ABD’nin Florida’daki bina faciasına kayıtsız kalması kabul edilemez

rBABCmDhV1GAToEhAAAAAAAAAAA782.768x432.jpg

“Trajedi içinde trajedi.” Daha önce ABD’de yaşanan COVID-19 salgınıyla mücadele kaosu karşısında şoke olan dünya halkı, yine aynı duyguyu yaşıyor. 10 gün önce Florida’da bir binanın çökmesinin ardından ABD’nin arama kurtarma çalışmalarını anında başlatmaması ve faciaya ilgisiz kalması, uluslararası toplumu hayal kırıklığına uğrattı.

ABD yönetimi tarafından verilen bilgilere göre, yerel saatle önceki gün itibariyle Florida’da çöken bina enkazından 22 kişinin cesetleri çıkarıldı, 126 kişinin de kayıp olduğu bildirildi. Olayın üzerinden 10 gün geçti ve enkaz altında bulunan 126 kişinin hayatta olma ihtimalinin son derece düşük olduğu savunuluyor. Durum karşısında büyük hoşnutsuzluk yaşayan Amerikan internet kullanıcıları, Hollywood filmlerinde görmeye alışık olduğumuz “Amerikan kahramanlara” neden bu olayda rastlanmadığı ve ABD yönetiminin sürekli övündüğü yüksek teknolojilerin niçin bir gecede kaybolduğu sorularını gündeme getirdi. Hatta bazı internet kullanıcıları, ABD yönetiminin yapması gereken en acil işin Suriye’yi bombalamak değil enkaz altında kalan yüzden fazla kişinin canını kurtarmak olduğunu belirtiyor.

Bir insan enkaz altında ne kadar dayanabilir? Uluslararası toplumda genel kabul gören süre 72 saattir. Özellikle ilk 24 saat bir kişiyi kurtarmak için son derece önemli. Ancak bu standart ABD’de geçerli değil, hatta bürokrasi tarafından ezilmekte.

ABD basınında yer alan haberlere göre, Florida’daki bina çöktükten sonra yerel yönetim ve merkezi hükümet, kurtarma kaynaklarını kullanmak için gereken idari onay prosedürüne 16 saat harcadı. İlk kurtarma ekibi, faciadan 16 saatten sonra ancak olay yerine ulaştı. Üstelik kurtarma ekibinde sadece birkaç on kişi vardı.

Televizyon ekranlarında kurtarma ekibi üyelerinin kremitleri ve inşaat parçalarını elden ele aktardığı gösteriliyor. İnternet kullanıcıları bunu “arkeolojik kazı yöntemi” olarak değerlendiriyor. ABD hükümet yetkilileri, kurtarma çalışmalarıyla ilgilenmek yerine, her gün basın toplantısı düzenlemekle meşgul ve “umut var” sözünü ağızlarından hiç düşürmüyorlar.

Peki, bina niçin çöktü? Arama kurtarma çalışmaları niçin bu kadar yavaş? Olayın sorumlusu veya sorumluları kimler? ABD federal hükümeti ve yerel hükümet bu kritik sorulara net bir cevap veremediği gibi topu sürekli birbirine atıyor. Görüldüğü üzere yine sorumluluğu başkalarına yükleme oyunu sahneleniyor.

COVID-19 salgınında 600 bin kişinin ölmesi, Texas eyaletindeki aşırı soğuk dalgasında vatandaşların donarak can vermesi ve Florida’daki bina faciasında yaşananlar ABD’li bazı siyasetçilerin temel insan hakkı olan yaşama hakkıyla zerre kadar ilgilenmediğini, bu olaylarda yaşamını yitirenlere karşı küçücük bir empati duymadığını gösteriyor. O halde onların insan hakları şemsiyesi altında diğer ülkeleri karalama ve suçlama hakkı olabilir mi? İnsanların yaşama hakkı karşısındaki ilgisizlikleri ABD halkının kanını donduruyor. Bunun, tam anlamıyla bir “ABD yapımı trajedi” olduğunu söyleyebiliriz.

Yorumlar

yorum