ABD dünyayı bir kez daha hayal kırıklığına uğratmamalı!

rBABCWGSWl2AY146AAAAAAAAAAA218.1024x683.770x514.jpg

CRI Haber Merkezi: Wang Kunpeng 

Glasgow’da düzenlenen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 26. Taraflar Konferansı’nda (COP26) imzalanan anlaşmada Paris Anlaşması’nın uygulanmasıyla ilgili kurallar üzerinde uzlaşıldı.

Belge, “tarihî öneme sahip” olarak değerlendirilirken, Çin ile ABD’nin iklim değişikliği konusunda işbirliğine varması da kritik bir önem taşıyor.

İki tarafın 10 Kasım günü yayımladığı Çin-ABD 2020’li Yıllarda İklim Eyleminin Güçlendirilmesine Dair Ortak Glasgow Bildirisi, dünyanın iklim değişikliğiyle mücadelesine bir güç aşılamış oldu.

Dünyanın en büyük gelişmekte olan ülkesi olarak Çin’in iklim değişikliğiyle mücadele alanındaki sözleri ve eylemleri daima tutarlı olmuştur.

Çin, 30 yıl içinde karbon zirvesi ve karbon nötrlüğü hedeflerine ulaşma hedefini ortaya koydu. Bu süre, gelişmiş ülkelerin karbon emisyonunu azaltma hedefleri için belirlediği süreye göre çok daha kısa.

Ancak, uluslararası toplumun ABD’nin eyleme geçmesi konusunda şüpheleri mevcut.

Uzmanlar, ABD’nin tutarsız eylemleri küresel iklim değişikliğine dair işbirliğinin önündeki en büyük engellerden.

The Diplomat dergisinde yer alan makalede, uluslararası toplumun Washington’un açıklamalarına güvenmemeyi öğrendiği, bu durumun 2030 emisyon azaltma hedefleri ve en son iklim taahhütleri için de geçerli olduğu belirtildi.

Uluslararası toplumun bu endişeleri yersiz sayılamaz, zira ABD için iklim politikası bilimsel bir konu değil, iki siyasi parti arasındaki siyasi bir oyun konumunda.

ABD, bu kez sözünü tutabilecek mi?

“Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz.” ABD, dünyayı bir kez daha hayal kırıklığına uğratmamalı!

Daha da önemlisi, ABD’nin gelişmekte olan ülkelere yardım etmenin bir “hayır işi” olmadığı, aksine tarih boyunca dünyaya borçlanan ABD’nin bu borçlarını geri ödemesi anlamına geldiği gerçeğini kavraması gerekiyor.

ABD’nin sözlerini yerine getirmemesi hâlinde söz konusu anlaşma da kâğıt üzerinde kalacak.

Şu an dünyanın somut eylemlere ihtiyacı var. Bu yüzden, ABD vaatlerini gerçeğe dönüştürmeli.

Yorumlar

yorum