Meng, devletin desteğini arkasına alarak ABD’nin siyasi zorbalığından kurtuldu

rBABCWFRzl6AHaS6AAAAAAAAAAA291.1057x595.770x434.png

Huawei Mali İşler Direktörü Meng Wanzhou’nun Kanada’dan ayrılmasına bin 28 günün ardından izin verildi. Meng, geçtiğimiz cumartesi günü Huawei’nin merkezinin bulunduğu Shenzhen kentine döndü.

Bu süreçte tüm Çin halkı ve uluslararası toplum Meng’in Kanada’daki durumuna büyük ilgi gösterdi. Meng, Çin hükümetinin ve halkının desteğini arkasına alarak, ABD ve Kanada’nın siyasi komplosundan ve adli tuzağından kurtulup vatana güvenli şekilde geri döndü. Meng’in dönüşü, Çin hükümeti ve halkı tarafından mutlulukla karşılandı.

Kanada hükümeti, Huawei şirketine baskı yapmak isteyen ABD’nin emriyle Meng’i alıkoydu. Bu durum, uluslararası toplum için bir sır değil.

Son yıllarda 5G teknolojisinde geldiği noktayla uluslararası piyasalarda büyük etki yaratan Çinli teknoloji devi Huawei’nin başarıları ABD’yi çok rahatsız etti.

Washington, ABD’nin bilim ve teknoloji alanındaki birinciliğini korumak için Huawei’nin gelişmesini engellemek istedi ve bu amaçla Meng’i alıkoyma gibi çirkin bir karara imza attı. Beyaz Saray’a göre, Meng’in yakalanması nedeniyle kaosa yaşayan Huawei, ABD’ye tazminat ödeyecek veya sahip olduğu ileri teknolojiyi transfer edecekti.

ABD ve Kanada’nın, devletin gücünü Meng ve Huawei karşısında kullanması üzerine, Çin hükümeti de derhal Meng’e desteğini açıkladı. Çin Dışişleri Bakanlığı, Kanada’nın Beijing Büyükelçisi’ni birçok defa bakanlığa çağırarak Kanada yönetimini protesto etti. Çin hükümeti, Washington yönetiminden Meng’e yönelik tutuklama kararının kaldırılması talebinde bulundu. Bunun yanı sıra, Çin’in Kanada’daki diplomatik temsilcilikleri de Meng’in yaşamının kolaylaştırılması için büyük yardım sağladı. Arkasına devletin desteğini alan Meng, karşılaştığı büyük zorluğun üstesinden geldi.

Diğer yandan, 15 milyon Çin vatandaşı tarafından ağustos ayında internet üzerinden yayımlanan açık mektupta, Kanada yönetiminin koşulsuz olarak Meng’i serbest bırakması istendi.

Son iki yılda, Huawei Kanada’da seri şekilde karşı davalar açarak hukuk mücadelesi yürüttü. Kanada hükümeti, ABD’nin emri doğrultusunda Meng Wanzhou’ya siyasi zulüm uyguladı. Aslında, tüm Batılı ülkeler Meng davasının asıl yüzünü çok iyi biliyordu. Kanada, Çin hükümetinin büyük baskıları sonrasında ABD’yle giriştiği siyasi oyunu devam ettirmek istemedi, Meng’i serbest bırakmayı seçti.

Kanada’da yakında başbakanlık seçimi düzenlenecek. Çin ve Kanada arasındaki ilişkilerin düzeltilmesi, Justin Trudeau’nun başbakanlık görevine devam edebilmesine de faydalı olacak. Kanada’daki iş çevreleri de Çin’le ekonomik işbirliğini korumak istiyor. İş insanlarının desteğini almak Trudeau için çok önemli.

ABD’nin Çinli teknoloji şirketinin üst düzey bir yöneticisine siyasi zulüm uygulaması, uluslararası toplumda da çok kötü bir etki yarattı. Artık dünyayı gezen iş insanlarının güvenliğinin tehlikede olduğu algısı doğdu. Washington yönetimi, Meng davasından bir ders almalı: ABD, çirkin komplolarla Çin’in gelişmesini engelleyemeyecek. Dünya halkları da Meng davası sayesinde ABD’nin çirkin yüzünü gördü. Meng davası, ABD’nin alnından asla silinemeyecek bir siyasi lekeye dönüştü.

Meng Wanzhou, Çin’e gidecek uçağa bindikten sonra sosyal medya hesabından “Güçlü vatanım olmasaydı serbest kalamazdım.” ifadelerini paylaştı.

Çin Komünist Partisi’nin liderliğinde, Çin ekonomisi hızla gelişti. Meng, devletin güçlü himayesi sayesinde güvenli bir şekilde ülkeye döndü. Tabii ki, Çin hükümeti, hiçbir Çin vatandaşının başka ülkelerin siyasi zulmüne uğramasına izin vermeyecek. ABD, siyasi komploları aracılığıyla Çin’in bilimsel ve teknolojik gelişmesini engelleyemeyecek.

Yorumlar

yorum