıcı çabalarını anlamıyor

rBABCWEh0-mALa9LAAAAAAAAAAA73.640x427.jpeg

CRI Türkçe

İçinde bulunduğumuz günler, yıllar sonra sembolik fotoğraf ve görüntülerle hatırlanacak. Bunlardan biri, hiç şüphesiz, ABD kargo uçağının iniş takımlarına tutunmaya çalışan Afganların ölüme gidişleri.

Afganistan Talibanı’nın başkent Kabil’e girişi sonrası ülkeden ayrılmaya çalışan Afganlar, kurtuluşu 20 yıl sonra ülkeyi alelacele terk etmeye çalışarak kaosa sürükleyen ABD’nin uçaklarında aradı. Maalesef ortaya hafızalara kazınacak o görüntüler çıktı.

Bir başka görüntü daha vardı vicdanları sızlatan… Dikenli tellerin üzerinden aileleri tarafından Amerikan askerlerine teslim edilen çocukların görüntüleri…

ABD ordusuna ait asker köpeklerinin her birine koltuk tahsis edilerek uçaklarla tahliye edildiği görüntüler de çarpıcıydı.

Vicdan ve sağduyu sahibi herkes, uçaktan düşerek hayatını kaybedenlerle alay edecek kadar alçalan, bu durumun resmedildiği tişörtler satan ABD’li üreticiler adına utandı.

Çin ile Türkiye uzun süredir temas hâlinde

Dünya, Afganistan’daki hızlı değişim karşısında şok yaşarken, tüm ülkeler Afganistan Talibanı’na yönelik tavırlarını belirlemeye çalışıyor.

Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi ile Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu arasında geçtiğimiz hafta gerçekleşen telefon görüşmesinin gündeminde de Afganistan Talibanı vardı.

Wang, Türk mevkidaşına Afganistan Talibanı’nın liderlerinin dış dünyaya olumlu sinyaller gönderdiklerini hatırlatarak, verilen sözlerin somut politika ve eylemlere dönüşmesini sabırsızlıkla beklediklerini de dile getirdi.

Mevlüt Çavuşoğlu da Çin’in Afganistan’daki duruma dair görüş ve tutumunun adil ve tarafsız olduğunu kaydetti, Afganistan’ın artık terörizmin doğum yeri olamayacağını belirtti.

Çavuşoğlu’nun da işaret ettiği gibi, Afganistan’daki barış ve istikrar, Çin ve Türkiye gibi bölge ülkeleri için çok önemli.

Hatırlanacağı gibi, Nisan 2009’da Afganistan, Pakistan ve Türkiye cumhurbaşkanlarının katıldığı üçlü zirve sonrasında, Türkiye’de bölgesel konulardaki işbirliğine dair bir zirve düzenlenmesi konusunda çalışmalar başlatıldı. Daha sonra “Asya’nın Kalbi-İstanbul Süreci” adını alacak girişim kapsamındaki ilk konferans 2 Kasım 2011 tarihinde düzenlendi. Türkiye ile Çin, yakın zamana kadar Afganistan’daki taraflar arasındaki ayrımların masaya yatırılmasına ve müzakere edilmesine yardımcı olan platform kapsamında çok sıkı temaslar gerçekleştirdi.

Çin de Türkiye gibi Afganistan’da barış sağlanması için yoğun girişimlerde bulundu.

Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, son beş ayda 2. Çin-Orta Asya Dışişleri Bakanları Toplantısı’na ve 4. Çin-Afganistan-Pakistan Dışişleri Bakanları Diyaloğu’na ev sahipliği yaptı, Shanghai İşbirliği Örgütü-Afganistan Temas Grubu Dışişleri Bakanları Toplantısına katıldı. Wang, bu süreçte, Afganistan’daki çözüm süreciyle yakından ilgili olan ülkelerle temaslar kurarak Çin’in Afganistan’da bir an evvel barış ve istikrar sağlanması yönündeki tekliflerini ortaya koydu. Wang, 28 Temmuz’da da Afganistan Talibanı heyeti ile Tianjin’de bir araya geldi.

Çinli ve Türk liderlerin diplomasi trafiği, Afganistan Talibanı’nın Kabil’de kontrolü ele almasının ardından artarak devam etti.

Her ikisi de terörizmin mağduru olan Çin ile Türkiye’nin ortak beklentisi, Wang-Çavuşoğlu görüşmesinde altının çizildiği gibi Afganistan’ın terör örgütleri için yeniden bir ‘‘cennet’’ hâline gelmemesi.

Hem suçlu hem güçlü

ABD’nin öncülüğündeki Batılı ülkeler, Afganistan’ı bir harabeye çevirdikten ve kaçar gibi terk ettikten sonra Çin’in bölgeye yönelik politikasını gündeme taşıyarak yeni tehdit iddiaları ortaya atmaya başladı.

