Batı’nın yeni metodu “Çin karşıtı kültürel ürünler” boşa kürek çekmekten ibaret

rBABCmDxghqADA1-AAAAAAAAAAA729.1200x796.770x511.png

CRI Türkçe

Amerikan popüler kültürü, Washington için uzun yıllardır hem ülke kamuoyunu hem de dünya kamuoyunu yönlendirmenin eşsiz bir aracı oldu.

Rambo filmlerini izleyen ABD halkı, Vietnam Savaşı’ndan muzaffer ayrıldıklarını zannetti. Hollywood filmlerinde malikânelerde yaşayan ABD’li aileleri gören diğer ülkelerin vatandaşları da ülkede her şeyin güllük gülistanlık olduğunu sandı; sokaklardaki evsizlerden, siyahilere karşı sistematik ayrımcılıktan ve silahlı şiddet olaylarından bihaber şekilde Amerikan rüyasına iman etti.

Gel gelelim, ABD’nin ittifak projelerinin de sözde özgürlük operasyonlarının da kendi hegemonyasını sürdürme maksatlı girişimler olduğunu 21. yüzyıl apaçık ortaya koydu.

ABD’nin Çin’i karalama kampanyasında yeni moda 

ABD, ekonomi ve teknoloji alanlarında kendine rakip addettiği Çin’in önünü kesmek için rekabet etmek yerine karalama kampanyalarına başlamayı seçti.

Gün geçmiyor ki, ABD’nin Çin’e karşı yeni bir yaftalama girişimi görülmesin… Bir gün, virüsün kaynağı tartışması, bir gün Xinjiang’da zorla çalıştırma iddiası, bir gün de Hong Kong’daki özgürlüklerin kaybolduğu safsatası…

Washington, şimdi Çin’in Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi’ne dair yalanlarına da kültürel ürünler yaratarak müşteri bulma çabasına girişiyor. Tabii bu seferki kültürel ürünler başka…

Bu suretle sözde mahkemeler kuruyor, sözde tanıklar dünyanın karşısına çıkartılıp onlardan çarpıcı performanslar ortaya koymaları isteniyor.

Kültürel ürün projesinin bir parçası olarak, piyasada birçok kitap ve birçok belgesel görmeye başladık. Süslü başlıklara sahip bu ürünlerin içeriğine bakınca, sıralanan iddiaların gerçeklerden ne kadar uzak olduğunu görmek hiç de zor değil.

Xinjiang’daki sözde “yeniden eğitim merkezleri” hakkında bir kitap kaleme alan Hindistanlı yazar Jumana Shubana, güya merkezlerde bulunan kişilerin yakınlarının ifadelerine istinaden Çin’in Uygurlara büyük baskı uyguladığını iddia ediyor.

Tabii, yazarın iddialarının ne kadar afaki olduğunu, sayıların havada uçuşmasından anlayabiliyoruz. Shubana’ya göre, Çin Uygurlara baskısını nedense 10 yıldır artırmış ve güya 3 milyon kişi merkezlerde zorla tutuyormuş. Bu sayıların nereden geldiğine dair kimsenin bir fikri yok.

Gerçeklere gelince, Xinjiang’da açılan mesleki eğitim merkezlerinin esas itibarıyla, İngiltere’deki DDP (vazgeçirme ve ilişiğini kesme programı) ve Fransa’daki “radikalizmden arındırma merkezlerinden” farklı olduğunu unutmamak gerek.

Eğitim merkezleri, Batılı ülkelerce de benimsenen terörizmle mücadelede ve radikalizmi önlemedeki faydalı ve müspet tedbirler olarak öne çıkıyor.

Çin Devlet Konseyi, 2019 yılında yayımladığı beyaz kitap ile mesleki eğitim merkezlerinin açılma nedeni ve eğitimlerinin içeriği ile ilgili idari tedbirler ve elde edilen neticeler hakkında teferruatlı bilgi vermişti.

Konuyu gerçekten öğrenmek isteyenlerin bu belgeye gözlerini ve kulaklarını kapatmaması gerek.

Verilere bakmak en iyi yol 

Xinjiang’da gerçekten ne olduğunu merak ediyorsanız, kalkınmayla ilgili sayılara bakmanızda fayda var. Ama gerçek verilere bakmalı tabii ki, “Travelers and The War” gibi uydurma kitapların uydurduğu sayılara değil.

Xinjiang’ın GSYİH’si 2014 ila 2019 arasında yıllık yüzde 7,2 büyüdü. Bunlara kara yolu, demir yolu ve raylı sistem gibi altyapı inşasında elde edilen çarpıcı başarılara da eklemek lazım.

Aynı dönemde, Xinjiang sakinlerinin kişi başı harcanabilir geliri yıllık ortalama yüzde 9,1 yükseldi. Son yıllarda, yoksullukla mücadele, sosyal güvence sistemi ve sağlık sigortası sistemi gibi açılardan da bölgede çarpıcı gelişmeler kaydedildi.

Aslında meselenin özünde, Batı’nın en başta da altını çizdiğimiz Çin’i sindirme stratejisinin olduğunu söylemek gerek. Bu uğurda, en son metot olarak Çin’i karalamak için kültürel ürünler imal etme peşine düşen Batı’nın anlaması gereken en kritik nokta ise bu kirli çabalarını uluslararası toplumda aklıselim sahibi kimsenin ciddiye almadığı, daha da önemlisi, bu girişimlerin Xinjiang sakinleri nezdinde hiçbir karşılığının olmadığı…

Yorumlar

yorum