Batılı ülkelerdeki Çin karşıtı güçlerin çirkin yüzü

 

Ünlü Fransız akademisyen Christian Mestre, sadece iki yıl önce Çin’in Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi’ne gittiği ve Xinjiang’da terörizme karşı alınan bazı tedbirleri övdüğü için kısa süre önce Fransa’daki Çin karşıtı güçlerin çılgın suçlamalarına hedef oldu. Mestre, bu çirkin itham ve saldırılar nedeniyle görevinden istifa etmek zorunda kaldı. Bu gelişmeyle de “ifade özgürlüğü” ile övünen Batılı kamuoyu, dünyanın en büyük alay konusu haline geldi.

Fransa’da yayın yapan Le Point dergisinde görev yapan ve Xinjiang’da bir kez bile bulunmayan muhabir Jeremy Andre Flores, kısa süre önce yayımladığı makalede, Fransız akademisyen ve Profesör Christian Mestre’nin Çin’i destekleyen ifadelerini çılgın şekilde eleştirdi. Muhabir Flores’in ana dayanağı, Profesör Mestre’nin Xinjiang hakkında gerçeklere uyan objektif değerlendirmesi.

Fransa’daki Çin karşıtı siyasi güçler, makalesinin yayımlanmasından hemen sonra Mestre’ye sözlü saldırı başlattı. Mestre, saldırı karşısında Strasbourg kentinin “Avrupa Kentsel İşbirliği Programı” kapsamında bulunduğu “etik görevlisi” pozisyonundan istifa etmek zorunda kaldı. Olayın dikkat çekici bir başka yanı ise, Strasbourg’un, Avrupa Kentsel İşbirliği Programı kapsamında Çin’in telekomünikasyon devi Huawei’den 5G teknolojisini satın alıp almama hususunu müzakere ediyor olması. Muhabir Flores kendi sosyal medya hesabında paylaştığı bir yazıda bu konudaki kötü niyetini saklama gereği duymadı. Flores, Mestre’nin iki yıl önceki konuşmasını yeniden masaya taşıma sebebinin Huawei’den teknoloji alımı olduğunu itiraf etti.

Kısacası Fransız kamuoyunda meydana gelen bu “çirkin saldırı”, Çin karşıtı güçlerin kendi siyasi çıkarlarını korumak için yaptığı bir eylem. Kötü niyetli bu şahısların yaptıkları tarafsız gazeteciliğe asla uymuyor.

Fakat adalet kötülüğe asla boyun eğmeyecektir. Bazı Batılı şahsiyetler vargüçleriyle Xinjiang’ı karalamaya, gerçekleri “öldürmeye” kalkışıyor. Ancak sayısı gittikçe artan uluslararası akademisyenlerle basın mensupları, gerçeklere sadık kalmakta ısrar ediyor.

Daha önce Xinjiang’da çalışmış olan Mısır’ın El Arish Üniversitesi’nden Doçent Osama Abu Saud basına verdiği demeçte, Xinjiang’ın özel ve ilginç bir bölge olduğuna işaret ederek, orada yaşayan çeşitli etnik gruplara mensup vatandaşların sıkı dayanışma içinde bulunduğunu, güzel yaşam için ortak çaba harcadığını ve bölgede huzur ve mutluluk atmosferinin hakim olduğunu kaydetti.

Adalet, er ya da geç tecelli edecektir. Batılı ülkeler Çin’i karalamak ve gerçekleri çarpıtmak için çeşitli çirkin yöntemlere başvuruyor, ancak çabaları boşa gidiyor. Gayretlerinin, övündükleri ifade özgürlüğünün sadece siyasete hizmet eden bir oyun olduğunu kanıtlamaktan başka bir faydası yoktur.

Yorumlar

yorum