Çin Dışa Açılma Yolunda Yeni Tedbirler Aldı

thumbs_b_c_d581ca69f40d60f1e8aef741a1c48cd8.jpg

 

14. G20 Liderler Zirvesi, 28 Haziran’da Japonya’nın Osaka kentinde başladı. Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping zirvede önemli bir konuşma yaptı. Xi konuşmasında zirveye katılan tarafları el ele vererek yüksek kaliteli bir dünya ekonomisi yaratmaya çağırdı. Xi, aynı zamanda Çin’in yakın zamanda piyasalarını daha açık hale getirmek üzere alacağı beş önemli tedbiri duyurdu. Bu konuşma, dünya ekonomisi ve küresel yönetişime yön verdi.

2009 yılında meydana gelen uluslararası finans krizinden bu yana 10 yıl geçti. Dünya ekonomisi yine bir yol ayrımıyla karşılaştı. Uluslararası Para Fonu Başkanı Christine Lagarde, daha önce yaptığı açıklamada geçtiğimiz iki yılda dünya ekonomilerinin yüzde 75’inin büyüme hızı artarken, bu yıl yüzde 70’inin büyümesinin yavaşlayacağını vurguladı. Büyümede görülen bu yavaşlama, bulaşıcı bir tür hastalık gibi toparlanmaya devam eden dünya ekonomisinin canlığını kaybetmesine yol açıyor. Dünya ekonomisinin geleceğinden de endişe duyulmasına neden oluyor. Bu durumda dünyadaki önemli ekonomilerin, yol kuşağında nasıl bir seçeneğe başvuracakları, kritik ve geleceği etkileyen bir önem taşıyor.

Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping’in konuşmasında, daha fazla dışa açılmak için açıkladığı beş tedbir şöyle sıralandı: Birinci olarak tarım, madencilik, imalat ve imalat sektörleri dışa daha da açılacak, 6 serbest ticaret pilot bölgesi kurulacak; İkinci olarak ithalat daha da artırılacak, gümrük vergileri daha da düşürülecek. Üçüncü olarak ticari faaliyet ortamı düzeltilerek 2020 yılının başından itibaren yeni yabancı yatırım yasası uygulanacak; Dördüncü olarak yabancı yatırım erişimiyle ilgili negatif listesi dışındaki kısıtlamalar tamamen kaldırılacak; Çin ile farklı ülkeler arasındaki ekonomik ve ticari müzakereler hızlandırılacak. Örneğin, Çin-AB Yatırım Anlaşması Görüşmeleri ve Çin-Japonya-Güney Kore Serbest Ticaret Anlaşması Görüşmeleri süreci hızlandırılacak.

Günümüzde bazı ülkeler, korumacılık ve tek taraflılığı savunurken, küresel sektör düzeni ve finansal istikrar zarar görüyor; bu nedenle dünya ekonomisindeki risk ve belirsizlik artıyor. Çin, G20 mekanizması çerçevesinde dışa açılmayı ilk ortaya koyan ülke olarak, dünya ekonomisi için olumlu bir sinyal verdi, küresel piyasaya olan güveni artırdı ve dünya halklarına ümit getirdi.

Son bir yıldır ABD’nin başlattığı ticari sürtüşmeye karşı Çin, dışa açılmak için bir takım tedbirler aldı ve böylece Çin ekonomisi sağlam adımlarla büyümeyi sağladı. Bu yılın ilk beş ayı içinde Çin ekonomisi istikrarlı bir şekilde büyüdü. Mal ticaretinin ihracat ve ithalat hacmi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4.1 artarak 12 trilyon 100 milyar yuanı buldu. Çin’de fiilen kullanılan yabancı yatırım hacmi yüzde 6,8 oranında artarak 369 miyar 60 milyon yuana ulaştı. Bu rakam, geçtiğimiz yılın aynı dönemine kıyasla 5 kat büyüdü. Demek ki, bazı ülkelerin gümrük vergisi uygulayarak ticari engeller yaratmaya çalışmalarına rağmen, Çin’in dışa açılmadaki kararlılığı sarsılmadı. Tam tersi, Çin reformlarını derinleştirerek dışa daha da açılarak kendi ekonomisini yüksek kaliteli büyüme modeline dönüştürdü. Söz konusu rakamlar, dışa açılmanın, ekonominin sağlıklı gelişimi için gerekli ve olmasa olmaz bir yöntem olduğunu gösterdi.

Dışa açık bir dünya ekonomisi için çağrı yapan Çin Cumhurbaşkanı Xi, daha önce zirvenin farklı ortamlarında dünya ekonomisinin sağlığını ve dinamiği korumak için dışa açık bir dünya ekonomisini kurma ve koruma çağrısında bulunmuştu. Çin’in bu dışa açılma deneyimlerinden Çin zekâsı ve Çin çözümünün içerdiği ve dünyanın diğer ülkelerinin de örnek alabilecekleri değerler bulunuyor.

Dışa açılarak beraber gelişme ve karşılıklı yarara dayalı ortak kazanç elde edilmesi, Çin ve dünyanın diğer ülkelerinin ortak hedefidir. Gerçek tedbirler alarak dışa açılmaya çalışan Çin, dünyanın diğer ülkeleriyle deneyim ve gelişme fırsatlarını paylaşıyor. Farklı taraflar, Osaka’daki zirvenin dünyaya çok yanlılık, uluslararası düzen ve serbest ticaret sisteminin korunmasındaki kararlılığı göstermesi ve dünya ekonomisinin yüksek kalitede gelişmesi için yeni bir sayfa açmasını bekliyor.

 

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum