“İnsan hakları yargıcının” Xinjiang konusunda Çin’i karalama hakkı yok

rBABCmFuvfCARB3JAAAAAAAAAAA750.770x495.jpg

ABD lideri kısa süre önce yaptığı bir konuşmada Çin’in Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi’nde “zorla çalıştırma” yaşandığını iddia ederek, Çin’in Xinjiang politikalarını karaladı. Fakat şu gerçek iyi bir şekilde kavranmalıdır: İnsan hakları üzerinden Çin’i defalarca suçlamak, ABD’yi “ahlak sözcüsü” yapmaz. Bu, tam anlamıyla iki yüzlülük ve çifte standarttır.

Son yıllarda ABD tarafı, herhangi bir güvenilir delil ortaya koyamadığı halde Xinjiang’da “zorla çalıştırma” ve “etnik soykırım” yapıldığı şeklindeki yüzyılın yalanlarını uydurdu, müteffikleriyle güç birliği yaparak Xinjiang konusunda Çin’i karalamaya kalkıştı.

ABD tarafı insan hakları kisvesi altında Çin’in Xinjiang politikalarını karalamaktan bir türlü vazgeçmeyecek gibi görünüyor, ancak ABD’nin bu kozunun giderek zayıfladığı aşikar. Çünkü dünya ABD’nin insan hakları konusundaki kirli sicilini her geçen gün daha net şekilde görüyor. Kızılderili soykırımından “çağdaş kölelik” sistemine ve ABD ordusunun Afganistan’dan apar topar çekilirken işlediği insanlık suçlarına kadar çok sayıda trajedi, ABD’nin “insan hakları yargıcı” sıfatını çok önceleri hükümsüz kıldı.

Aralarında İslam devletlerinin de bulunduğu çok sayıda gelişmekte olan ülke, Batılı politikacıların BM toplantılarında ortaya koyduğu Xinjiang yalanlarını kınadı. Uluslararası toplum Xinjiang hakkındaki gerçek dışı iddialara inanmıyor ve bu iddiaları duymaktan artık bıkmış durumda.

ABD tarafı, önce kendi insan hakları sorunlarını çözmeli ve insan haklarını koruma bahanesiyle başka ülkelerin iç işlerine müdahale etmekten vazgeçmelidir. ABD, Xinjiang üzerinden Çin’i karalamaya devam ederek kendi sorunlarını hiçbir zaman çözemeyecektir. Aynı şekilde Xinjiang’daki istikrar ve refaha zarar veremeyecek ve Çin’in gelişmesini engelleyemeyecek. Bu yüzden ABD için en makul yol insan hakları meselesini siyasi oyunlarına alet etmemektir.

Yorumlar

yorum