Çin’den ABD’nin “Xinjiang bahanesiyle Çin’i kontrol altına alma” komplosuna tepki

rBABDGHD6hmAbEP3AAAAAAAAAAA488.1024x623.770x469.jpg

Çin tarafından kısa süre önce yapılan açıklamaya göre, ABD’nin kendi yasaları uyarınca sözde Xinjiang’daki insan hakları bahanesiyle 4 Çinli yetkiliye yasa dışı yaptırımlar uygulamasına karşılık olarak, Çin “Yabancı Yaptırımlara Karşı Çıkma Yasası” uyarınca ABD’ye karşı önlemler aldı. Buna göre, ABD Uluslararası Dini Özgürlükler Komisyonu Başkanı Nadine Maenza, Başkan Yardımcısı Nuri Türkel, komisyon üyelerinden Anurima Bhargava ve James Carr’ın Çin ana karasına, Hong Kong ve Makao Özel İdari Bölgelerine girişleri yasaklanıp, ülkedeki mal varlıkları donduruldu.

Çin bu hareketle sadece ulusal egemenliği, güvenliği ve kalkınma çıkarlarını sağlam bir şekilde korumakla kalmıyor, aynı zamanda hegemonyacılığa ve güç politikalarına karşı net bir tavır sergileyerek, içişlerine müdahale etmeme ve egemen eşitlik prensiplerini kararlılıkla savunuyor.

ABD’nin ilgili Çinli yetkililere uyguladığı sözde yaptırım, tamamen yalanlara ve yanlış bilgilere dayanmaktadır ve ayakta kalamaz. Çin, oldukça uzun bir süredir Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi’nde terörle mücadelede önleyici tedbirlerin gerekliliğini, Xinjiang’ın refahı ve kalkınması hakkındaki gerçekleri defalarca açıkladı.

Ancak ABD’li politikacılar sağır ve dilsiz gibi davranarak siyasi komplolara dayalı yalanlar uydurdular ve “aktörler” çalıştırarak “asıl amacı hegemonya olan sahte insan hakları” sahnelerini kurarak, Çin’i temelinden sarsmaya çalışıyorlar.

Onlar, Xinjiang’ın gelişimini engellemeye ve “Xinjiang bahanesiyle Çin’i kontrol altına alma”ya ilişkin art niyetli hedeflerine ulaşmayı amaçlıyorlar.

İnsan haklarını bahane eden ABD’li yetkililer, ne kadar dedikodu yayarlarsa yaysınlar gerçeği gizleyemezler.

Xinjiang’da müslümanların camilerde ve kendi evlerinde normal dini faaliyetlerde bulunması yasalarla korunmaktadır.

Xinjiang’a giden birçok kişi, son yıllarda Xinjiang’daki dini mekanların koşullarının sürekli bir şekilde iyileştirildiğini gördü. Camilerde genellikle su, elektrik ve iletişim gibi tesislerin yanı sıra tıbbi hizmetler, elektronik ekranlar ve klimalar bulunuyor. Bu da dine inanan halkın yaşamını büyük ölçüde kolaylaştırıyor.

Xinjiang ile ilgili konularda her zaman tutarlı olan Çin, herhangi bir dış gücün buna müdahale etmesine asla izin vermeyecektir. Sözde “Xinjiang bahanesiyle Çin’i kontrol altına alma” komplosu başarısızlığa mahkûmdur.

ABD, Çinli yetkililere yönelik sözde yaptırımı mümkün olan en kısa sürede kaldırmalı, Xinjiang’ın ve dolayısıyla Çin’in içişlerine karışmayı durdurmalıdır.

ABD bu art niyetli yolda ısrar ederse, Çin durumun vahametine göre daha fazla tepki gösterecektir.

Çin’in bu kez aldığı karşı önlem, Çin’in sözünü yerine getirmesindeki kararlılığını yansıtmıştır. Hiç kimse Çin’in meşru haklarını ve çıkarlarını savunma kararlılığını ve iradesini küçümsememelidir.

Yorumlar

yorum