Ya GOP rallisi biterse

sermaye-giris.jpg

Piyasalarda yaşanan bahar havası, sermaye girişinin kalıcılığını sorgulama alışkanlığını bir kenara attı. Fransa seçimlerinde Macron’un zaferi, Avrupa’da büyüme emareleri, gelişmekte olan ülkelere olan risk iştahının artması ve değerlemelerde geri kalmış Türk varlıklarının parlayan yıldız olması emtia fiyatlarındaki düşüşe rağmen fiyatlamalarda baskın durumda. Bu sayede Türk hisse senedi piyasasına  yılbaşından bu yana giren para 1.2 mlr $, tahvil piyasasına ise giren para 1.7 mlr $ oldu. Hatırlatmak gerekirse yılı hisse senedi ve tahvil piyasasına 800’er mln $’lık girişle tamamlamıştık.

Neden bu kadar önemsiyoruz? Çünkü sermaye girişinin devam etmesi kurdaki baskıyı hafifletiyor, kurdan enflasyona geçişkenlikle ilgili kötümserliğin dağılmasına neden oluyor. Geçen hafta yayınlanan Nisan ayı enflasyonuna göre yıllık enflasyon %11.87 ile Ekim 2008’den bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Ana neden gıda ancak kurdaki yüksek seyir de ithal gıda üzerinden katmerli bir şekilde enflasyonu vuruyor. Gıda fiyatlarının bu denli yüksek gitmesi yılsonu enflasyon beklentilerimizi çift haneli oranlara oturtacak. Dahası yıl içerisinde göreceğimiz en yüksek seviyeye ulaşmamış olabiliriz. Ekim ayı da şimdiden bakınca %12 ve üstü tehlikesini içinde barındırıyor. Bu demektir ki TCMB sıkı para politikasından vazgeçemeyecek; faiz oranları da yüksek kalmaya devam edecek. Bir yandan GOP tahvilleri arasında çekici kalma çabası devam ediyor ancak yüksek borçlanma maliyetleri büyümenin mali destek olmadan yaratılamayacağını gösteriyor. Bu da bütçe dengesine zarar veriyor. Tüm bunları biraraya getirdiğimizde sermaye girişinin devam etmesi durumunda bile yılsonunda yüksek enflasyon, yüksek bütçe açığı, yüksek faiz oranlarıyla karşılaşabiliriz. Bunun üzerine bir de sermaye girişinin yavaşladığını ya da Fed bilanço küçültmesi fiyatlamasının başladığını ve sermayenin evine dönmeye bu sefer kesin karar verdiğini görürsek ne olacak? O zaman büyümeyi finanse edecek kaynağın kurumasının yanı sıra makro kompozisyonun daha da bozulduğu bir dünyaya uyanacağız. Bu yüzden zor yakaladığımız bu politik stabilizasyonu makro istikrar ile desteklemeye, güzel zamanlarda zor zamanlar için adım atmaya mecburuz. Aksi takdirde global piyasalarda kuruyan kaynaktan hem daha az hem daha pahalı pay almak zorunda kalacağız.

Özlem Derici Şengül

ozlem.sengul@spinnegitim.com

@ozlemderici

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum