“Çin, Macao’daki ekonomiyi çeşitlendirmek adına adımlar atıyor”

news_f5ca64f65543dc13631b655e33461602-750X422.png

Araştırmacı yazar Faik Kavala, CRI Türk Türkiye’ye Macao Özel İdari Bölgesi’nin Çin egemenliğine geri dönüşünün 20. yıl dönümü ve Macao Özel İdari Bölgesi’nin genel durumu hakkında açıklamalarda bulundu.

Macao Özel İdari Bölgesi konusuna tarihsel perspektiften bakmak gerektiğini vurgulayan Faik Kavala, Çin’in tarihte büyük bir güç olduğuna işaret etti.

Çin tarihindeki Mançu Hanedanı’nın 19. yüzyıla gelindiğinde Sanayi Devrimi’ni henüz gerçekleştirmediği için zayıflamış bir görüntü verdiğini anlatan Kavala, Portekiz’in dünyanın ilk Batılı emperyalist güçlerinden biri olduğu bilgisini paylaştı.

“ÇİN’İN EN HASSAS OLDUĞU NOKTA, ‘TEK ÇİN’ POLİTİKASI”

Tarihte Çin’e gelip koloniler kuran ilk deniz aşırı imparatorluğun Portekiz olduğunu söyleyen Faik Kavala, Portekizlilerin 1557 yılında Macao bölgesine yerleştiğini anımsatarak, şunları kaydetti:

“Bu gelişmenin ardından Çin’in ‘eşitliksiz anlaşmalar’ olarak nitelediği birtakım anlaşmalar imzalanıyor. Bu anlaşmalar Çin’in zararına olurken emperyalist güçlerin çıkarlarını savunuyor. Bunları takip eden süreçte 1887 yılında Portekiz ile Pekin (Beijing) anlaşması imzalanıyor ve Çin, Macao üzerindeki bütün hakları Portekiz’e devrediyor. Bu durumu Çin’in bir yarası olarak nitelendirebiliriz. Çünkü Çin’in ‘Tek Çin’ politikası bulunuyor. Çin ile ilişkilerimizi sürdürürken bu politikayı iyi anlamamız gerekiyor. Çin’in en hassas olduğu nokta bu. Çin’in iddiası ve dileği şu: ‘Benim belli bir sınırım var. Tarihte ana kara içerisinde bulunan her yer Çin egemenliğine aittir. Buna Taiwan, Xinjiang ve Tibet’te dâhildir. Bu konuda herhangi bir şekilde ödün vermemiz söz konusu olamaz.’ Çin böyle söylüyor ve son derece haklı. Bununla birlikte Çin, çeşitli emperyalist güçler tarafından daha önceleri ele geçirilmiş olan birtakım bölgelerin tekrar kendisine devredilmesini istedi. Bu durum 1997’de Hong Kong’un İngiltere’den geri alınması ile beraber başladı. İki yıl sonra da Macao’nun Çin’e devri yapıldı. Çin, Çin Komünist Partisi (ÇKP) tarafından yönetilen bir ülke. Çin’deki sistem acaba Hong Kong ve Macao’daki sistem ile uyuşur mu? Bu durum dile getirildi. Çin de bu olaya ‘Bir Ülke İki Sistem’ formülüyle cevap verdi. Bu bölgelerin kendi içerisinde çeşitli yasaları ve kuralları olabilir ancak dışişlerinde tamamen Çin’e bağımlılar. İçişlerinde de ortak bir yönetim söz konusu. Bununla birlikte hem Hong Kong hem de Macao vatandaşlarının kendi pasaportları var. Çin’in ana karasındaki vatandaşlar bu bölgelere girerken bir tür turist vizesi almak zorundadırlar. Çin’i bir devletten ziyade bir uygarlık olarak düşünmek gerekli.”

Çin ana karasında kumarhane işletmelerinin kesinlikle yasak olduğunu dile getiren Kavala, kumarhane endüstrisinin Macao’da serbest olduğunu ve Macao ekonomisinde büyük yer tuttuğunu aktardı.

“ÇİN, MACAO’DAKİ EKONOMİYİ ÇEŞİTLENDİRMEK ADINA ADIMLAR ATIYOR”

Macao Özel İdari Bölgesi’nin dünyanın turizm gelirleri en yüksek olan 9. bölgesi olduğunu kaydeden, araştırmacı yazar Faik Kavala, sözlerine şunları ekledi:

“ÇKP’nin Macao bölgesi üzerinde sosyalist bir ideali var. Çin, dışa açılma politikasını Hong Kong’dan öğrendi ancak bu durum Çin’in kapitalist olduğu anlamına gelmez. Diğer yandan Macao ve Hong Kong’un da Çin’deki sistemden öğrenmesi gereken şeyler var. Macao’da kumar oynanması ve bundan bir gelir elde edilmesi aslında sosyalist etiğe çok uygun bir durum değil. Çin burada orta yolu bulmaya çalışıyor. Bölgedeki ekonomiyi çeşitlendirmek adına adımlar atıyor. Türkiye’de Çin’e turistik anlamda geziler düzenleyen acentelerimiz maalesef çok fazla değil ancak Çin’in içerisinde müthiş bir turizm canlılığı mevcut. Dünyanın en çok gezen insanları Çinliler ve bu insanlar en çok da Çin içerisinde seyahat ediyorlar. Bu anlamda Macao’daki kumar turizmini çeşitlendirmek adına yapılan girişimler söz konusu. Macao bölgesi kültürel bir turizme de açık bulunuyor. Macao’nun daha önce Portekizlilerin elinde olması sebebiyle, bölgede Akdeniz esintileri görülebiliyor. Bu bölge hem dünya vatandaşları hem de Çinli gruplar için gitgide bir turizm merkezi haline geliyor.”

“ÇİN’İN KUŞAK VE YOL İNŞASINA BAŞLAMASI DÜNYAYI RAHATSIZ ETTİ”

Hong Kong Özel İdari Bölgesi’nde yaşanan olaylara da değinen Faik Kavala, Hong Kong’da bu tip olaylar yaşanırken Macao’da yaşanmamasının sebebine ilişkin ise şunları söyledi:

“Hong Kong’daki göstericilerin ellerinde, Amerika Birleşik Devletleri (ABD), İngiltere ve İsrail bayrakları görüyoruz. İngiliz etkisi ve Portekiz etkisi birbirlerinden farklıdır. İngiliz etkisinin farklı olması, Liberalizm ile açıklanabilir. Hong Kong bu etkiye maruz kaldığı için zaten böyle bir potansiyele sahipti. 1945 ile 1949 arasında Çin’de, ‘kurtuluş savaşı’ adı verilen bir iç savaş meydana geldi. Bu savaş sonrası milliyetçilerin önemli bir kısmı Hong Kong’a yerleşti. Bu durumu, olayların alt zeminini oluşturan neden olarak gösterebiliriz. ÇKP’nin Hong Kong’da etkisinin artmasından rahatsız olabilecek kişiler her daim Hong Kong’da bulunmuştur. Çin’in Kuşak ve Yol Projesi’nin inşasına başlaması ve kendi modelini dünyaya sunması büyük bir rahatsızlığa yol açtı. Aynı anda hem Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi hem de Hong Kong Özel İdari Bölgesi’nde çeşitli sorunlar yaşanması tesadüf olarak nitelendirilemez.”

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum