ABD ileride İngiltere ve Avustralya’yı da satabilir

rBABCmFEhVyARaEpAAAAAAAAAAA872.600x385.jpg

Fransa bugün ABD ile birlikte Chesapeake Savaşı’nın zafere ulaşmasının 240. yıldönümünü kutlamayı planlıyordu. Ancak ABD, İngiltere ve Avustralya dün ani bir şekilde Hint-Pasifik Güvenlik İttifakı’nın kurulduğunu ilan ederek, Çin’e karşı koymayı amaçlayan bir nükleer denizaltı teknolojisi paylaşım ve üretim anlaşmasını imzaladı. Bu da Fransa ve Avustralya arasında imzalanan denizaltı anlaşmasının devre dışı kalmasına neden oldu. Bu gelişme üzerine Fransa, planlanan kutlama faaliyetlerini iptal etti.

Buna ilişkin olarak internette, “ABD dostunu değil parayı; barışı değil savaşı tercih eder.” şeklinde değerlendirmeler yapıldı. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron “sırtlarından bıçaklandıklarını” söyledi. Fransa ne kadar öfkeliyse, İngiltere ve Avustralya da o kadar temkinli olmalı, çünkü ABD’nin özel menfaatleri için müttefiklerine ihanet etme gibi bir geleneği var.

Mesela, 240 yıl önce yaşanan Chesapeake Savaşı, ABD’nin Bağımsızlık Savaşı’nda kritik öneme sahip. O dönem, Fransız ordusu İngiliz ordusunun deniz ikmal hattını kesti. Bu da İngiliz ordusunun ABD-Fransız koalisyonuna teslim olmasını sağladı ve ABD’ye bağımsızlığı getirdi. Ancak gelinen noktada ABD, Fransa gibi eski bir müttefikine hiç tereddütsüz ihanet edebiliyor.

Fransa’nın eski BM Büyükelçisi Gérard Araud söz konusu gelişmeye ilişkin olarak, ABD ile İngiltere’nin eylemlerinin dünyaya “uluslararası ilişkilerdeki orman kanunlarını” hatırlattığı değerlendirmesinde bulundu.

ABD’nin bu son girişimi, müttefiklerine ihanet geleneğinin yalnızca yeni bir örneği. “America first” (Önce ABD) anlayışıyla hareket eden ABD, Avrupalı siyasetçilerin telefonlarının dinlenmesi veya COVID-19 salgınının ortaya çıkmasından sonra Avrupa’ya gönderilen salgınla mücadele malzemelerine el koyulması gibi pek çok adımıyla zaten müttefiklerini özel siyasi çıkarlar elde etmek için kullandığı bir araç olarak gördüğünü ortay koymuştu.

Ancak ABD, İngiltere ve Avustralya arasındaki anlaşmazlıklar da hiç az değil. ABD yönetimi yerli işletmeleri desteklemek için 17 yıldan fazla bir süredir İngiltere de dahil olmak üzere pek çok Avrupa ülkesine cezalandırıcı tarifeler uyguluyor. Ancak, iki taraf Haziran’da vardıkları bir anlaşmayla, belirli ürünler üzerinde “cezalandırıcı tarifelerin 5 yıl süreyle askıya alınması” kararı verdi. Aynı dönemde ABD, İngiltere dahil 6 ülkenin 2,1 milyar dolar değerindeki ürünlerine yüzde 25 tarife uygulama kararı aldı ve bunun bahse konu ülkelerin ABD’li teknoloji şirketlerine dijital hizmet tarifesi uygulamasına bir misilleme olduğunu belirtti.

ABD ile Avustralya arasında da anlaşmazlıklar mevcut. Geçen yıl Haziran ayında yani Avustralya’nın Çin’le ilişkilerinde gerginliğin yaşandığı dönemde ABD, Avustralya’nın Çin pazarını ele geçirdi. Avustralya budan çok zarar gördü. Avustralya merkezli yayın yapan “theconversation.com” adlı internet sitesinde kısa süre önce yayınlanan bir yazıda, ABD’nin sürekli Avustralya’ya zarar veren girişimlerde bulunduğu ve ABD’yle Çin’e karşı ekonomik ittifak kurmanın kesinlikle yanlış bir adım olacağı kaydedildi.

İngiltere ve Avustralya kendi ulusal çıkarları pahasına risk almanın, ihanetleriyle meşhur ABD gibi bir müttefik için değip değmeyeceğini düşünmeli.

Uluslararası toplum, ABD, İngiltere ve Avustralya’nın söz konusu hatalı girişimleri karşısında gereken adımlar atmalı. Kim bilir, ABD belki bu sefer de İngiltere ve Avustralya’ya ihanet edecek.

Yorumlar

yorum