ABD’de salgında ölen, işsiz kalan, polis şiddeti yaşayan ve silahla öldürülenlerin çoğu ‘azınlık’

 

Son günlerde Çin’i insan hakları uygulamaları nedeniyle eleştiren ABD’nin insan hakları karnesi, çarpıcı gerçekleri ortaya çıkardı. Çin Devlet Konseyi Enformasyon Bürosu tarafından hazırlanan ABD İnsan Hakları Raporu’nda ülkede sistematik bir şekilde yaşanan azınlık ayrımcılığının Covid-19 salgınıyla zirve yaptığı, siyasi düzensizlik, etnik gruplar arası çatışmalar ve sosyal bölünmenin eşlik ettiği uygulamaların arttığına dikkat çekiliyor.

Covid-19 salgını süresince ABD’nin uyguladığı yanlış ve ayrımcı politikalar nedeniyle 500 binden fazla Amerikalı’nın hayatını kaybettiğine vurgu yapan rapor, etnik azınlıkların uğradığı ayrımcılığı da gözler önüne serdi. Rapor, etnik azınlık gruplarının, ‘dört genç Asyalı Amerikalıdan birinin ırkçı zorbalığın hedefi olduğu’nu belirtiyor.

Seçimlere 14 milyar dolar harcandı

Ülkedeki yanlış politikaların siyasi kaosu tetiklediği saptaması yapan rapor, “paranın” seçim sistemi üzerindeki etkisini inceliyor. Gallup’un Ekim 2020’de yayınladığı rakamlara göre, Amerikalıların sadece yüzde 19’u başkanlık seçimlerinin doğruluğu konusunda “çok emin” olduklarını söylüyor ki bu 2004 yılından bu yana en düşük oran. Raporda, Demokratlar ve Cumhuriyetçiler arasındaki anlaşmazlığın politika farklılıklarından giderek bariz siyasi kabileciliğe sahip kimlik savaşlarına doğru değiştiğine dikkat çeken siyasi kutuplaşmanın büyüdüğü belirtildi.

Son seçimlerde özellikle Washington DC’de yaşanan ayaklanmaların da bu saptamaları desteklediği görülüyor. Son başkanlık seçimlerinde 14 milyar dolarlık harcama yapıldığını vurgulayan rapor, bu rakamın birçok ülkenin yıllık gelirinin üzerinde olduğuna dikkat çekiyor.

Etnik azınlıklara karşı sistematik bir ırkçılık var

Rapora göre, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki etnik azınlıklara karşı sistematik ve sürekli bir ayrımcılık söz konusu. Birçoğu düşük gelirli grupta yer alan azınlıklar, toksik radyoaktif ortamlardan kaynaklanan daha yüksek oranlarda kanser ve kalp hastalıklarından muzdarip ve tehlikeli atık bertaraf alanlarının yakınında yaşadıklarından anormal derecede yüksek doğum kusurlarına sahip.

Öte yandan ülkede polis şiddetine en çok maruz kalan kesim yine azınlıklar. Ülkede polis şiddeti nedeniyle hayatını kaybedenlerin yüzde 28’ini Afrikalı Amerikalılar oluşturuyor. Oysa bu kesimin toplam nüfusa oranı sadece yüzde 13! Ayrıca şiddet uygulayan polislerin yüzde 98’i de herhangi bir suçlamayla karşı karşıya kalmadı.

Covid-19 en çok beyaz olmayanları vurdu

Raporda ayrıca, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki beyaz olmayan insanların Covid-19 salgınından daha fazla zarar gördüğünü ortaya koyuyor. Afrika kökenli Amerikalıların Covid-19 enfeksiyon oranı ve ölüm oranı, beyazların üç katına ulaşmış durumda.

Rapora göre, beyaz olmayan insanlar daha da büyük bir işsizlik tehdidiyle karşı karşıya kaldı. ABD Çalışma Bakanlığı tarafından Eylül 2020’de yayınlanan rakamlar, siyahların işsizlik oranının beyazların neredeyse iki katına çıktığını gösterdi. Amerika Birleşik Devletleri’nde ırklar arasındaki eşitsizliğin kötüleştiğini belirten raporda, medyan beyaz hanenin medyan siyah aileden 41 kat, medyan Latin ailesinden 22 kat daha fazla servete sahip olduğunu gösteren istatistiklere atıfta bulunuldu.

