Hong Kong’da gerçeklerin üstü örtülüyor

news_922298450900e444ff18283125e71690-750X422.png

Hong Kong’da yaşanan şiddet olayları dozunu artırmış durumda. Göstericilerin işgal ettiği Hong Kong Politeknik Üniversitesinde yaşanan çatışmalar dünya medyasında yankı uyandırdı. Göstericilerin polislere demir uçlu oklarla saldırdığı görüldü. Daha önce birçok vatandaşın ağır yaralanmasına ve ölümüne sebep olan sözde demokrasi savaşçıları bir eğitim yuvasını savaş alanına dönüştürdü. Avustralya merkezli “The Australian” gazetesi olayları değerlendirdi.

Hong Kong Özel İdari Bölgesinin Kowloon bölgesindeki üniversitelerde olaylar şiddetini artırdı. Hong Kong Politeknik Üniversitesinde maskeli öğrenciler polislere ve sivillere, keskin uçlu oklar kullanarak saldırdı. Okulun laboratuvarlarında hazırladıkları yanıcı maddeleri şişelere doldurup polislere karşı silah olarak kullandılar.

Hong Konglu bir avukat olaylar karşısında gazetecilere bağırarak, “Siz gazetecisiniz ve şimdi bunun çoğundan siz sorumlusunuz. Kameralar gerçekleri yansıtmıyor. Göstericilerin şiddetini çekmiyor. Bu vandalizmi demokrasi kahramanlığı olarak gösteriyor. Medyanın gerçekleri göstermemesi bu insanlara cesaret sağlıyor. Bunca işlenen suçtan kolayca kurtulabileceklerini sanıyorlar.” diyerek öfkesini dile getirdi.

MAFYA KURALLARI

Konuşma kayıtları yayımlanamıyor ve göstericiler bir mafya kuralı benimsemiş durumda. Göstericiler aleyhinde konuşan herkes ağır şekilde darp ediliyor.

Gençler protestolara katılmak için evden kaçıyorlar. Okullar kapalı ve 10 yaşın altındaki çocuklar ön saflarda yer alıyor.

1997 İngiltere kolonisi olmaktan çıkan Hong Kong, ilk kez böyle olaylara sahne oluyor. Kargaşa yaratmak için ortada çok sayıda katalizör var. Gençlere gelecek kaygısı yüklenmesi, Hong Kong hükümetine öfke aşılanması ve birileri tarafından Çin’in bir parçası olmama ve demokrasi söylemleri. Bunlar kaosu tetikleyecek sebepler arasında. Oluşturulan öfke kontrolsüz olduğu için uzun vadeli bir tehdit oluşturuyor.

CİNAYET İŞLEYECEK KADAR CESARETE BÜRÜNDÜLER

Protestocular, Çin anakarasını destekleyen vatandaşları öldürme teşebbüsüne gidecek kadar cesur hale dönüştü. Yaşlı bir adam maskeli gençlere şiddeti bırakıp okullarına dönmeleri gerektiğini söylerken kameralar önünde üzerine yanıcı madde dökülerek canlı canlı ateşe verildi. Bir anda alevler içinde kalan yaşlı adam çevredekilerin yardımı ile söndürülürken, oluşan yanıklar sebebi ile yoğun bakım ünitesinde yaşam mücadelesi veriyor. Bu olayın videosunun hızla yayılmasının ardından olayı yapanlar göz altına alınarak tekrar serbest bırakıldı. Bu bürokrasi suçlulara cesaret veriyor.

Öte yandan, yaşlı bir adam göstericilerin attığı taş ile öldürüldü. Bu cinayette taşın nereden ve kim tarafından attığı bilinmezken, göstericilerin maske kullanması kimlik tespitini zorlaştırıyor.

MANDARİN ÇİNCESİ KONUŞULANLAR ÖLDÜRESİYE DÖVÜLÜYOR

Hong Kong Polisi Sözcüsü Kwok Ka-chuen, pazartesi günü düzenlediği basın toplantısında, “Bir üniversitenin genç yetenekler için bir bilim yuvası olması gerekiyordu ancak maalesef suçlu ve isyancılar için bir savaş alanı haline geldi.” dedi.

Hong Kong’a özgü kanton dili dışında Mandarin Çincesi ile konuşmak öğrenciler arasında korkulacak hale geldi. Halka açık yerlerde Mandarin konuşan gençler isyancılar tarafından öldüresiye dövülüyor. Sopaların ve taşların kullanıldığı olaylarda masum insanlar ağır şekilde yaralanıyor. Şu ana kadar kullanılan suç aletleri, taş, tuğla, molotofkoktely, demir sopalar, beysbol sopası ve son olarak sivri uçlu oklar yüzünden çok sayıda polis ve vatandaşın hayatı tehlike altında.

BATI MEDYASI KAOSU KÖRÜKLÜYOR

Protestocular Batı medyası ile sürekli temas halinde kalarak Hong Kong’da demokrasi mücadelesi ve kararlılıklarından bahsetti. Bununla birlikte söz demokrasi arayışı şiddet ve saldırganlığa dönüştü. Batı medyası bu şiddeti görmezden gelerek, çetelerden özgürlük ve demokrasi savaşçısı olarak bahsetti.

South China Morning Post baş editörü Yonden Lhatoo cesurca şöyle yazdı:

“Bugünlerde şehrimizin yıkılmasına karşı yüksek sesle bir şeyler söyleyebilecek cesareti olan insan sayısını parmaklarınızla sayabilirsiniz. Gerçek şu ki, sokaklarda akan kandan sarhoş olmuş binlerce genç var. Avukatlar, öğretmenler, doktorlar ve sürekli parlayan hükümet karşıtı hareketin ön cephesindeki tüm ayrılıkçılar birileri tarafından parlatılıp destekleniyor.”

İNSANLAR KORKU VE BASKI ALTINDA

Hong Kong’un en büyük restoran gruplarından birinin varisi olan iş kadını Annie Wu Suk-ching protestolara karşı konuştuktan restoranlarının yağmalandığını ve boykot edildiği kaydedildi. Wu, ulusal medyada ve Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi’nde konuşmuş, küçük bir grup protestocuyu “sistematik ve hesaplanmış şiddet içeren eylemler” nedeniyle eleştirmişti.

Hong Kong hükümetindeki bürokratik hatalar senaryoları kötü yöne çekiyor. Pratik deneyim eksikliğinin korkunç bir krizi nasıl daha da kötüleştirebileceğini tartışılırken, insanların hayatı tehdit altına giriyor.

Dünyanın mucize ekonomilerinden ve finans merkezlerinden biri olan Hong Kong ateşe atılıyor. Protestocular şu anda Hong Kong’un düşmanı, ancak çok az kişi bunu söylemeye cüret ediyor.

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum