Demokrasinin hangi türü gerçektir sorusunun cevabı Çin’in demokratik sisteminde

rBABCWGrXsOAZHhUAAAAAAAAAAA116.1080x699.jpg

İngiltere’deki Bath kentinin belediye başkan yardımcısı Yukteshwar Kumar, Çin’in demokratik sistemine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:

“Çin’in birçok köyünde incelemeler yaptım. Köylüler, köy merkezindeki büyük ağacın altında taburelere oturarak, köyün gelişimi hakkında tartışıyorlardı. Başlangıçta kavga eden köylüler, toplantı bittiğinde fikir birliğiyle mutlu bir şekilde vedalaşıyordu.”

Kumar’ın bahsettiği söz konusu durum, Çin’de “tabure demokrasisi” olarak nitelendirilir. Çin hükümeti tarafından bugün yayımlanan “Çin Demokrasisi” başlıklı beyaz kitapta, Çin’in demokrasi teorisi ile demokratik sisteminin içeriğine ve demokratik gelişimde kaydettiği başarılara yer verildi.

Demokrasinin gerçek anlamı halkın hakimiyetidir. Ancak, Batılı ülkeler çoktan beri seçimler ve siyasi partilerin rekabeti gibi ilkelerden oluşan Batılı seçim sistemini demokrasinin tek standardı olarak değerlendirmekte. Çin Komünist Partisi (ÇKP), kuruluşundan bu yana geçen 100 yılda şöyle bir deneyim elde etti: “Demokrasiyi gerçekleştirme şekilleri çoktur; ülkelerinin kendi durumuna uygun demokratik sistem, en iyi demokratik sistemdir. Önemli olan, halkın hakimiyetinin gerçekleştirilmesidir.”

Nijerya Çin Araştırmaları Merkezi Başkanı Charles Onunaiju ise basına verdiği demeçte, “Demokrasinin hangi türüne gerçek demokrasi denir? Aslında bu sorunun cevabında iki standarda bakmamız gerekiyor: Biri, halkın tatmin olup olmadığı, diğeri ise halkın hükümete inanıp inanmadığı.” diye konuştu. Onunaiju, Çin’in artık kendi şartlarına göre demokrasi ve yönetim formatına sahip olduğunu, Batılı ülkelerde gerçekleştirilen en son anketlerin sonuçlarına bakıldığında Çin halkının Çin hükümetinden duyduğu memnuniyetin her yıl yüzde 90’ın üstüne ulaştığının görüldüğünü ve bunun da Çin demokrasisinin canlılığının güçlülüğünü kanıtladığını dile getirdi.

Bazı Batılı ülkelere bakıldığında ise, bu ülkelerin demokrasisinin sadece seçim zamanlarında ayakta olduğu, seçim döneminin ardından da uykusuna döndüğü biliniyor. Bu tarz demokrasilere gerçek demokrasi demek mümkün değil. Ancak böyle bir ülke sözde “Demokrasi Zirvesi’ne” ev sahipliği yapmaya kalkışıyor. Bu girişim hiç kuşkusuz uluslararası toplumdaki en büyük alay konusu.

Yorumlar

yorum