Bir avuç Batılı ülkenin Çin karşıtı saçmalığı BM’de soğuk karşılandı

rBABCWCdLn6AKu9nAAAAAAAAAAA738.2048x1365.770x514-1.jpg

Wang Juemian,CRI Haber Merkezi

Aralarında ABD, İngiltere ve Almanya’nın bulunduğu bazı Batılı ülkeler ile İnsan Hakları İzleme Örgütü ve Uluslararası Af Örgütü gibi bazı sivil toplum kuruluşları dün, BM platformunu kötüye kullanarak, Çin’in Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi’ndeki insan hakları durumuna ilişkin bir video konferans düzenledi ve sözde Xinjiang’da “soykırım” iddiasını ileri sürdü.

Bu Batılı ülkeler, her zamanki gibi yine konferansta yalanlar ve sahte bilgiler yayarak, Çin’e karşı sözde “soykırım” ve “zorla çalıştırma” gibi suçlamalarda bulundu. BM platformundan yararlanılarak yürütülen bu siyasi saçmalık, BM üyelerinin büyük çoğunluğunun boykotuyla karşılaştı.

Xinjiang’ın tarihini bilenler, Xinjiang’la ilgili meselelerin özünde Batılı ülkelerin spekülasyon yarattığı insan hakları meselesinin değil, terör ve aşırıcılıkla mücadele meselesinin yattığını çok iyi biliyor. Tabii insan haklarından bahsedilecekse şöyle bir karşılaştırma yapılabilir:

COVID-19 salgınının kontrolünü örnek alalım ve Çin’in BM Daimi Heyeti Sözcüsü’nün paylaştığı verilere bakalım. Xinjiang’da yaşayan 25 milyon kişi arasında tespit edilen COVID-19 vaka sayısı 980, tedavilerin ardından taburcu olan kişi sayısı 977 ve vefat sayısı ise 3 olarak kayda geçti. Oysa ABD’de salgından dolayı yaşamını yitirenlerin sayısı 600 bine yaklaştı, İngiltere’de ise bu sayı 120 bin ve Almanya’da da 80 bin… Kendi vatandaşlarının yaşam haklarını bile güvence altına alamayan bu Batılı ülkeler ne hakla Xinjiang’daki insan hakları durumunu eleştiriyor. Xinjiang’daki istikrar ve refah karşında çaresiz kalan bu Batılı ülkeler, yalanlar uydurma girişimiyle Çin’in kalkınmasını engellemeye çalışıyor.

Xinjiang meselesi hakkında, uluslararası arenadaki objektif sesler giderek artıyor. Avustralya, Brezilya, Singapur ve İsveç gibi ülkelerde yayın yapan birçok basın kuruluşunda, Xinjiang’da terörle mücadelede kaydedilen başarıları anlatan yazılar yer aldı. Bu yazılar, başlarını ABD’nin çektiği Batılı ülkelerin Xinjiang meselesini kullanarak Çin’in kalkınmasını engellemeyi hedefleyen siyasi komploları bozdu. Merkezi İsveç’te bulunan Uluslararası Barış ve Gelecek Araştırmaları Vakfı  ve ABD merkezli bağımsız web sitesi Counterpunch tarafından yayınlanan makaleler ve raporlarda da, Xinjiang’da sözde “soykırım” ve “zorla çalıştırma” iddialarında hiçbir delilin sunulamadığına işaret edildi.

Öte yandan, ABD önderliğinde yürütülen bu siyasi saçmalık, BM’de karşılık bulamıyor. Bu yıl düzenlenen BM İnsan Hakları Konseyi’nin 46. Toplantısı’nda, aralarında Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Müslüman ülkelerin de bulunduğu 80’den fazla ülke, farklı yöntemlerle ses çıkartarak, Çin’in Xinjiang meselesindeki tutumunu desteklediler. Hatta, kısa süre önce düzenlenen Çin-Orta Asya Dışişleri Bakanları’nın İkinci Görüşmesi sırasında, Orta Asya ülkeleri de Çin’in kendi kilit çıkarlarını savunmasına yönelik desteklerini ifade etti ve Çin’in içişlerine yönelik müdahaleye karşı çıktıklarını belirtti.

Bu bağlamda, bu bir avuç Batılı ülke yanlış yolda ilerlemeye devam ederse prestijini kaybetmesi kaçınılmaz olacak.

Yorumlar

yorum