Afganistan’daki Çöküş

d4694565-13eb-4fbd-807c-73964fea8291.jpeg

Dünyaca ünlü ABD’li yayın organı The Wall Street Journal, “editör kadrosu” imzasıyla çok önemli bir analiz yayımlandı. “Afganistan’daki Çöküş” başlıklı analizde, ABD başkanları Trump ve Biden’ın yanlış politikaları eleştiriliyor. “Biden ve Trump yaklaşan yenilginin sorumluluğunu paylaşıyor” spotuyla 12 Ağustos’ta yayımlanan makale, bugün gelinen noktayı o gün işaret ediyor. Makalenin devamı şöyle:

Eski Savunma Bakanı Bob Gates, Başkan Biden’ın uzun kariyeri boyunca her büyük dış politika sorununun yanlış tarafında olduğunu vurgulu bir şekilde yazdı. Biden’ın Afganistan’dan kötü planlı geri çekilmesi, stratejik bir yenilgiye ve ahlaki bir çöküşe dönüşürken, bu durum dünya için bir örnek teşkil ediyor.

Taliban’ın Kabil’e yürüyüşü, her gün daha fazla eyalet başkentinin düşmesiyle devam ediyor. Büyük Kandahar ve Kabil şehirleri arasındaki yolda Gazne Şehri de dahil olmak üzere 12 başkent ele geçirildi. (Yazı kaleme alındığında Taliban henüz yönetime el koymamıştı.)

Birçok Afgan askeri cesurca savaşıyor ancak ana askeri avantajları olan hava desteğinden yoksunlar. Biden, Afgan hava kuvvetlerine helikopter ve uçak bakımında yardımcı olan özel müteahhitler de dahil olmak üzere, tüm ABD hava gücünü ülkeden çekmekle hata yaptı. ABD ordusu, Taliban’ı yavaşlatmak için Basra Körfezi bölgesinden yalnızca birkaç sorti uçuşu yaptı, Afgan ordusuna destek veren şirketler de ancak zoom üzerinde yardımcı olabiliyor.

Sızan bilgilere göre, Beyaz Saray Taliban saldırısına şaşırmış ve neden olduğunu anlayamamış. Şaşırmış?

Oysa ABD Ordusu ve istihbaratı bu konuda Biden’ı uyardı. Taliban saldırısına, Biden’ın sembolik 11 Eylül tarihini hedefleyerek geri çekildiğini açıklamasından iki hafta sonra yani 1 Mayıs’ta başlamıştı.

Pentagon ABD Büyükelçiliği personelinin geri çekilmesinin yanı sıra ABD’ye yardım eden Afgan çevirmenlerin tahliyesini sağlamak için ülkeye 3 bin asker göndereceğini söyledi. Bu gerekli, ancak Beyaz Saray’ın Afgan müttefiklerimize yardım etmek için hiçbir planının olmadığına dair de bir işaret aslında…

Beyaz Saray, Talibanı ülkeyi zorla ele geçirmemesi konusunda uyarması için diplomat Zalmay Halilzad’ı gönderdi. Khalilzad, Trump yönetimi sırasında Taliban’ın yerine getirmediği “barış” anlaşmasını yapan isim. Ayrıca ABD, Çin ve Rusya’ya Taliban’a aracılık etmesi için yalvarıyor.

Ayrıca “birisi” Beyaz Saray basın sekreteri Jen Psaki’yi brifing odasına göndererek “Taliban uluslararası meşruiyet isterse bu yaptıkları eylemler, onlara aradıkları meşruiyeti sağlamayacak. Askeri kampanyalarına harcadıkları enerjinin aynısını barış sürecine de ayırmayı seçebilirler. Onları buna şiddetle tavsiye ediyoruz” dedirtti.

Bu arada Donald Trump, Taliban’la yapılan kötü anlaşmayı bitirmesine ve 2021’i çekilme tarihini belirlemesine rağmen, kendisini tüm sorumluluktan kurtarmayı amaçlayan bir bildiri yayınladı. Trump açıklamasında, “Şahsen üst düzey Taliban liderleriyle, şu anda yaptıklarının kabul edilemez olduğunu söylediğim görüşmeler yaptım. Çok daha farklı ve çok daha başarılı bir geri çekilme olurdu ve Taliban bunu herkesten daha iyi anladı” dedi.

Ancak Trump, baharda geri çekilmeyi övdüğünde ve kredi talep ettiğinde bunları söylememişti!

Her iki adam da birlikleri eve getirerek siyasi itibar kazanmaya o kadar kararlıydı ki sonuçlarına katlanamadılar. Ordu, Afgan birliklerine hava ve diğer destekleri sağlayarak ülkede asgari bir kuvvet tutmanın bir yolunu önerdi. Biden bu tavsiyeyi reddetti ve geri çekilme konusunda ısrarcı oldu.

Pek çok Amerikalı, şimdi Afganistan’da ne olduğunu umursamayabilir. Ancak Vietnam’da olduğu gibi, müttefiklerimizin terk etmenin önemli maliyetleri olacaktır.

Dünyanın haydutları, bir süper gücün müttefiklerini destekleyecek iradeden yoksun olduğunu anladıklarında, kısa sürede avantaj elde etmenin başka yollarını arayacaklar.

Yorumlar

yorum