Çin öteden beri dünya barışını inşa eden bir güç

rBABDGF3ctyAChiwAAAAAAAAAAA649.1024x683.770x514.jpg

Hou Chen, CRI Haber Merkezi

Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping dün, Çin Halk Cumhuriyeti’nin BM’deki meşru konumuna yeniden kavuşmasının 50. yıldönümü vesilesiyle başkent Beijing’de düzenlenen toplantıda konuşma yaptı.

Xi konuşmasında, Çin’in barışçıl kalkınma yolunda ısrar ettiğini ve öteden beri dünya barışını inşa eden bir güç olduğunu vurguladı. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres de, dünya barışının ve kalkınmasının ilerletilmesinde önemli rol oynadığından ve bu çalışmalara kritik katkılarda bulunduğundan ötürü Çin’e teşekkür etti.

Çin Halk Cumhuriyeti’nin BM’deki meşru konumuna yeniden kavuşması, BM’nin temsiliyetini ve otoritesini arttırdığı gibi, dünyadaki barış ve adalet gücünün yükselmesini de sağladı. Çin 50 yıldan beri barış içinde bir arada yaşamanın beş temel ilkesini uygulayarak, hiçbir zaman bir savaş veya çatışma başlatmadı, diğer ülkelerin topraklarını işgal etmedi. Çin halkı, öteden beri diğer ülkelerin halklarıyla işbirliği yaparak, uluslararası adaleti ve hakkaniyeti korumak için çabalıyor.

BM’nin kurucu ülkelerden biri olan Çin, öteden beri siyasi anlaşmazlıkların barış yoluyla çözülmesini destekliyor ve uluslararası meselelerde güç kullanılmasına veya güç kullanılacağı tehdidinde bulunulmasına karşı çıkıyor. Çin’in bölgedeki önemli sorunların siyasi çözümüne aktif olarak katılması da uluslararası toplum tarafından takdirle karşılanıyor.

BM Güvenlik Konseyi’nin beş daimi üyesinden biri olan Çin, BM barış koruma misyonlarına 50 binden fazla personel gönderdi; BM’ye en çok aidat ödeyen ve BM’nin barış koruma misyonları için en çok bütçe payı ayıran ikinci ülke oldu.

Bununla birlikte Çin, uluslararası silah kontrolü ve silahsızlanma süreçlerine de aktif olarak katılıyor. Çin, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması da dahil olmak üzere 20’den fazla uluslararası silah kontrolü anlaşmasına ve mekanizmasına taraf. Bu örnekler, Çin’in barış koruma çabalarının lafta kalmadığını ve somut eylemlerle hayata geçirildiğini gösteriyor.

Çin konuya ilişkin açıklamalarında daima “kalkınma seviyesi ne kadar yükselirse yükselsin, asla hegemonya ve genişleme peşinde koşmayacağı” vurgusu yaptı.

Tıpkı Çin Cumhurbaşkanı Xi’nin dünkü konuşmasında ifade ettiği gibi, “İnsanlık, bir bütündür ve dünya da bir yurttur. Hiçbir kişi ve hiçbir ülke başkalarından ayrı kalamaz. İnsanlar el ele vererek, insanlığın kader ortaklığını oluşturmak için ilerleyip, birlikte güzel bir gelecek yaratmalı.”

Yorumlar

yorum