“Çin, ABD’nin varlığı için bir tehdit değildir”

ABD’de yayın yapan Foreign Policy dergisinde önceki gün yayımlanan bir makalede, Çin’in ABD’nin varlığı için bir tehdit olmadığı savunuldu.

Makalede, ABD ve bazı Avrupa ülkelerinde “Çin tehdidi” kışkırtmasının artık bir “sektör” haline geldiğine dikkat çekildi. Beijing yönetiminin bazı eylemlerinin ABD ve müttefiklerinin çıkarları ve değerlerine meydan okuma anlamına geldiği vurgulanan makalede, ancak bu eylemlerin ABD dahil Batılı ülkelerin varlığı için bir tehdit olarak değerlendirilemeyeceği, bu nedenle Çin’e yönelik kısıtlama politikası uygulamak için bahane aranmasının ABD’nin çıkarlarına zarar vereceği kaydedildi.

Çin’in askeri açıdan güçlü bir devlet olduğu, ancak ABD’yi yıkacak kapasiteye sahip olmadığı değerlendirmesi yapılan makalede, Çin’in nükleer silah kapasitesi olarak ABD’nin çok gerisinde kaldığı, savunma bütçesinin de ABD’nin bütçesinin küçük bir kısmına eşit olduğu ifade edildi.

ABD’nin günümüzde Asya kıtasındaki ana askeri güç konumunu kaybettiğini kanıtlayan herhangi bir göstergenin de bulunmadığına işaret edilen makalede, Asya için en büyük tehlikenin, Washington’un Çin karşıtlığını askeri boyuta taşıması ve müttefiklerinin ABD’nin eylemleri ve politikasından tiksinmelerine yol açmak olduğunun altı çizildi.

ABD’nin ekonomi, bilim ve ideoloji alanlarında zengin enerji, insan kaynakları, mülkiyet ve sermayesinin bulunduğu belirtilen makalede, Çin’in ABD’yi zor duruma düşürebilecek güce sahip olma ihtimalinin son derece düşük olduğu belirtildi.

ABD’nin karşı karşıya bulunduğu meydan okumanın Çin tehdidi olmadığı ileri sürülen makalede, ABD’nin gerçeklere dayanarak Çin’i daha net algılaması, bir başka ifadeyle Çin’in getirebileceği kısıtlı meydan okumalar, tehditler, fırsatlar ve sorunları çözmeye yönelik doğru politikalar belirlemesi gerektiğine vurgu yapıldı.

Yorumlar

yorum