Çin’in AB’nin en büyük ticaret ortağı olması çağın eğilimine uygun

rBABCmAvtpGAN8xOAAAAAAAAAAA890.2048x1366.770x514.jpg

Valladolid Belediye Başkanı Oscar Puente, kısa süre önce verdiği demeçte, “Tarım ürünlerini Çin’e satabiliriz, bununla beraber Çin’den ham madde ve tarım ürünleri getirip İspanya’daki diğer kentlere gönderebiliriz.” ifadelerini kullandı.

Valladolid’den geçen Çin-Avrupa yük treni seferleri, kente büyük kalkınma fırsatları getiriyor.

2020 yılında Çin-Avrupa yük treni seferlerinin sayısı önceki yıla göre yüzde 50 artarak 12 bin 406’ya ulaştı. Eurostat tarafından kısa süre önce açıklanan verilere göre, Çin, 2020 yılında ABD’yi geride bırakarak, AB’nin en büyük ticaret ortağı hâline geldi. Bunun yanında, AB’nin ilk 10 ticaret ortağı arasında, iki yönlü ticaretinde büyüme kaydettiği tek ülke de Çin oldu.

Dikkate değer başka bir nokta ise 2020 yılında AB ve ABD arasında gerçekleşen ticaret hacminde iki yönlü düşüş yaşanması. Geçen yıl AB’nin ABD’den ithal ettiği mal hacmi bir önceki yıla göre yüzde 13,2, ABD’ye yaptığı ihracat da yüzde 8,2 geriledi.

Alman basınında yer alan haberlerde, bu gelişmenin sebebinin, eski ABD yönetiminin AB’nin bazı ürünlerine uyguladığı ek tarifeler ve AB’nin buna yaptığı misillemeler olduğu ifade edildi.

Verilere daha ayrıntılı şekilde bakıldığında, geçen yıl AB’nin Çin’den yaptığı ithalatın bir önceki yıla göre yüzde 5,6 artarak 383 milyar 500 milyon avroya, Çin’e yaptığı ihracatın ise yüzde 2,2’lik artışla 202 milyar 500 milyon avroya ulaştığı görülüyor.

Alman basınında çıkan haberlere göre, geçen yıl AB’nin Çin’den ithal ettiği başlıca mallar arasında mobilya, tıbbi malzemeler, elektronik ürünler, tekstil ürünleri, oyuncaklar ve bisikletler bulunuyor. Çin’in AB’den ithal ettiği başlıca mallar arasında ise makineler, nakliye donanımları ve kimyasal ürünler yer alıyor.

AB ülkelerinin salgınla mücadelede kullanılacak malzemelere ve elektronik ürünlere yönelik güçlü talebinin, Çin’in AB’ye ihracatını canlandırdığını söylemek mümkün.

Öte yandan, Çin’de salgının hızla kontrol altına alınması ve üretimin kısa süre içinde yeniden başlaması sayesinde süratle toparlanan iç tüketim, Avrupa ülkelerine, başta otomobil olmak üzere farklı ürünlerini Çin piyasasına satma imkânı tanıdı. Örneğin, salgına rağmen, geçen yıl Audi’nin Çin’deki satışları ilk defa 720 bin adedi geçti.

Tabii, Çin’in AB’nin en büyük ticaret ortağı olmasında iki tarafın ortak siyasi çabalarının da önemli rol oynadığı unutulmamalı. Çin, geçen yıl sınır kapılarındaki işleyişi iyileştirme, işletmeler için maliyetleri düşürme ve yeni ticaret modelinin gelişmesini hızlandırma gibi bir dizi tedbire başvurarak, dış ticarette endüstriyel zincir ile tedarik zincirini güvence altına aldı.

2020 yılının eylül ayında Çin ile AB arasında imzalanan “Çin-AB Coğrafi İşaretler Anlaşması” da tarım ürünlerinin karşı tarafın piyasasına girişi için büyük kolaylıklar getirdi.

2020 yılında Çin ile AB arasındaki ticaretin salgının etkilerine rağmen büyüme kaydetmesinin bir diğer nedeni de taraflar arasındaki ticari ilişkilerin temelinin sağlam olması.

Çin-AB ekonomik ve ticari ilişkileri onlarca yıllık süreçte istikrarlı bir şekilde gelişmeyi sürdürdü. 2019 yılı itibarıyla AB, art arda 16 yıldır Çin’in en büyük ticaret ortağı olurken; Çin de 15 yıl boyunca AB’nin en büyük ikinci ticaret ortağı konumunda yer aldı.

2020 yılında Çin’in AB’nin en büyük ticaret ortağı hâline gelmesi ve bilhassa da yıl sonunda Çin-AB Yatırım Anlaşması’na ilişkin müzakerelerin öngörülen tarihte tamamlanması ile birlikte ikili ticari ve ekonomik işbirliğinin geleceğine dönük iyimser yaklaşımlar daha da güçlendi.

İki taraftan şirketler, Çin-AB Yatırım Anlaşması’nın uluslararası üst düzeyli ekonomik ve ticari kurallarla entegre olduğunu, anlaşmanın tüm taraflara yarar getireceğini ve karşılıklı yatırımların artmasına dönük güveni yükselteceğini açıkladı.

Çin-AB Ticaret Odası tarafından yapılan son anketin sonuçlarına göre, AB ülkelerindeki şirketlerin yüzde 60’ından fazlası, Çin’deki yatırımlarını artırmayı planlıyor.

Çin ile AB arasındaki ekonomik ve ticari işbirliğinin kaydettiği hızlı gelişme, ekonomik küreselleşmenin geliştiği günümüzde, karşılıklı yarar ve ortak kazancın en doğru tercih olduğunu yansıtıyor.

2021, Çin’de 14. Beş Yıllık Plan’ın başlangıç yılı. Çin, yeni bir kalkınma modeli oluşturmaya ve yüksek nitelikli kalkınmasını hızlandırmaya çalışıyor. Bu hedefler, Avrupalı şirketler için daha fazla fırsat doğuracağı gibi, iki taraf arasında her alanı kapsayan işbirliğinin derinleştirilmesi için de daha büyük potansiyel yaratacak.

Dünya üzerindeki iki dev piyasa olan Çin ile AB arasındaki somut işbirliğinin derinleşmesi, hiç şüphesiz, salgın sonrasında küresel ekonominin toparlanmasına, küresel ticaretin güçlenmesine, yatırımların serbestliğinin ve kolaylığının ilerletilmesine ve açık bir dünya ekonomisi oluşturulmasına önemli katkılarda bulunacak.

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum