Amerikan ve İngiliz siyasetçilerin Hong Kong iddiaları çifte standart gösteriyor

rBABCWE5xOyAXLxRAAAAAAAAAAA321.1080x737.770x526.jpg

İngiltere Dışişleri Bakanı Dominic Raab ile ABD’li mevkidaşı Antony Blinken dün gece ve bu sabah sosyal medya hesaplarında, Hong Kong polislerinin “Çin’in Yurtsever Demokratik Hareketlerini Destekleyen Hong Kong İttifakı” adlı Çin karşıtı grubun 4 kilit üyesini tutuklamasına ilişkin olarak, Hong Kong polislerinin “hukuku kötüye kullandığı” ve “farklı görüşleri bastırdığı” değerlendirmesinde bulundu. Söz konusu iddialar, İngiliz ve Amerikan siyasetçilerin riyakarlığını ve çifte standardını yansıtıyor.

Hong Kong’un gelişme sürecini yakından takip edenler, Çin’in Yurtsever Demokratik Hareketlerini Destekleyen Hong Kong İttifakı’nın, kurulduğu ilk günden itibaren Çin karşıtı yabancı güçler tarafından beslenen siyasi bir uşak olduğunu biliyor. İttifak, 30 yıldır, Çin’e karşı olan ve Hong Kong’u kaosa sürüklemeyi amaçlayan girişimlerde bulunuyor. İttifakın, isyan çağrıları yapan gösterileri başlatmaktan, “Bir ülke, iki sistem” ilkesine açıkça iftiralar atmaya, Hong Kong’da “renkli devrim” başlatmak için komplo kurmaya kadar yabancı sahiplerine hizmet etmek için elinden geleni yaptığı ortada.

Bu ittifakın yabancı güçlerin maşası olduğunu düşünmek için yeterli miktarda sebebe sahip olan Hong Kong polisi, 25 Ağustos’ta söz konusu örgüte yazılı bir duyuru yaparak, örgütten ilgili belgeleri sunmasını istedi. Ancak, örgütün başkan yardımcısı Chow Hang-tung başta olmak üzere örgüt üyeleri, yasalara aykırı girişimlerini saklamak amacıyla polisin talebine alenen direndi. Bu durumda, Hong Kong polisi dün Ulusal Güvenlik Yasası’nın maddelerine dayanarak, örgütün ilgili üyelerini gözaltına aldı. Bu, hukukun üstünlüğü ilkesini yansıttığı gibi, adaleti de korudu.

Bazı Amerikan ve İngiliz siyasetçilerin farklı fikirlerin bastırıldığı iddiası, tamamen insanların kafasını karıştırmayı hedefliyor. Çin’in Yurtsever Demokratik Hareketlerini Destekleyen Hong Kong İttifakı, devlet rejimini açıkça devirmeye çalışan Çin karşıtı bir örgüt. Örgüt üyelerinin yasadışı faaliyetlerde bulunmasından şüpheleniliyor. Bu duruma hiçbir hukuk devletinde izin verilmez.

Hukuk devleti olduklarını iddia eden İngiltere ve ABD’deki siyasetçilerin bunu anlamaması mümkün değil. Peki, bu ülkelerde yasadışı faaliyetler meydana gelirken, söz konusu siyasetçiler nasıl bir tutum sergilediler?

6 Ocak’ta, Washington’da göstericilerin ABD Kongresi’ni basmasının ardından bazı Amerikan politikacılar, derhal olayı bir isyan ve hatta darbe olarak nitelendirdi. 2011’de Londra’da ve İngiltere’nin bazı yerlerinde meydana gelen olaylar sırasında, İngiltere Başbakanı polise isyancıları dağıtmak için tazyikli su tabancaları kullanma yetkisi verdi ve olayı yasadışı olarak nitelendirdi. Benzer bir durum Hong Kong’da yaşanırken, bu politikacılar neden hemen tutumlarını değiştiriyorlar? Bu tarz çifte standart girişimleri, sadece hukuku ihlal etmekle sınırlı kalmıyor, aynı zamanda Amerikan ve İngiliz politikacıların Hong Kong’da kaos yaratmayı amaçlayan kötü niyetlerini de ortaya çıkarıyor.

Hong Kong’un gelişimi, Çin’in 14. Beş Yıllık Planı’na dahil edildi. Hong Kong’un kalkınma eğilimi engellenemeyecek. Bu nedenle bazı Amerikan ve İngiliz politikacılar da gerçekleri kabul ederek, Çin’in içişlerine ve Hong Kong Özel İdari Bölgesi’nin hukukun üstünlüğüne karışmayı derhal durdurmalı.

Yorumlar

yorum