100 yaşındaki ÇKP, güzel bir dünya için tüm siyasi partilerle işbirliğine hazır

rBABCmDlJg2ACjmuAAAAAAAAAAA476.900x667.770x571.jpg

Çin Komünist Partisi (ÇKP) Merkez Komitesi Genel Sekreteri Xi Jinping, ÇKP’nin 100’üncü kuruluş yıldönümü nedeniyle düzenlenen coşkulu törenin ardından ilk kez diğer ülkelerden siyasi parti liderlerine hitap ederek, ÇKP’nin geçmişteki başarıları ve geleceğe dönük planları hakkında bilgi verme fırsatı buldu.

“Halkların Refahı için: Siyasi Partilerin Sorumluluğu” temasıyla düzenlenen “Çin Komünist Partisi ile Dünya Siyasi Partiler Zirvesi”, sadece temasının başlığıyla bile önemli bir mesaj vermiş oldu.

Xi Jinping, yaptığı konuşmada, çok taraflılık, kalkınma ve işbirliğini koruma çağrısında bulundu.

Zirvede söz alan diğer katılımcılar da ÇKP’nin başarılarını övmenin yanı sıra, partinin yönetişim konusundaki yaklaşım ve uygulamalarına büyük ilgi göstererek, işbirliği ve temasların sürmesi temennilerini dile getirdi.

Kenya’daki iktidar Jubilee Partisi’nin Merkez Komitesi Genel Sekreteri Raphael Tuju zirvenin ardından Çin Medya Grubu’na verdiği demeçte, Xi’nin konuşmasının Afrika ülkelerine önemli deneyimler sunduğunu kaydederek, Çin’in çok taraflılığın yanı sıra, gelişmekte olan ülkelerin çıkarlarını savunan ve küresel kalkınmaya katkıda bulunan bir ülke olduğunu belirtti.

Küresel statüsü yükselen Çin’in deneyimleri

100 yaşındaki ÇKP, Çin Halk Cumhuriyeti’ni kuran ve 72 yıldır yöneten siyasi parti olarak yönetişim tecrübelerini paylaşmaya gönülden istekli.

Kasım 2017’de düzenlenen bir önceki zirvede, bu işbirliğinin kurumsallaşması ve periyodik olarak sürmesi konularında mutabık kalınmıştı. Tabii, aradan geçen yaklaşık dört yıllık süreçte Çin yeni başarılara imza atarak, küresel statüsünü daha da yukarı taşıdı.

Bu süreçte ÇKP’nin liderliğindeki Çin, mutlak yoksulluğu tamamen ortadan kaldırdı, orta hâlli refah toplumunun inşasını gerçekleştirdi ve COVID-19 salgınıyla mücadelede stratejik ilerlemeler kaydetti. ÇKP, insanlık için ortak kader topluluğu ve yeni tip uluslararası ilişkiler kavramlarının yanı sıra, Kuşak ve Yol inisiyatifini ortaya koydu.

Şu ana kadar, Kuşak ve Yol’un inşası kapsamında Çin ile anlaşma imzalayan ülke sayısı 140’ı buldu. Çin ve Kuşak ve Yol güzergâhındaki ülkeler arasındaki ticaret 9,2 trilyon dolara ulaştı. Dünyanın en kapsamlı ve en büyük ölçekli işbirliği platformuna dönüşen Kuşak ve Yol, tüm güzergâh ülkelerine mutluluk getirdi. Çin’in küresel ekonominin yıllık büyümesine yaptığı katkı uzun yıllardır yüzde 30’un üzerinde seyrediyor.

Dolayısıyla Çin, yönetişim ve ekonomi konularında dünyayla paylaşacağı daha fazla tecrübe biriktirmiş oldu. Nepal Komünist Partisi Merkez Komitesi Genel Sekreteri Chandra Prakash Mainali, ÇKP ile dünyadaki diğer siyasi partiler arasında gerçekleştirilen zirvenin, etkinliğe katılan siyasi partilerin ÇKP’nin başarılı deneyimlerinden faydalanmasına fırsat sağladığını kaydetti.

Diğer ülkelerin, bilhassa da gelişmekte olan ülkelerin Çin’in deneyimlerinden istifade etmeyi istediği inkâr edilemez bir gerçek. Dünyanın en büyük siyasi buluşması olarak anılabilecek dünkü zirveye 160 ülkeden 500’ün üzerinde siyasi parti ve teşkilat liderinin yanı sıra, 10 binden fazla parti temsilcisinin katılması bile başlı başlına önemli bir gösterge.

Halk merkezli yaklaşıma övgü

Xi Jinping, konuşmasında, dünya genelinden tüm siyasi partileri “halklar için refah ve insanlık için ilerleme arayışı” şeklindeki tarihî sorumluluklarını omuzlamaya çağırdı.

Hem ÇKP’nin başarılarında hem de Xi’nin zirvedeki konuşmasında en çok dikkat çeken noktalardan biri ÇKP’nin halk merkezli yaklaşımıydı.

Pakistan Başbakanı İmran Han’ın, yaptığı konuşmada, ÇKP’nin mutlak yoksulluğu ortadan kaldırma çabası ile Çin liderinin COVID-19 aşısını kamusal ürün hâline getirme taahhüdünde bulunmasının hem partinin halk merkezli yaklaşımına hem de Çin liderinin merhamet ve adaletini gösterdiğine işaret etmesi, diğer katılımcılardan da tasdik alan doğru bir tespitti.

Çin’den barışçı ve kapsayıcı bir çağrı

Son zirve, Batılı ülkelerce dünyanın Soğuk Savaş benzeri yeni cepheleşmelere itildiği bir dönemde yapılması açısından da kritik bir öneme sahip. ÇKP’nin öncülüğündeki siyasi partiler diyaloğu, farklı ülkelerden siyasi temsilciler arasındaki istişareler yoluyla çok taraflılığın ve uluslararası düzenin korunmasını amaçlayan barışçı bir girişim.

Türkiye Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek de kısa süre önce ÇKP’nin geçen 100 yılda kaydettiği başarıları değerlendirirken, “Çin, hiçbir zaman başka bir ülkeye bağımlı olmayacak, herhangi bir büyük devletin izinden gitmeyecek. Çin kendi yolunu kendi çiziyor. Bu hem Çin için bir güvence, o sayede zaten Çin o mucize denen o başarıları yarattı, hem de dünya için bir güvence.” diye konuştu.

ABD’nin öncülüğündeki Batı, tüm dünyaya patronluk taslayarak ittifaklar geliştirmeye çalışırken, Çin ise insanlık için ortak kader topluluğu arayışı gibi kapsayıcı kavramlar sunuyor.

Çin, diğer ülkeler üzerinde patronluk kurmayı değil, bilakis tüm muhataplarıyla eşitler arası istişare maksatlı temaslar gerçekleştirmeyi arzuluyor.  Çin, her ülkenin kendi somut koşullarına uygun kalkınma yolunu seçmesini destekliyor.

Dolayısıyla Çin liderinin hem bu zirvede hem de farklı minvallerde vurguladığı Çin’in kendi siyasi sistemini ihraç etmeye çalışmama ilkesi büyük önem taşıyor. Bilhassa bazı ülkeler tarafından bombalarla dağıtılan sözde demokrasinin yol açtığı hasarlar düşünüldüğünde…

Yorumlar

yorum