Her gün 110 kişi silahlı saldırıda hayatını kaybediyor

Tüm bu ayrımcı politikalar sosyal hayatı da etkiliyor ve şiddeti artırıyor. Gun Violence Archive’e göre 2020 yılında 41 bin 500’den fazla Amerikalı silahlı şiddet sonucu öldü. Bu da her gün 110 kişinin silahlı saldırıda hayatını kaybettiği gösteriyor. Covid-19 önlemleri, ırkçılık karşıtı protestolar ve seçim çatışmaları gibi olaylar nedeniyle 2020’de yaklaşık 23 milyonluk rekor silah satışı yapıldı. Bu da bir önceki yıla göre yüzde 64’lük artış anlamına geliyor.

Salgını kontrol altına almakta yetersiz kaldılar

Raporda, dünya toplamının yüzde 5’inden az bir nüfusa sahip olmasına karşın, dünya çapında görülen Covid-19 vakalarının yüzde 25 ve ölümlerin yüzde 20’sinin ABD’de yaşandığı belirtiliyor. Raporda, ABD’nin o zamanki ulusal liderlerinin uzmanlardan gelen uyarıları görmezden geldiği, salgının ciddiyetini küçümsediği ve kamuoyuna yanıltıcı sinyaller verdiği, sosyal teması sınırlamada çok yavaş davranarak insan hayatı yerine ekonomiyi yeniden canlandırmak için aceleci davranıldığı ifade ediliyor.

Bu yanlış politikalar nedeniyle ülke ekonomisinin çok daha fazla zarar gördüğü saptamasını yapan rapor, Covid-19 salgınının ABD’yi 2. Dünya Savaşı’ndan bu yana en kötü ekonomik gerilemeye sürükleyerek ülkenin servet eşitsizliğini ağırlaştırdığını yazıyor. Zira şu anda Amerikalıların en zengin yüzde 1’i, en fakir yüzde 50’nin 16,4 katı toplam gelire sahip. Raporda, Nisan 2020’de, işsizlik oranının lise mezunu olmayanlar için yüzde 21,2’ye yükselerek büyük durgunluk dönemini geçtiği vurgulanıyor. Salgın ülkedeki sağlık ve eğitim alanında yaşanan eşitsizliği de körükledi ve bu hizmetlerden yararlananların sayısı dramatik bir biçimde düştü.

8 bin 800 göçmen çocuk sınır dışı edildi

Rapora göre Amerika Birleşik Devletleri, Covid-19’un ortasında uluslararası kuralları pervasızca ayaklar altına aldı ve küresel güvenlik ve istikrar için en büyük sorun yaratan ülke oldu. Danıştay Enformasyon Bürosu tarafından yayınlanan raporda, uluslararası toplumun muhalefetine rağmen ABD’nin Temmuz 2020’de Dünya Sağlık Örgütü’nden çekildiği belirtildi. Ülkenin çekildiği bir diğer anlaşma ise Paris İklim Anlaşması oldu.

Öte yandan ABD hükümetinin İran, Küba, Venezuela ve Suriye gibi ülkelere uyguladığı tek taraflı yaptırımların, ülkelerin ihtiyaç duydukları anti-pandemik tıbbi malzemeleri zamanında temin etmesini zorlaştırdığı belirtildi. Amerika Birleşik Devletleri’nde sığınmacılara acımasızca muamele edildiğini belirten raporda, çok sayıda göçmen çocuğun uzun süre gözaltına alındığını ve düzinelerce kadının rızaları olmadan rahim de dahil olmak üzere gereksiz jinekolojik ameliyatlara maruz kaldıklarını iddia ettiklerini belirtti.  Raporda ayrıca ABD hükümetinin, Covid-19 salgını sırasında ciddi koruma risklerine rağmen en az 8 bin 800 refakatsiz göçmen çocuğu sınır dışı ettiğini de vurgulanıyor.

Yorumlar

yorum