İklim değişikliğiyle mücadele “gerçek anlamda çok taraflılık” gerektiriyor

 

Ren Jie, CRI Haber Merkezi

Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, dün İklim Zirvesi’ne video konferans yöntemiyle katılarak bir konuşma yaptı.

Xi Jinping, konuşmasında doğa ile insan arasında yaşam ortaklığı oluşturulması çağrısında bulunarak, bu hedefe ulaşmak için bazı öneriler ileri sürdü.

Cumhurbaşkanı Xi’nin özellikle çok taraflılık ve ortak ancak farklılaştırılmış sorumluluklar ilkelerinde ısrar edilmesi çağrısı, insanlığın iklim değişikliğiyle mücadelesi için güçlü ve gerçekçi bir aydınlanma niteliği taşıyor.

Dünya Meteoroloji Örgütü’nün geçtiğimiz günlerde yayımladığı raporda, 2020 yılının, tarihin en sıcak üç yılından biri olduğu belirtildi. Sel, kuraklık ve fırtına gibi iklim felaketlerinin yanı sıra, etkisini hâlâ sürdüren COVID-19 salgını, dünya genelinde 50 milyon kişiye çifte darbe indirirken tahıl güvenliği gibi krizleri de tırmandırdı.

Böylesine ciddi bir durum karşısında dünya liderlerinin son zirvede iklim değişikliğiyle mücadele konusunda fikir alışverişinde bulunması ve atacakları adımları dillendirmesi tam zamanında gerçekleştirilen ve gerekli bir girişim.

Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, geçen yıl düzenlenen BM 75. Genel Kurulu’nda, Çin’in 2030 yılından önce karbondioksit emisyonunda zirveye ulaşmayı ve 2060 yılından önce de karbon nötrlüğü elde etmeyi hedeflediğini açıklamıştı.

Çin’in bu iki hedefe ulaşmak için belirlediği zaman diliminin gelişmiş ülkelere kıyasla çok daha kısa olması, ülkenin daha büyük ve zorlu çabalar harcaması gerektiği anlamına da geliyor.

Cumhurbaşkanı Xi, zirvede, uygun koşullara sahip bölgeler ile başlıca sektör ve işletmelerin karbondioksit emisyonunda zirveye ulaşmalarına destek verilmesi, önümüzdeki beş yılda kömür tüketimindeki artışın sıkı şekilde kontrol edilmesi ve ulusal karbon piyasasında çevrim içi ticaretin başlatılması önerilerini ortaya koydu.

Tüm bunlar, Çin’in iklim hedeflerine ulaşmak için net bir yol haritası izlediğini gösteriyor.

Bunun dışında, ABD, Japonya ve Avrupa da karbondioksit emisyonu hedeflerini açıkladı.

ABD Başkanı Joe Biden, 2030 yılı itibarıyla ülkenin sera gazı salınımı miktarının 2005 yılına kıyasla yüzde 50-52 azaltılacağı taahhüdünde bulundu. Bunların çok olumlu taahhütler olduğunu kimse inkâr edemez; ancak önemli olan, somut adımlar atmak…

Dünya, geçtiğimiz yıllarda iklim değişikliğini göğüsleme sürecinde yerinde saydı. Bunun nedeni ise başında ABD’nin bulunduğu Batılı ülkelerin yükümlülüklerini yerine getirmeyi reddetmesi. Bilhassa, eski ABD yönetiminin tek taraflı olarak Paris Anlaşması’ndan çekilmesi bu alandaki küresel işbirliğinin önüne büyük engeller koydu. Biden’in göreve geldikten sonra anlaşmaya dönme kararı almasına ise uluslararası toplum hem olumlu hem de temkinli yaklaşıyor.

Bazı uzmanlar, ABD’nin çok taraflılık mekanizmasına dönme yoluyla iklim yönetişiminde liderliği ele geçirmeyi hedeflemesinin endişe verici olduğunu düşünüyor. Uzmanlar, Washington’un karbondioksit emisyonunu azaltma hedefinin arkasında Çin’e baskı yapmanın yattığı kanısında.

Cumhurbaşkanı Xi Jinping, zirvedeki konuşmasında, tüm ülkelere uluslararası hukuk doğrultusunda, adalet ve hakkaniyet temelinde etkili eylemlerde bulunma, merkezinde BM’nin bulunduğu uluslararası sistemi koruma, BM İklim Değişikliği Çerçeve Anlaşması ve Paris Anlaşması’nın amaç ve ilkelerine uyma çağrısında bulundu. Bunların, başta Batılı ülkeler olmak üzere tüm dünyanın iklim değişikliğiyle mücadelede izleyeceği temel ilkeler olması gerekiyor.

Bunun yanında, kalkınma aşaması, ekonomik durum ve teknolojik yöntemlerin zenginliği açılarından var olan farklılıklar düşünüldüğünde, gelişmekte olan ülkelerin, gelişmiş ülkelerle eşit sorumluluk ve yükümlülükler üstlenmesini beklemek adil değil.

Özellikle de salgının etkisi nedeniyle gelişmekte olan ülkeler daha çok zorlukla karşılaşıyor. Ortak ancak farklılaştırılmış sorumluluklar ilkesi, küresel iklim yönetişiminin temeli olarak daha da sağlamlaştırılmalı.

Xi Jinping, konuşmasında, “Gelişmiş ülkeler, daha büyük cesaret göstermeli ve daha çok somut eylemlerde bulunmalı. Gelişmiş ülkeler, ayrıca gelişmekte olan ülkelerin iklim değişikliğiyle mücadele kapasitelerini yükseltmelerine yardımcı olmalı, bu ülkelere sermaye ve teknoloji desteği sağlarken yeşil ticaretin önünde bariyerler oluşturmaktan kaçınmalı.” ifadelerini kullandı.

Xi’nin konuşması tüm dünyaya şu mesajı verdi: Birbirimizi suçlamak yerine işbirliği yapmalıyız, verdiğimiz taahhütleri yerine getirmeliyiz.

Yorumlar

yorum