ABD’de Çin’i karalamak için yeni saçmalıklar sahneleniyor

rBABCWC4yDmAWQzAAAAAAAAAAAA957.1080x721.770x515.jpg

ABD’deki bazı kesimler, son zamanlarda COVID-19 virüsünün kaynağına dair araştırmalar hakkında yeni olaylar yaratıyorlar. ABD’li basın kuruluşları, siyasetçiler ve istihbarat kuruluşları gibi oyuncular, sırayla sahneye çıkıp Çin’i karalayan saçmalıklar sahneliyorlar.

Bu oyunların senaryoları ne kadar tanıdık geliyor. İlk olarak, Dünya Sağlık Asamblesi’nin açılışının öncesinde The Wall Street Journal gazetesinde yayınlanan bir haberde, COVID-19 virüsünün kaynağının Wuhan’daki laboratuvar olduğunu “gösteren” bir gizli istihbarat elde edildiği iddiası ileri sürüldü. Sonra bazı ABD basın kuruluşları, konuyla ilgili abartılı şekilde haber yaparak, bu yalanı yaymaya çalıştı. Bunun ardından sahneye çıkan ABD’li siyasetçiler de, sözde kamuoyu baskısı gerekçesiyle istihbarat kuruluşuna soruşturma başlatma görevi verdi. Önceden tasarlanmış ve Çin’i damgalamayı amaçlayan bir saçmalığın ilk perdesi de açılmış oldu.

Aynı yöntem ve benzer hikayeler, dünya halklarına hiç yabancı gelmiyor. Örneğin Xinjiang meselesinde de, ABD’de şöyle bir yalan zinciri söz konusu: Düşünce kuruluşlarından uzmanlar tarafından uydurulan sözde raporlar, basın kuruluşlarında haber oluyor ve ardından siyasetçilerin tehditleri geliyor… Diğer oyunlarda da, talebe göre oyuncularda biraz değişiklik yapılıyor.

Virüsün kaynağı meselesinde de, ABD’deki bazı kesimler tekrar aynı yönteme başvurarak, Çin’i karalamak için ellerinden geleni yapıyorlar.

Ama bu tür saçmalıklarla dünyayı kandıramazlar. Dünya Sağlık Örgütü defalarca açıklama yaparak, virüsün kaynağına dair araştırmaların siyasetle “zehirlendiği” uyarısında bulundu. Çok sayıda analist, ABD’li siyasetçilerin istihbarat kuruluşuna virüsün kaynağına dair araştırmaya önderlik yapma talimatı vermesinin tamamen bilim karşıtı olduğunu belirtti.

Neticede hiç kimse bu yalanlardan çıkartılan sonuçlara inanmayacak. ABD’li siyasetçilerin siyasi manipülasyonu, salgınla mücadele çabalarına zarar verdiği gibi, ABD’nin prestijini de bozacak.

Yorumlar

yorum