Gerçek demokrasi, halkın devletin sahibi olmasıdır

rBABDGGPnDqAGOKMAAAAAAAAAAA890.1000x563.jpg

Bir devletin demokratik sisteminin iyi olup olmadığını değerlendirmede esas olarak halkın devletin sahibi olup olmadığı kriterine bakılmalıdır.

İspanya’da yayın yapan El Pais gazetesi resmi internet sitesinde kısa süre önce yer alan bir makalede, günümüzde Batılı ülkelerde vatandaşlar oy verme gibi siyasi haklara sahip olsa da bu hakların siyasi karar alma sürecini etkileyebilecek bir işlev arz etmediği, çünkü yetki tabakasının siyasi karar almak için kamu dışında birçok yönteme başvurabileceği bildirildi.

Makalede yer alan görüş, Batı demokrasisinin özünü açığa çıkarıyor. Dünya artık Batılı ülkelerin övündükleri “seçime dayalı demokrasi”nin, aslında zenginlerin bir siyasi oyunu olduğunu, gerçek anlamda demokrasiyi temsil etmediğini net şekilde görüyor.

Peki, gerçek anlamda demokrasi nedir? Kısa süre önce düzenlenen Çin Komünist Partisi 19. Merkez Komitesi 6. Genel Toplantısı bitiminde yayımlanan tebliğde, Çin’de demokratik siyaset inşasına dair uygulamalar özetlendi ve tam süreçli halk demokrasisinin geliştirileceğine ve halkın devletin sahipliği konumunun garanti altına alınacağına vurgu yapıldı. Bu formattaki demokrasi sayesinde uluslararası toplum Çin’deki demokratik sistemi etkin şekilde kavrayabildi.

Bir ülkenin demokratik olup olmadığı hakkında en çok söz hakkı sahibi olan, o ülkenin halkıdır. ABD’li bir araştırma şirketi tarafından yapılan en son ankete göre, Çin halkının iktidar partisi ve hükümetten memnuniyet oranları sırasıyla yüzde 95 ve yüzde 98 seviyesinde. Bu, Çin halkının demokratik haklardan faydalandığına en iyi kanıttır.

Aslında demokrasi Batılı ülkelerin patenti değildir, tüm dünya ülkeleri kendi şartlarına uyan demokratik gelişme yolunu seçme hakkına sahiptir. Çin halkı ÇKP liderliği altında, devletin sahibi olmak önşartıyla, demokrasi yolunda kararlılıkla ilerleyerek daha güzel bir geleceği kucaklayacaktır.

Yorumlar

yorum