ABD’nin virüsün kaynağına ilişkin araştırma raporu yeni bir saçmalık

rBABCmErPWGAF8keAAAAAAAAAAA210.600x385.jpg

Ren Jie, CRI Haber Merkezi

ABD’li istihbarat teşkilatları tarafından hazırlanan COVID-19 Virüsünün Kaynağına İlişkin Araştırma Raporu’nun özeti önceki gün açıklandı. Kesin bir sonucun yer almadığı raporda, COVID-19 virüsünün kaynağına ilişkin araştırmaların sonuçsuz kalmasının gerekçesi olarak Çin gösterildi. Beyaz Saray tarafından daha sonra yapılan açıklamada ise, Çin’in bilgileri paylaşmayı reddettiği ve uluslararası araştırmaları engellediği iddia edildi.

Bu, ABD’nin virüsün kaynağına ilişkin araştırmaları siyasileştirmek için ileri sürdüğü yeni bir saçmalık. Rapor diye adlandırılan sözde belge, ne bilimsel, ne de güvenilir niteliklere sahip.

Aslında, Beyaz Saray’ın üç ay önce istihbarat kuruluşlarına virüsün kaynağını araştırarak kısa süre içinde “sonuçlara” ulaşma talimatı vermesiyle, uluslararası toplum şöyle bir gerçeği gördü: ABD’nin amacı, virüsün kaynağına ilişkin araştırmalar bahanesiyle kendi sorumluluğunu Çin’e atarak, siyasi virüs yaymak.

Virüsün kaynağına ilişkin araştırmaları istihbarat teşkilatlarının yürütmesi zaten ABD’nin bu konuyu siyasileştirdiğinin en büyük kanıtı.

Daha ironik olanı ise, ABD’li siyasetçiler bir taraftan sahteciliğe meraklı istihbarat teşkilatı önderliğindeki araştırmaları destekleyerek, suçluluk karinesi doğrultusunda hareket ederken, diğer yandan da Çin’e bilimsel kurallara ve standartlara uyma çağrısı yapıyor. ABD, bu girişimi ile bilimselliği tamamen çiğniyor ve dünya halklarının can güvenliğini de göz ardı ediyor.

Virüsün kaynağına ilişkin araştırmalar konusunda Çin hükümetinin gösterdiği bilimsel, profesyonel ve sorumlu tavrı bütün dünya gördü. Dünya Sağlık Örgütü’nden (DSÖ) uzmanlar, iki defa Çin’i ziyaret etti. Uzmanlar, ziyaret sırasında görüşmek istedikleri insanlarla görüştüler ve talep ettikleri verilere eriştiler. DSÖ ile Çin tarafından yayımlanan ortak rapora göre, COVID-19 virüsünün laboratuvardan sızma ihtimali “son derece düşük”. Bu sonuç, küresel bilim çevrelerinden de geniş destek ve kabul gördü.

Öte yandan, ABD’nin virüsün çıkış noktası olup olmadığı konusunda pek çok şüphe mevcut, o nedenle ABD, DSÖ’nün yeni araştırmalarının odağı olmalı. Madem, bazı ABD’li siyasetçiler virüsün laboratuvardan sızdığı ihtimalinin dışlanmaması gerektiği görüşünde, o zaman ülkelerinin kapısını açarak, sürekli güvenlik kazalarının yaşandığı Fort Detrick Üssü ve Kuzey Karolina Üniversitesi’nde DSÖ uzmanlarının araştırma yapmalarına izin vermeliler. Ayrıca ABD madem diğer ülkeleri şeffaf olmamakla suçluyor, o zaman ülkedeki ilk vakalarla ilgili verileri gizlemeyi de bir an önce sonlandırmalı.

Sahtecilikte usta olan ABD istihbarat teşkilatlarının her türlü yönteme başvurmasına rağmen yine de ABD’li siyasetçilerin bekledikleri sonuca ulaşamaması da, siyasi manipülasyonun en nihayetinde bilim karşısında yenik düşeceğini ve virüsün kaynağına ilişkin yapılan ilk araştırmaların sonuçlarının da tamamen bilimsel olduğunu gösterdi. ABD’nin komplosu başarısızlığa mahkum…

Yorumlar

yorum