Batılı ülkelerin kurdukları “anket tuzakları”, çirkin bir şovdan ibaret

rBABCWD1ecuAB8nSAAAAAAAAAAA138.800x450.771x434.jpg

ABD’de yayın yapan Bloomberg ile önde gelen araştırma kuruluşu Pew Araştırma Merkezi kısa süre önce sırayla iki anket sonuçları yayımladı. Bloomberg’in anketinin sonuçlarında ABD’nin “COVID-19 salgınıyla mücadelede en iyi performans gösteren ülke” olarak görüldüğü iddia edildi. Pew’in anketinin sonuçlarında ise “Çin’in küresel imajının olumsuz olduğu, ABD’nin küresel imajının da sıçrama yaptığı” bildirildi. Söz konusu iki anket, hiç kuşkusuz küresel kamuoyunun yeni alay konuları haline geldi.

Dünyanın en önemli medya kuruluşlarından Bloomberg, “adil ve tarafsız” olmakla övünüyor. Pew Araştırma Merkezi ise “tarafsızlık” ilkesine bağlılığı ile biliniyor. Ancak iki kuruluş, gerçekleri hiç yansıtmayan iki anketle, kendi prestijlerine büyük gölge düşürdü ve böylece tüm dünya, Batılı ülkelerin “anket tuzaklarını” daha iyi tanıdı.

Bu iki kuruluş söz konusu “anket tuzaklarını” nasıl kuruyor? Bloomberg, değerlendirme kriterlerini değiştirerek, ABD’yi salgınla mücadelede birincilik koltuğuna getirdi. Bu girişim, dünya genelinde büyük tepkiye yol açtı. Bloomberg’in girişimleri, “çirkin” ve “yüzsüzce” olarak değerlendirildi.

Pew Araştırma Merkezi’nin anketi ise bir kandırmaca. Kısa süre önce yapılan bu ankete sadece 17 gelişmiş ekonomi dahil edildi ve “ankete katılanların hemen hemen hepsinin, Çin’in imajını olumsuz bulduğu” sonucuna varıldı. Akla doğal olarak şu soru geliyor: Niçin Asya, Afrika ve Latin Amerika ülkeleri ankete alınmadı? Bilindiği üzere, BM’nin 190’dan fazla üye ülkesi bulunuyor. Yalnızca 17 ülke ve bölge tüm uluslararası toplumu temsil edebilir mi?

Pew’in siyasi manipülasyon ürünü olan mevzubahis anketinin önyargılarla dolu olduğunu söyleyebiliriz. Görüldüğü üzere Batılı ülkelerin kurduğu anket tuzaklarına inanmamak gerekiyor.

Yorumlar

yorum