Sinema Sektöründe Bozulan Rekabet Yapısı ve Tüketiciye Etkileri

sinema.gif

Sinema Sektöründe Artan Yoğunlaşma

HHI Endeksi: Bir piyasanın monopole mi yoksa tam rekabete mi daha yakın olduğunu 4 büyük firmanın pazar paylarının “Kareleri Toplamı” ile ifade edilen endekstir

  • HHI< 1000 Tam Rekabet
  • 1000<HHI<1800 Monopolcü Rekabet
  • HHI > 1800 Oligopol Piyasasi
  • HHI >10000 Monopol Piyasasıdır.

HHI endeksi sonuçlarına göre ekran sayısı ve koltuk sayıları baz alındığında sinema sektörü monopollü rekabet piyasasının özelliklerini taşır. Kısaca tanımlamak gerekirse çok sayıda firma tarafından üretilen ve birbirinin yerine rahatlıkla ikame edilebilen bir grup ürünün, birbirinden farklıymış gibi gösterilmesi sonucu (farklılaştırılmış mallar) her firmanın belirli alıcı grubu üzerinde monopol gücü sağladığı piyasadır.

Piyasanın Özellikleri:

1- Piyasaya giriş-çıkış engellenmiş değildir,

2- Mallar birbirleri ile çok yakın ikamedir,

3- Çok sayıda satıcı n tane alıcı vardır,

4- Her bir firmanın önemli derecede reklâm masrafı vardır

Her ne kadar mevcut durumda piyasa monopolcü rekabet yapısında olsa da sonuçlar AFM-Mars temyiz kararındaki: “… taraflardan sonra gelen en büyük oyuncu tarafından satın alınması halinde bile bu oyuncunun birleşik teşebbüsün dörtte birinden daha küçük bir pazar payına sahip olacağının tespit edildiği ancak bu hususlar dikkate alınmaksızın işleme izin verildiğinin anlaşıldığı ifade edilmiştir…. Bu nedenlerle, taahhüt paketinin rekabetçi endişeleri gidermede yeterli olmadığı belirtilerek” ifadesiyle çelişmektedir.

Box Office Türkiye verilerine göre ilk 42 haftayı temel alarak 2019-2010 yılları arasını karşılaştırdığımızda geçen yıla göre seyirci sayısındaki %15’lik azalış ve ortalama bilet fiyatlarındaki %28’lik artış dikkat çekiyor. Organize İşler Sazan Sarmalı ise gösterime girdikten iki hafta sonra Netflix’te de gösterime girmesine rağmen temel alınan dönemde en çok izlenen film. Sadece bu istatistik ve dinamiğe baktığımızda bile sorunlu sektör yapısı hemen göze çarpıyor.

2010-2019 yılları arasında ilk 42 hafta performanslarına baktığımızda sinema izleyici sayısının geçen yıla göre %15,4 gibi bir düşüş gösterdiği görülmektedir. Patlamış mısır ve yapımcı payları tartışması sonrası yeni sinema kanununun 1 Temmuz’dan sonra geçerli olması nedeniyle Karakomik filmler, Recep İvedik gibi beklenen yerli filmlerin sene sonuna doğru kaydırılması sonucu 2019’un ilk yarısında sinemaya giden izleyici sayısı neredeyse yarı yarıya düştü. Zaten izleyici sayısında sıçrama gözlediğimiz 2010, 2014 ve 2017 yıllarında Recep İvedik 3-4-5 filmlerinin vizyona girmiş olduğunu görüyoruz. Bu bağlamda 2019 yılında geçen yılki izleyici sayısına ulaşabilmek için Recep İvedik 6’nın önemi birkez daha ortaya çıkıyor.

2010-2019 yılları arasındaki ilk 42 haftanın ortalama bilet fiyatlarının seyrine baktığımızda 2019 yılında daha önceki yıllarda hiç görülmemiş oranda (%28) enflasyon artışının yaklaşık %10 üzerinde bir artış oranı göze çarpıyor. Yukarı bahsettiğimiz block-buster yerel filmlerin gösterim tarihlerinin yılsonuna kayması ve özellikle Disney gibi yabancı stüdyo filmlerinin yüksek oranda izlendiği bu dönemde yabancı içeriklerin özel formatlı salonlarda izlenilmesinin de tüketici tarafından tercih edilmesinin sonucunda ortalama bilet fiyatlarında yüksek bir artış görünmektedir. Tabii burada yeni sinema yasasında da en önemli konulardan biri olan sinema biletini içeren tüm abonelik, promosyon, kampanya ve toplu satış faaliyetlerini yasaklanması sonucu hakim oyuncu tarafından bilet fiyatlarına yapılan zamların da etkisi ayrıca analiz edilmelidir.

Son olarak sektörde kırılan Ekim ayı gişe rekorunun kalıcı bir düzelmeye mi işaret ettiği yoksa istatistiki bir yanılsama olduğuna mı bakarsak: 2018 ve 2017’de gösterime giren Ayla ve Müslüm gibi Gişe Filmlerinin ekim ayı sonunda vizyona girdikleri ve asıl gişelerini kasım ayı içinde yaptıklarını düşünürsek sene başında da vizyon tarihleri ertelenen filmlerin de yarattığı talep kayması sayesinde ekim ayında Joker ve 7.Koğuştaki Mucize gibi sürprizlerin de desteklemesiyle bir köpük meydana gelmiştir.

Dr. Caner Özdurak

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum