ABD’li politikacıların virüsün kaynağı konusundaki manipülasyonu tüm dünyaya zarar veriyor

rBABDGEKjeiAfZzUAAAAAAAAAAA811.800x535.771x515.jpg

Xu Yanqing, CRI Haber Merkezi

ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi’nin üst düzey Cumhuriyetçi üyesi Michael McCaul önceki gün yayımladığı bir raporda, COVID-19 virüsünün Eylül 2019 öncesinde Wuhan Viroloji Enstitüsü’nden sızdığına dair kanıtların bulunduğunu iddia etti. Michael McCaul’un sözde raporu, baştan sona yalanlarla ve çarpıtılmış gerçeklerle dolu. Hiçbir somut kanıt sunamayan bu rapor, bilimsellikten ve inandırıcılıktan bir hayli uzak.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ile Çin’in ortak araştırma ekibi tarafından yılın başlarında yayımlanan raporda, COVID-19 virüsünün Çin’deki laboratuvardan sızma ihtimalinin son derece düşük olduğuna işaret edildi.

Raporun sonucunu görmezden gelen bazı ABD politikacılar, tekrar Çin’i karalama girişimlerinde bulunarak, virüsün laboratuvardan sızdığı iddiasını yaymaya çalışıyor. Bu kişilerin girişimleri, hem ahlaki açıdan kırmızı çizgileri aşıyor, hem de bilime ve olgulara aykırı düşüyor. Ayrıca, ABD’nin DSÖ’ye baskı yaparak, virüsün kaynağına dair Çin’de ikinci araştırmanın başlatılmasını istemesi de tüm dünyada tepki uyandırıyor.

DSÖ uzmanları ekibinde yer alan ve Amerikan EcoHealth İttifakı Başkanlığı görevini yürüten Peter Daszak, Çin’de virüsün çıkış noktasına ilişkin araştırmalara katılmıştı. Çin hakkında objektif değerlendirmelerde bulunan Peter Daszak’ın araştırma fonu, ABD Ulusal Sağlık Enstitüsü tarafından kesildi. DSÖ uzmanlarından Rus virolog Dmitry Lvov ise, kendisi de dahil olmak üzere birçok DSÖ uzmanının ABD’den baskılarla karşı karşıya bulunduğuna işaret etti.

Virüsün kaynağına dair araştırmalar, siyasi manipülasyon yerine, bilime saygı temelinde yürütülmeli.

ABD’nin girişimleri, bilim çevrelerinin COVID-19’un çıkış noktasını araştırmasına engel oluyor.

Diğer yandan, birtakım Amerikan politikacıların Çin’i ve hatta bazı Asya ülkelerini COVID-19’un kaynağıyla ilişkilendiren söylemleri, ABD de dahil bazı Batılı ülkelerde ırkçılığın yükselişe geçmesine neden oldu.

100’den fazla ülke ve bölgeden 300’den fazla siyasi parti, sivil toplum örgütü ve düşünce kuruluşu tarafından 2 Ağustos’ta DSÖ Sekreterliği’ne sunulan ortak bildiride, DSÖ’ye dünya çapında COVID-19 kaynağı araştırmalarını objektif şekilde yürütme çağrısında bulunuldu. Bildiride, virüsün kaynağı araştırmalarının siyasileştirilmesine karşı çıkıldığı da ifade edildi. Bu çağrı, tüm dünya halklarının ortak sesi.

Kendi amacından hareket eden ABD’li politikacılar, bu seslere kulaklarını kapatmayı sürdürmeleri ve siyasi manipülasyonda ısrar etmeleri halinde şüphesiz ki uluslararası toplumdan daha büyük tepkiler görecekler.

Yorumlar

yorum