Dünya niçin Çin’deki bu küçük kasabaya giderek daha çok kulak veriyor?

Liu Dong, CRI Haber Merkezi

Günümüzde Asya’nın durumu, eskiye göre çok farklı. Asya’nın dünya ekonomisindeki payı 1990’lu yıllarda yüzde 30 iken, 2019 yılında yüzde 41’e yükseldi. Bununla beraber, kıtanın küresel etkisi de küresel meselelerdeki sesi de giderek yükseliyor. 20 yıl önce kurulan Boao Asya Forumu, Asya’nın “dinlemek isteyen” bir aktörden “sözüne kulak verilmek istenen” bir aktöre dönüşme sürecine tanıklık etti.

Çin’in güneyinde yer alan küçük bir kasaba olan Boao, Asya’nın en etkili ekonomik forumuna evsahipliği yaparak dünyaya ün saldı. Dün başlayan Boao Asya Forumu, yılın başından bu yana dünya genelinde fiziki olarak düzenlenen ilk büyük çaplı uluslararası toplantı olma niteliğini taşıyor. Foruma 60’tan fazla ülke ve bölgeden 2 bin 600’ü aşkın konuk katılıyor.

Peki, dünya neden gün geçtikçe daha çok Çin’in bu küçük kasabasından çıkan seslere kulak veriyor?

Her şeyden önce, dünyanın güven arayışı önemli bir neden. Günümüzde salgınla mücadele için alınan etkili önlemler sayesinde Asya ülkelerinin çoğu salgının ekonomilerine getirdiği olumsuz etkilerden sıyrılmaya başladı. Boao Asya Forumu’nun ilk gününde yayımlanan “Asya Ekonomisinin Görünümü ve Entegrasyon Süreci” başlıklı raporda, 2020 yılı için Asya kıtasının ekonomisinin yüzde 6,5’in üzerinde büyüyeceği tahmininde bulunuldu.

Forumun fiziki olarak düzenlenmesi de Asya’nın salgının üstesinden gelme ve ekonomik toparlanma konusundaki güveninin bir yansıması. Reuters’in tahminlerine göre, 2030’lu yılların ortasında küresel ekonomik faaliyetlerin yarısından fazlası Asya’da gerçekleşecek.

Bununla beraber, dünya işbirliği fırsatları arıyor. Asya, dünyanın en canlı ve en büyük potansiyele sahip bölgelerinden biri olarak, küresel ekonomik sistemin sınırsız canlılığa sahip bir piyasası ve tüketicisi hâline geldi.

Son 20 yılda, Asya’nın uluslararası arenadaki ekonomik konumunun yükselişi, Çin’in katkılarından ayrı düşünülemez. Çin ekonomisi, onlarca yıldır hızla gelişerek, kıtanın kalkınmasının önemli itici gücü oldu. Çin, COVID-19 salgını sonrasında da Asya’nın yeniden canlanmasının motoru rolünü oynuyor.

Dünya Bankası’nın tahminlerine göre, bu yıl Doğu Asya ve Pasifik bölgelerinin ekonomik büyümesi yüzde 7,4’e ulaşacak. Ancak, Çin ekonomisi dışarıda tutulursa söz konusu oranın yüzde 4,4’e ineceği belirtiliyor.

Öte yandan Çin, bir yandan kendini geliştirirken, diğer yandan küreselleşmeye kucak açıyor. Dışa açılmayı genişletmede ısrar ederek, bölgesel ekonomik entegrasyon sürecini sürekli hızlandıran Çin, bölge ekonomisinin entegre şekilde kalkınmasına büyük canlılık sağlıyor.

Çin-Laos Demiryolu ve Cakarta-Bandung Hızlı Demiryolu gibi Kuşak ve Yol kapsamında gerçekleştirilen işbirliği projeleri, Asya ülkelerinin halklarına büyük fayda getiriyor.

Bunun dışında, Çin’in Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklık (RCEP) anlaşmasıyla ilgili görüşmeleri hızlandırarak, iç onay prosedürünü tamamlayan ilk ülke olması da bölgesel ticaret ortaklığını güçlü bir şekilde derinleştirerek, ortak kazanç için daha fazla fırsat yaratacak.

Çin, üç yıl önceki Boao Asya Forumu’nda dışa açılmayı genişletme, Asya ve dünya için güzel bir gelecek yaratma yönünde sinyaller vermişti. Bugün de tüm dünya, bu önemli pencere aracılığıyla Çin’in sunacağı yeni katkı ve fırsatları bekliyor.

Yorumlar

yorum