Barış ve istikrara kavuşmuş bir Afganistan ile Çin’in olası işbirliği Batı’yı rahatsız ediyor.

CNBC’nin haberinde, Çin ile Afganistan arasında işbirliği yapılabileceğine, özellikle Çin’in ülkenin nadir metal kaynaklarını ‘‘sömürebileceğine’’ dair “uyarılar” yer aldı.

Esasen Batı basını, ülkeyi karmaşaya sürükleyip sonra da canının derdine düşerek kaçan Batı ülkelerine ait şirketlerin çekilmesiyle doğacak boşluğu Çinli şirketlerin doldurmasından endişe ediyor.

Batı, Çin ile Afganistan arasındaki işbirliğinin hâlihazırda devam ettiğini, özellikle de bu işbirliğinin iki tarafın talep ve rızası doğrultusunda yürüdüğünü görmek de anlamak da istemiyor.

2020 sonu itibarı ile Çin’in Afganistan’a yaptığı finans dışı toplam doğrudan yatırım 630 milyon ABD Doları’nın üzerinde. Bu yatırımlar arasında başı madencilik, iletişim ve kara yolu inşası çekiyor. İkili ticaret hacmi de geçen yıl 550 milyon dolar seviyesinde kaydedildi.

Çin, ülkenin hastaneler inşa etmesine, su tasarrufu projeleri geliştirmesine yardımcı oluyor, ülkede istihdam yaratıyor.

ABD ancak yıkmasını bilir

ABD, Çin’in Afganistan’daki yapıcı adımlarından fazlasıyla rahatsız oluyor, zira ancak yıkmayı biliyor.

NATO’nun Afganistan’daki en yüksek temsilciliği görevini 3 yıl boyunca yürüten eski TBMM Başkanı ve eski Türkiye Dışişleri Bakanı Hikmet Çetin, geçtiğimiz günlerde Sözcü gazetesine verdiği röportajda, “ABD, askerî alanda harcadığı trilyonları Afgan halkını kalkındırmak, eğitmek için kullansaydı, fabrikalar açsa, tarımı geliştirseydi, halk kazanımlarını savunur ve Taliban başarılı olamazdı.’’ ifadelerini kullandı.

ABD Başkanı Joe Biden’in geçtiğimiz pazartesi yaptığı konuşmasında sarf ettiği sözler de bunu doğruluyor. Biden, ülkesinin Afganistan’ı işgal ederken benimsediği misyonun hiçbir zaman ulus inşası ile ilgili olmadığını vurguladı.

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hua Chunying, 17 Ağustos’ta düzenlenen basın toplantısında, Biden’in açıklamasını “Bu doğru” diyerek değerlendirdi.

Evet, Joe Biden ‘bozuk saat misali’ bu kez doğruyu söyledi.

Hua’nın vurguladığı gibi ‘‘İster Irak, ister Suriye ve Afganistan olsun, ABD ayağını nereye basarsa, ardında bıraktığı karışıklıkta sadece çalkantı, bölünme, parçalanmış aileler, ölümler ve diğer yaralar görülüyor. ABD’nin gücü ve rolü yapıcı değil yıkıcıdır.”

Geçtiğimiz günlerde sosyal medyada paylaşılan bir karikatürde de anlatıldığı gibi, ABD’nin Afganistan için yaptığı harcama sadece bombalar ve silahlar içindi.

Afganistan Talibanı’nın şu ana kadar verdiği ılımlı mesajlar doğrultusunda kapsayıcı bir hükümet kurması ve ülkenin istikrara kavuşması durumunda Çin ile Afganistan arasında farklı alanlarda yapılacak işbirliğinin bir ihtimal olarak gündeme gelmesi bile ABD’yi ürkütüyor.

Ancak uluslararası toplumun odaklanması gereken konu, Çin’in komşusuyla ilişkileri değil, ABD’nin 20 yıllık savaşının bilançosu olmalı.

Dünya, ABD’nin bu savaşı terörle mücadele adı altında başlattığını, ancak 20 yıl sonra ülkedeki terör örgütlerinin sayısının 20’nin üzerine çıktığını ve ülkede yaklaşık 10 bin yabancı teröristin bulunduğunu görmeli. Dünya, 20 yılda 100 binden fazla Afgan sivilin ABD ve müttefiklerinin saldırılarında öldüğünü veya yaralandığını bilmeli. Dünya, ABD’ye Afganistan’da 20 yılda taş üstüne taş koymayıp, bir de yol açtığı vicdan yaralayıcı görüntüler nedeniyle utanmayı, ister Batılı ister Doğulu olsun insan hayatına değer vermeyi öğretmeli.

Yorumlar

yorum