Çin-AB Yatırım Anlaşması bir siyasi araç değil

rBABC2CnskuANLLnAAAAAAAAAAA846.1080x697.770x497.jpg

Avrupa Parlamentosu tarafından dün onaylanan karara göre, Çin’in Avrupa Birliği (AB) yetkililerine yönelik yaptırımları kaldırmaması durumunda Çin-AB Yatırım Anlaşması kabul edilmeyecek. Bu karar, 7 yıl süren görüşmelerde nihai aşamaya ulaşılan Çin-AB Yatırım Anlaşması’nın askıya alınması anlamına geliyor.

Avrupa Parlamentosu’nun söz konusu tepkisi son derece mantıksızdır. Öncelikle Çin hükümetinin AB’ye neden yaptırım uyguladığı sorusuna cevap vermek gerekir. Geçen mart ayında AB’nin ilgili tarafları, Xinjiang konusundaki yalanlara dayanarak Çin’in bazı şahıs ve kuruluşlarına yaptırım uyguladı. AB, bu hamlesiyle öncelikle uluslararası yasaları ihlal etmiş ve Çin’in iç işlerine karışmıştır. Çin hükümeti de kendi meşru haklarını korumak için AB’nin ilgili taraflarına gerekli karşılığı vermek zorunda kalmıştır.

AB yetkilileri, yatırım anlaşmasını siyasi bir araç olarak görüp Çin’e geri adım attırmaya çalışmakla saflık ediyorlar. Çin-AB Yatırım Anlaşması’nın kabul edilmemesinin, en çok da Avrupalı işletmeleri endişelendirdiği gerçeğini de görmek gerek.

Almanya merkezli WirtschaftsWoche dergisinde yer alan bir makaleye göre, Çin-AB Yatırım Anlaşması’nın ertelenmesi, Avrupalı şirketlere Çin’in telekomünikasyon, finansal hizmetler, özel hastane, çevre koruma, bilimsel araştırma ve hava taşımacılığı gibi pazarlardaki gelişme fırsatlarını kaybettirecek. ABD ve başka ülkelerin şirketleri Çin pazarında daha büyük avantajlara sahip olacak.

Çin-AB Yatırım Anlaşması bir siyasi araç değildir! Avrupa Parlamentosu’nun engelleme girişiminin sonuçları olumsuz olacaktır.

Diğer yandan Çin, kendi meşru haklarını koyuyabildiği sürece AB ile işbirliğine her zaman açıktır.

Yorumlar

yorum