Aksoy Araştırma
Aksoy Araştırma

Trump’ın Çin Ziyareti ve Öne Çıkan Gelişmeler

Donald-Trump-China-960x540.jpg

Donald Trump göreve geldikten hemen sonra, bu yılın başlarında, Çin Halk Cumhuriyeti Başkanı’nı Florida’da konuk etmişti. Yılın sonlarına doğru bu kez ABD Başkanı Xi Jinping’in konuğu oldu.

Bu buluşmanın özelliği, Çin tarafını temsil eden Xi Jinping’in, kısa süre önceki Çin Komünist Partisi 19. Ulusal Kongresi’nden çok güçlenerek çıkmış olması; oysa kendisine yönelik pek çok sorunla uğraşmak durumundaki ABD Başkanı’nın ülkesindeki popülarite çizgisinin görülmemiş derecede alt düzeylere inmiş olmasıydı. Dolayısıyla Trump, bir de Çin gezisinden eli boş dönmemeliydi. Çin Yönetimi, yaptığı görkemli karşılama töreni ve ticari sözleşmelerle ona bu fırsatı sağladı.

Çin-Pekin’de

ABD Başkanı, 8 Kasım Çarşamba günü vardığı Pekin’de çok gösterişli ama aynı zamanda sıcak bir karşılama gördü. Kırmızı halı açıldı, Çin’in 5.000 yıllık tarihini simgeleyen Yasak Şehir ziyaret edildi; akşam opera izlendi. Bunlara bir de, Trıump’ın kızı İvanka’nın 5 yaşındaki küçük kızı Arabella’nın Çince şarkı söylerken çekilmiş video gösterimi yoluyla “torun diplomasisi”nin sağladığı sıcaklık eklendi. Öyle ki, ABD Başkanı, gazetecilere Çin Başkanı ile kimyalarının tuttuğunu söyledi.

Ertesi gün esas görüşmelere geçildiğinde, Trump’ın yanında getirdiği kalabalık işadamı heyetinin umutları boşa çıkmadı. 9 Kasım Perşembe günü Çin, ABD’den jet uçağı, bilgisayar çipi, soya, yedek parça gibi çok geniş bir ürün yelpazesini kapsayan 253,4 milyar dolarlık alıma ilişkin ön anlaşma imzaladı. Ayrıca Alaska’da çok yüksek miktarlı doğal gaz ve kaya gazı projelerinde işbirliği konusunda anlaşmaya varıldı.

Trump, iki ülke arasındaki dış ticarette ABD aleyhine oluşan açığın sorumluluğunu Çin’e değil, kendisinden önceki ABD başkanlarına yükledi. Çin’in Kuzey Kore ile yaşanan sorunlar konusunda çözüm yeteneğine sahip güçte bir ülke olduğunu vurgulamakla yetindi. Bu konuda ve Güney Çin Denizi’ne ilişkin konularda Çin’e yönelik bir sitemde bulunmadı. Dolayısıyla iki taraf da birbirini esirgedi. Bu açıdan ABD Başkanı’nın, Çin ziyaretini, Çin Yönetimi’nin de yardımıyla, ülkesine bir başarı gibi sunacağı söylenebilir.

Vietnam-Danang’da

10 Kasım Cuma günü toplanan APEC (Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği) Zirvesi’nde hem Xi Jinping hem de Donald Trump hazır bulunan ülke liderlerine hitap etti.

ABD Başkanı, Vietnam’da yapılan APEC (Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği) Zirvesi’nde de toplanmış ülke liderlerine yine “Önce Amerika” ilkesini yineleyerek “artık hiç kimsenin ABD üzerinden avantaj sağlamasına izin vermeyeceğiz” dedi. Trump, ABD’nin bundan böyle çok taraflı değil yalnız iki taraflı ekonomik anlaşmalara eğilimli olacağını belirterek, liderlere, “Eminim ki sizlerin de her biri önce kendi ülkesinin çıkarını  düşünür” diyerek bir tür “içe kapanmacılık enternasyonalizmi” önerdi.

Bu sözler, Çin Halk Cumhuriyeti Başkanı Xi Jinping’in küreselleşme sürecinin geriye döndürülemez bir eğilim olduğu; ancak dünyanın bu süreci daha dengeli ve kapsayıcı hale getirmek için uğraşması gerektiği yolundaki sözleri ile çarpıcı bir kontrast oluşturdu. Ayrıca Xi, bu konuşma çerçevesinde, Çin piyasasına erişim kısıtlarının önemli ölçüde kaldırılacağı ve tüm yabancı şirketlerin de ülkesinde eşit muamele göreceği güvencesini verdi.

Yorumlar

Bu 2-3 günlük yoğun temastan çıkarılacak sonuçlar şöyledir:

-Çin, son dönemde attığı dev adımlarla, dünyanın en büyük 2. ekonomisi olmakla kalmamış; 1. ekonomisine sahip ülkeye bu siyasal ve ekonomik “jestler” yapabilecek güçte bir ülke konumuna gelmiştir.

-Çin, artık bütün ülkeler tarafından karşıtlığına maruz kalmaktan çekinilecek bir dev durumundadır. Nitekim ABD Başkanı’nın, Pekin’de de, Danang’da da Çin’in ve Başkan Xi’nin politikalarını hiçbir konuda sorgular ifadeler kullanmadı. Trump’ın Çin ve Başkan Xi ile arasını sıcak tutma çabası olarak yorumlandı.

-Çin’in küresel liderlik yolu açıktır. ABD, artık Başkanı’nın ağzından daha çok kendisiyle ilgileneceği izlenimini bir kez daha pekiştirdi. Selefi Obama dış politika ağırlığını, Ortadoğu’dan kopamasa da, Pasifik bölgesine kaydırma niyetindeydi. Trump ise, Beyaz Saray’a gelir gelmez ülkesini, bünyesinde 12 ülkeyi toplayan Trans Pasifik Ortaklık’tan ayırmıştı. Bu, Çin’in bu bölgede ellerini daha serbest bırakan ve bu ülkenin bölgede tek lider konumunu pekiştiren bir uygulama olmuştu.

Yazıyı paylaşın:

Aydın Cıngı Hakkında

Mühendislik ve siyaset bilimi eğitimi almıştır. Araştırma kurumlarında politolog olarak çalışmış. Çok sayıda kitap ve makaleleri, kamuoyu araştırmaları, siyaset biliminde sayısal yöntemler, parti sistemleri, demokratikleşme süreçleri, sosyal demokrasi, göçler, toplumlarda küresel geçişlilik, AB, Güney Avrupa, Avrupa ve Türk siyasal tarihi vb. konulara ilişkindir.

Top