ABD’nin “uluslararası düzen” yalanı

rBABCmCWOhSAd8_XAAAAAAAAAAA476.1080x721.770x515.jpg

CMG Muhabiri Liang Xinwen

G7 Dışişleri Bakanları Toplantısı kısa süre önce Londra’da sona erdi. ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, toplantıda yaptığı açıklamada, ABD’nin amacının Çin’i kontrol altına almak veya bastırmak değil, “kurallara” dayalı uluslararası düzeni korumak için çaba harcamak olduğunu söyledi.

Uluslararası düzenin en büyük yıkıcısı olarak ABD, diğer ülkelerin uluslararası düzene uymalarını talep edecek özgüveni nereden buluyor? Blinken’in “uluslararası düzen” dediği aslında kime hizmet ediyor?

Yeni ABD yönetimi, Ocak ayında iktidara geldiğinden bu yana, çok taraflılığın temsilcisi gibi davranarak durmaksızın “kuralları” ve “uluslararası düzeni” gündem getirir. Ancak yüz gün sonra dünya, ABD’nin değindiği kuralların “hegemonik kurallar” ve “küçük grupların kuralları”ndan başka bir şey olmadığını anladı.

ABD’nin dilindeki çok taraflılık, müttefikleri kazanmak için “grup siyaseti”nden ibarettir. Başka bir deyişle, eski yönetimin tek taraflılığı çıplak bir şekilde teşvik etmesine kıyasla, mevcut ABD yönetimi dünyayı aldatmak için “çok taraflılık” bahanesini kullandı, ama özü aynıdır. İkisi de diğer ülkelerin ABD’nin öncülük ettiği tek taraflı hegemonyaya dayalı dünya düzenine boyun eğmesini amaçlamaktadır.

Bu defaki G7 dışişleri bakanları toplantısında, ABD bir kez daha müttefiklerini bir araya getirerek sözde “Hong Kong Dostları” örgütü kurmak, ilgili bilgi ve endişeleri paylaşmak gibi sorumsuz açıklamalar yaparak Çin’in içişlerine karıştı.

Diğer ülkelerin içişlerine müdahale etmek ABD tarafından sürdürülen “uluslararası düzen” mi? ABD, egemen ülkelere karşı defalarca savaş başlattı. Uluslararası hukuka aykırı olarak kargaşa ve savaş ihraç etmek, ABD’nin savunduğu “uluslararası düzen” mi?

Ayrıca ABD, uluslararası kuruluşları girip çıkabileceği bir oyun alanı olarak görmektedir. ABD uluslararası yükümlülüklerini yerine getirmeyi reddederse “uluslararası düzeni” tartışma yetkisine sahip mi?

Dünyada tek bir uluslararası sistem vardır, o da Birleşmiş Milletler’in merkezinde olduğu uluslararası sistemdir. Tek bir küresel kurallar dizisi, yani BM Şartı’na dayanan uluslararası ilişkilerin temel normları vardır. Uluslararası kurallara gerçekten uyması gerekenler aslında diğerlerini bastırmak için sık sık “kuralları” kullanan ABD gibi Batlı ülkelerdir.

G7 liderleri, bu yılın başlarında yayınladıkları ortak bir bildiride, “2021’i çok taraflılıkta bir dönüm noktası yapacak” şeklinde konuştular. Ancak gerçekler, G7’nin sözde çok taraflılığının, uluslararası kuralların birkaç ülkenin kurallarıyla tanımlanması ve az sayıdaki ülkelerin düzeninin uluslararası düzenin yerine geçmesinden ibaret olan tamamen “sahte bir çok taraflık” olduğunu gösterdi.

Günümüzde gerçek bir çok taraflılığa ihtiyaç var. Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping’in 6 Mayıs’ta BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile yaptığı telefon görüşmesinde vurguladığı gibi, “Bütün ülkeler BM Şartı’nın amaç ve ilkelerine uygun hareket etmelidir, tek taraflık ve hegemonyacılık yapmamalıdır, çok tarafllık adına küçük gruplar oluşturmamalıdır ve ideolojik çatışma yaratmamalıdır.”

Yorumlar

yorum