Dünyanın en büyük serbest ticaret bölgesi neden çok cazip?

rBABCmHQN8mASneoAAAAAAAAAAA446.1024x683.770x514.jpg

2022 yılının ilk gününde Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklık (RCEP) resmen yürürlüğe girdi. Böylece, en büyük nüfusa, en büyük ekonomik ve ticari ölçeğe ve en büyük potansiyele sahip serbest ticaret bölgesinin kuruluşu ilân edildi. RCEP, dünya genelinde 2,2 milyar nüfusu kapsıyor ve küresel Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’nın (GSYİH) yaklaşık yüzde 30’unu oluşturuyor. Yürürlüğe giren ilk ülkeler arasında 6 ASEAN ülkesi ile Çin, Japonya, Yeni Zelanda ve Avustralya bulunuyor. Güney Kore, 1 Şubat’ta uygulamaya katılacak. Günümüzde “beklenti” kelimesi bölgedeki işletmelerin ortak sesi haline gelmiştir.

Kamboçyalı e-ticaret şirketi Smile Shop CEO’su Li Xi RCEP’in üye ülkelerden ürünlerin Kamboçya’ya daha düşük bir maliyetle girmesini sağladığını ve yerel e-ticaret platformlarının geliştirilmesine faydalı olacağını ifade etti. Japon şirketi Yanmar Motor (Shandong) Şirketi’nin müdürü Wang Ping, anlaşmanın hizmete girdiği ilk yılda Japonya’dan ithal edilen motor filtreleri için vergi oranının yüzde 5’ten sıfıra indirileceğini ve böylece yaklaşık 2 milyon yuan tutarındaki ithalat maliyetinden tasarruf edilebileceğini kaydetti. Endonezyalı ayakkabı fabrikası Gino Mariani, RCEP sayesinde markalarının dışarı açılmasını ve daha geniş bir pazara girmesini ümit ettiğini dile getirdi.

RCEP hem daha fazla yabancı ürünün ithal edilesini, hem de daha fazla yerel şirketin ülke dışına ihracat yapmasını sağlayacaktır. Bunun yanı sıra, RCEP’in yürürlüğe girmesinin getirdiği doğrudan etkiler, bölgesel ekonomik entegrasyonun hızlandırılması, katılımcı ülkelerin teşebbüsleri için daha geniş bir pazar sunulması, daha iyi bir iş ortamı ve daha zengin ticaret ve yatırım fırsatlarının getirilmesidir.

Kapsamlı, modern ve yüksek kaliteli ticaretin kapıları açıldı   

RCEP yürürlüğe girdikten sonra, bölgedeki malların yüzde 90’ından fazlası kademeli olarak sıfır tarifeye ulaşacak. Bunun yanı sıra, RCEP, hizmet ticareti, yatırım, fikri mülkiyet hakları, e-ticaret ve diğer konularda ilgili düzenlemeleri yapmıştır ve tüm göstergelerde dünyada ilk sıralarda yer almıştır. RCEP, kapsamlı, modern ve yüksek kaliteli bir ekonomik ve ticari anlaşmadır. ASEAN medyasında yer alan haberlerde, RCEP’in bölgesel ekonominin yeniden toparlanmasını teşvik eden bir lokomotif olduğuna değinildi. Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD), RCEP’in küresel ticaret için yeni bir ağırlık merkezinin doğuşuna neden olacağı görüşünde.

Söz konusu yeni ağırlık merkezi, salgınla mücadele eden küresel ekonominin toparlanmasına olan güveni önemli ölçüde artırmıştır.

UNCTAD tarafından yapılan tahminlere göre, düşük tarifeler, RCEP üye ülkeleri arasında yaklaşık 17 milyar ABD Doları tutarındaki ticareti teşvik edecek ve bazı üye olmayan ülkelerin ticaretini üye ülkelere çekecek. Üye ülkeler arasındaki ihracat hacmi 42 milyar ABD Doları artırılabilecek, bu miktar yüzde 2’lik bir artış anlamına geliyor. UNCTAD analistleri Alessandro Nicita ve Mesut Saygılı, imza attıkları bir makalede, RCEP’in uygulanmasının üye ülkelerin ticaret esnekliğini artırabileceğini ve salgından dolayı etkilenen küresel ticaretin aşağı yönlü risklerini önleyebileceğini dile getirdi.

Çin için, RCEP’in uygulanması, dışa açılmada yeni bir kilometre taşıdır. RCEP’in mal ticareti, hizmet yatırımları ve düzenlemeler gibi çeşitli alanlardaki açıklık düzeyi, Çin’in Dünya Ticaret Örgütü’nde (DTÖ) vaat ettiği açıklık düzeyinden yüksektir. RCEP’in uygulanması, Çin’in kurumsal açıklık yolunda bir adım daha ilerlemesini ve Çin’i çifte sirkülasyona bağlayan bir bağlantı ve köprü haline gelmesini sağlayacaktır. Bu, yalnızca Çin’in ekonomik büyümesine yeni bir ivme kazandırmakla kalmıyor, aynı zamanda dünyanın Çin’in kalkınma temettülerini paylaşması için yeni bir platform sunuyor.

Daha da önemlisi, RCEP’in uygulanması, uluslararası toplumun açık işbirliği ve serbest ticaretini destekleme konusundaki güçlü isteğini gösteriyor. Bu anlaşma, çok taraflılık ile korumacılık arasındaki rekabette tam bir zaferdir. RCEP’in uygulanması, korumacılık ve tek taraflılığın insanlar tarafından destek görmediğini, çok taraflılığın ve serbest ticaretin genel eğilim olduğunu göstermiştir.

Dünyanın en büyük ikinci ekonomisi olan Çin, her zaman tarihin doğru tarafında yer alıp, çok taraflılığı, hakkaniyeti ve adaleti kararlılıkla savunmuştur ve daha fazla ülkenin kalkınma yolundaki ortağı olmuştur. Gelecekte Çin, ultra büyük ölçekli pazar avantajlarından ve iç talebin potansiyelinden daha iyi yararlanarak, bölgesel ortaklarıyla birlikte bölgesel ekonomik ve ticari “pasta”yı genişletecek ve daha fazla şirketin Çin pazarındaki fırsatları paylaşmasını ve daha fazla tüketicinin somut faydaları elde etmesini sağlayacaktır.

Yorumlar

yorum